CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Tarım politikalarıyla ilgili basın değerlendirmelerde bulundu. Gaytancıoğlu, Çiftçinin borçlu durumda olduğunu ifade ederek, “Şu anda üst gübre atım zamanı. Yağmurlar yağdı, bazı yerlere kar yağdı; üst gübre atarak azotlu gübreyle bitkinin gelişimi sağlanacak. Fakat birçok çiftçi arkadaşla konuştuğumuzda; parasının olmadığını söylüyor. Bu durum belki Cumhuriyet tarihinde ilk defa görülen bir durum. Çiftçi ciddi anlamda borçlu. Tarım Kredi Kooperatifleri 31 Mart’a kadar hacizleri, icraları durdurmuştu ama o tarihten sonra ne olacağını bilmiyoruz. Tarım Kredi Kooperatiflerinde bile üre gübrenin fiyatı çok arttı. Kaldı ki Tarım Kredi Kooperatiflerinin bir iştiraki var; Gübretaş. Türkiye’nin en büyük gübre tedarikçilerinden bir tanesi. Geçtiğimiz yıl bin 800 TL olan üre gübresi, şu an 3 bin 350 TL. Yüzde 100’e yakın bir artış var. Gübre kullanamayacağını söyleyen üreticilerin önemli bir kısmı da borçlu çiftçiler. Çiftçilerimizin ciddi anlamda bir borçları var. Bu borcu çevirmekte zorlanıyorlar. Gübre kullanılmaması demek; üretimde ciddi bir düşüş olması demek. Yüzde 20-25’ler civarında bir düşüş olabilir.” Şeklinde konuştu.
‘TARLALARDA SARARMALAR VAR’
Gübre kullanımın azalmasından üretimin düşeceğini ifade eden Gaytancıoğlu, “Tarlalarda da zaten sararmalar var. Bu daha yazlık çeşitlerin ekilmesi ve o yazlık çeşitlerin donla birlikte ciddi anlamda sararması anlamına geliyor. Onda da verim düşüklüğü olacak. Yetkililerle konuştuğumuzda zaten tarım teşkilatlarımız da tespitlerde bulundu; yüzde 15-20 civarında verimde düşüş olacağını düşünürsek, Türkiye aslında şanslı bir coğrafyada olmasına ve bu dönemde kuraklık görülmemesine rağmen gübre fiyatlarının yüksekliğinden dolayı verimde ve üretimde düşüş olacağını söylüyoruz. Hükümeti de bu konuda uyardık. Türkiye 20 milyon ton buğday üretiyor. Bu sene bunun beklentisi içerisindeydik ancak gübre kullanımının azalmasından dolayı üretim düşeceğini düşünüyoruz.” Diye konuştu.
“TÜRKİYE ÜRETİMİNİN YARISINI İTHAL ETTİ”
Önceki yıl Cumhuriyet tarihinin en büyük İthalatın yaptığını ifade eden Gaytancıoğlu, “İthalat politikası açısından baktığımızda da hala ciddi bir ithalat var. Geçen yıl Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük ithalatını yaptı. 2,5 milyar dolarlık 10 milyon ton buğday ithal etti. Yani Türkiye üretiminin yarısını ithal etti. Bu sene bu rakamlar yıl sonuna gelmeden 6-7 milyon tonlara yaklaştı. Geçen sene 150 dolara ithal ettiğimiz buğdayı, şu an 304 dolara ithal ediyoruz. Geçtiğimiz hafta TMO mısır ihalesi yaptı; 150 bin ton. Mısırı bin 325 TL’ye üreticimizden aldık; aynı mısıra geçen hafta 2 bin 300 TL fiyat ödedik. Yani bin TL başka ülkelerin çiftçilerine gitti. Mısırda bin TL gitti, buğdayda 500 TL gitti, ayçiçeğinde bin 500 TL gitti. Yani ton başına baktığımızda; kendi ülkemizde kalacak 10-12 milyar dolarlık para başka ülkelerin çiftçilerine hükümetin yanlış ithalat politikası nedeniyle gitti. Türkiye’deki Tarım Bakanlığı, tarımı yönetemiyor.” İfadelerini kullandı.
“YANLIŞ POLİTİKALARDAN DOLAYI PİRİNÇ DEPOLARI DOLU”
Yanlış politika nedeniyle çeltik’in depolarda durduğunu vurgulayan Gaytancıoğlu, “Bölgemizin çok önemli ürünlerinden pirinçte yanlış ithalat politikası nedeniyle şu an 270 bin ton çeltik bölgemizdeki depolarda duruyor. Çünkü her yıl Türkiye 100-150 bin ton pirinç ithal ederken, bu yıl 450 bin ton pirinç ithalatı yaptı ve bu ithalatı bir takvime bağlamadı. Hasat başladığı zaman ithalat başladı. Türkiye topraklarının yüzde 80’inde yetiştirilen ve 4 bin 500 TL’ye satılan luna çeşidi; şu anda 3 bin 500 TL’ye alıcı bulamıyor. Nereden bakarsanız bakın tutarsız bir tarım politikasıyla karşı karşıyayız. Gübre, mazot, ilaç fiyatları yüksek; kredi faizleri çok yüksek. Günü kurtarmaya yönelik bir ithalat politikası var.” Sözlerine yer verdi.
“RUSYA DÜN AKŞAM ALDIĞI KARARLA 1 EYLÜL 2021’DEN SONRA İHRACATA VERGİ KOYACAK”
Yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçinin küstüğünü belirten Gaytancıoğlu, “TMO’ya ham yağ alım izni verdiler. Ham yağ ihalesine çıktı. 700 dolar olan ham yağı, bugün bin 400 dolardan 5 bin ton satın aldılar. 5 bin ton ham yağ, Türkiye’nin 2 günlük ihtiyacı. İktidar sürekli günübirlik politika uyguluyor. 2 günlük ihtiyaç için ithalat yapılmaz. Artık bu ithalat politikasından vazgeçsinler çünkü Rusya dün akşam aldığı kararla 1 Eylül 2021’den sonra ihracata vergi koyacak. Biz zaten satın alıyoruz; daha pahalıya satın almış olacağız. Artık şu bir gerçek; pandemi nedeniyle gıdaya erişebilirlik gün geçtikçe azalıyor. Kendi kendine yeten toplumlar, şanslı durumda. Türkiye kendi kendine yetebilen nadir ülkelerden; hatta bu dönemde ihracat yapabilecek.” Şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
‘TARLALARDA SARARMALAR VAR’
Gübre kullanımın azalmasından üretimin düşeceğini ifade eden Gaytancıoğlu, “Tarlalarda da zaten sararmalar var. Bu daha yazlık çeşitlerin ekilmesi ve o yazlık çeşitlerin donla birlikte ciddi anlamda sararması anlamına geliyor. Onda da verim düşüklüğü olacak. Yetkililerle konuştuğumuzda zaten tarım teşkilatlarımız da tespitlerde bulundu; yüzde 15-20 civarında verimde düşüş olacağını düşünürsek, Türkiye aslında şanslı bir coğrafyada olmasına ve bu dönemde kuraklık görülmemesine rağmen gübre fiyatlarının yüksekliğinden dolayı verimde ve üretimde düşüş olacağını söylüyoruz. Hükümeti de bu konuda uyardık. Türkiye 20 milyon ton buğday üretiyor. Bu sene bunun beklentisi içerisindeydik ancak gübre kullanımının azalmasından dolayı üretim düşeceğini düşünüyoruz.” Diye konuştu.
“TÜRKİYE ÜRETİMİNİN YARISINI İTHAL ETTİ”
Önceki yıl Cumhuriyet tarihinin en büyük İthalatın yaptığını ifade eden Gaytancıoğlu, “İthalat politikası açısından baktığımızda da hala ciddi bir ithalat var. Geçen yıl Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük ithalatını yaptı. 2,5 milyar dolarlık 10 milyon ton buğday ithal etti. Yani Türkiye üretiminin yarısını ithal etti. Bu sene bu rakamlar yıl sonuna gelmeden 6-7 milyon tonlara yaklaştı. Geçen sene 150 dolara ithal ettiğimiz buğdayı, şu an 304 dolara ithal ediyoruz. Geçtiğimiz hafta TMO mısır ihalesi yaptı; 150 bin ton. Mısırı bin 325 TL’ye üreticimizden aldık; aynı mısıra geçen hafta 2 bin 300 TL fiyat ödedik. Yani bin TL başka ülkelerin çiftçilerine gitti. Mısırda bin TL gitti, buğdayda 500 TL gitti, ayçiçeğinde bin 500 TL gitti. Yani ton başına baktığımızda; kendi ülkemizde kalacak 10-12 milyar dolarlık para başka ülkelerin çiftçilerine hükümetin yanlış ithalat politikası nedeniyle gitti. Türkiye’deki Tarım Bakanlığı, tarımı yönetemiyor.” İfadelerini kullandı.
“YANLIŞ POLİTİKALARDAN DOLAYI PİRİNÇ DEPOLARI DOLU”
Yanlış politika nedeniyle çeltik’in depolarda durduğunu vurgulayan Gaytancıoğlu, “Bölgemizin çok önemli ürünlerinden pirinçte yanlış ithalat politikası nedeniyle şu an 270 bin ton çeltik bölgemizdeki depolarda duruyor. Çünkü her yıl Türkiye 100-150 bin ton pirinç ithal ederken, bu yıl 450 bin ton pirinç ithalatı yaptı ve bu ithalatı bir takvime bağlamadı. Hasat başladığı zaman ithalat başladı. Türkiye topraklarının yüzde 80’inde yetiştirilen ve 4 bin 500 TL’ye satılan luna çeşidi; şu anda 3 bin 500 TL’ye alıcı bulamıyor. Nereden bakarsanız bakın tutarsız bir tarım politikasıyla karşı karşıyayız. Gübre, mazot, ilaç fiyatları yüksek; kredi faizleri çok yüksek. Günü kurtarmaya yönelik bir ithalat politikası var.” Sözlerine yer verdi.
“RUSYA DÜN AKŞAM ALDIĞI KARARLA 1 EYLÜL 2021’DEN SONRA İHRACATA VERGİ KOYACAK”
Yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçinin küstüğünü belirten Gaytancıoğlu, “TMO’ya ham yağ alım izni verdiler. Ham yağ ihalesine çıktı. 700 dolar olan ham yağı, bugün bin 400 dolardan 5 bin ton satın aldılar. 5 bin ton ham yağ, Türkiye’nin 2 günlük ihtiyacı. İktidar sürekli günübirlik politika uyguluyor. 2 günlük ihtiyaç için ithalat yapılmaz. Artık bu ithalat politikasından vazgeçsinler çünkü Rusya dün akşam aldığı kararla 1 Eylül 2021’den sonra ihracata vergi koyacak. Biz zaten satın alıyoruz; daha pahalıya satın almış olacağız. Artık şu bir gerçek; pandemi nedeniyle gıdaya erişebilirlik gün geçtikçe azalıyor. Kendi kendine yeten toplumlar, şanslı durumda. Türkiye kendi kendine yetebilen nadir ülkelerden; hatta bu dönemde ihracat yapabilecek.” Şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





