Din İşleri Yüksek Kurulu’nun “Depremzede çocuklar evlat edinilebilir mi?” sorusuna verdiği cevap tepki topladı.
Konu ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yapan Edirne Çocuk Hakları Derneği, verilen cevabın kabulünün mümkün olmadığı belirtildi.
Dernekten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı; “Vatandaşların deprem acısını paylaşmak, çocuklar için çare olmak için sorduğu soruya verilen cevap hepimizin kanını dondurdu. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun “Depremzede çocuklar evlat edinilebilir mi?” sorusuna “Dinimizde kimsesiz çocukların bakım ve gözetilmesi tavsiye edilmiş olmakla birlikte hukukî birtakım sonuçlar doğuran bir evlatlık müessesi kabul edilmiş değildir. Buna göre, evlat edinenle evlatlık arasındaki bu ilişki sebebiyle bir evlenme engeli doğmadığı gibi, evlatlığın kendi öz anne babasının yerine, evlat edinenlerin nesebine kaydedilmesi de caiz değildir. Ayrıca evlatlık olarak büyütülen çocukla, evlat edinenler arasında birbirlerine mirasçı olma hakkı da söz konusu değildir” cevabının kabulü mümkün değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası ve Türk Medeni Kanunu dahil yasal düzenlemelere uymakla yükümlü bir devlet kurumu olan Diyanetin yürürlükteki yasalara aykırı fetvaları toplumsal barışı etkileyici, cinsiyet eşitliğine, aile kurumuna ve elbette çocuğun korunma kollanma hakkına aykırıdır.
"4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 129. maddesine göre, 'Evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin alt soyu ve eşi arasında' evlilik yasaklanmıştır. TMK madde 500 uyarınca evlâtlığın evlât edinenin mirasçısı olmasının yanında, kendi ailesindeki mirasçılık hakkı ile birlikte evlâtlık ile evlât edinen arasındaki tek yönlü mirasçılık korunmakta, evlatlık-altsoyu evlât edinenin mirasçısı olurken, evlât edinen evlâtlığın mirasçısı olamaz" hükmü bireyler kadar öncelikle devlet kurumlarını bağlar. Çocukları korumak, kollamak, her türlü ihtiyaçlarını çocuğun üstün yararını düşünerek şefkatle sağlamak devletin birinci görevidir. Ayrıca, tabiyeti, dini, cinsiyeti, kimliği ne olursa olsun çocukların din temelli kuruluşlara bırakılması kabul edilemez. Çocukların cinsel istismarına yol açan, cevap veren bu tür açıklamaları yapan kurum ve kişiler hakkında yasal işlem yapılmasını talep ediyoruz. Çocuklarımız en kutsal varlığımızdır.” (Haber Merkezi)





