Aslına uygun yenilenen satırı ciğerci dükkanında sergileyen Akgün, “Hiç orijinali bozulmadan restore edildi. İnsan duygulanıyor baktıkça. Manevi değeri tartışılmaz bir şey. Şu anda en çok kullanıldığı yerde ciğerci dükkanında sergileniyor. Bu şekilde geçmişi yad etmek istedik.” dedi.
Edirne’de ciğerci işletmesi bulunan çiftçi ve iş insanı Erdal Akgün, merkeze bağlı Büyükismailçe Köyü’ndeki evini restore ettiği sırada, dedesinin babasına ait olduğunu bildiği satırı buldu.
Uzun yıllardır babasının arayıpta bulamadığı satırı restore ederek, dükkanında sergileyen Akgün, büyük bir mutluluk yaşadığını söyledi.
Dedesinin babası olan Şakir Ağa’nın Osmanlı- Rus Harbi öncesinde Türkiye’ye göç ettiğini anlatan Akgün, “Dedemin babası Şakir Ağa, bölgede yaşanan huzursuzluklardan sonra bir gece öküz arabalarına her şeyini yükleyerek Türkiye'ye geliyor ve Edirne'nin Büyükismailçe Köyü'nde yerleşiyorlar. Oradan gelirken eşyalarını getirmişler. Babamdan ben hep duyardım, 'dedim satırı ne oldu acaba?' diye. Rahmetli babam bu satırı baya bir aradı ama bulamamıştı. Ben de köyde eski binaların tadilatına başlamıştım. Fırının tuğlaları sağa sola yayılmıştı, o tuğlaları toplarken bu satırı buldum” şeklinde konuştu.
“MANEVİ DEĞERİ TARTIŞILMAZ”
150 yıllık satırın manevi değerinin tartışılmaz olduğunu ifade eden Akgün, “Nereden baksanız 150 yıllık bir miras bu bize. O zamanlar Kırcaali'deki köyde hayvanların etinin parçalanmasına falan kullanılmış sanırım. Tamamen el işi yapılan bir satır. Biz geçmişimizle gurur duyan insanlarız. Böyle bir şeyi bulup da atmak hiç aklıma gelmedi. Ben manevi değerlere çok değer veriyorum. Çok değer verdiğim için de aldım, tadilatını yaptırdım. Hiç orijinali bozulmadan restore edildi. İnsan duygulanıyor baktıkça. Manevi değeri tartışılmaz bir şey. Şu anda en çok kullanıldığı yerde ciğerci dükkanında sergileniyor. Bu şekilde geçmişi yad etmek istedik” diye konuştu. (Haber: Ali KARAMAN)





