Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu yapmış olduğu yazılı basın açıklaması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in,” Bunların içinde sizin tarikat-cemaat dediğiniz bizim STK dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ve ben bu protokollerle bize hizmet eden, destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya devam edeceğiz.” Açıklamasını eleştirdi.
Dernek yapmış olduğu açıklamada Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) uygulamasının acilen son bulması gerektiğini, “Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak; ÇEDES uygulamasından geri dönülmesini, okullarda öğretmen olmayanların görevlendirilmelerine son verilmesini, imamlar yerine her okula rehber öğretmenler atanmasını, çocuklarımızın gün ışığında okula gitmelerini, tüm öğrencilere ücretsiz su, bedensel ve ruhsal gelişimlerini destekleyecek nitelikte yemek verilmesini istiyoruz.” İfadeleri ile anlatıldı.
Edirne Çocuk Hakları Derneği Bakan Tekin’in Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmayı yaptığı basın açıklaması ile eleştirdi. Geçtiğimiz günlerde TBMM’de Bakan Tekin, “,” Bunların içinde sizin tarikat-cemaat dediğiniz bizim STK dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ve ben bu protokollerle bize hizmet eden, destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya devam edeceğiz.” İfadelerinde bulunmuştu. Bu sözlerin ardından pek çok eleştiri gelirken Edirne Çocuk Hakları Derneği’de yaptığı yazılı basın açıklaması ile son yıllarda eğitim konusunda yaşanılan sıkıntılara dikkat çekti. Yapılan açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na uyacağına dair Türkiye Büyük Millet Meclisinde yemin eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürütürken 4 Haziran 2023 tarihinde Millî Eğitim Bakanı olarak atandı. Bakan atandıktan sonra TBMM’de yürürlükteki Anayasa’ya ve kanunlara uyacağına dair yemin etmiştir. Esasen T.C. Anayasası’na uymak, bakan olsun olmasın tüm vatandaşların görevidir. 30 Kasım 1925’te, 677 sayılı “Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlıklarla Bir Takım Unvanların Yasaklanmasına İlişkin Kanun” çıkarıldı. Bugün Anayasa’nın 174. maddesine göre devrim kanunları Anayasal koruma altındadır. O kanunlardan biri de 677 sayılı kanundur. Dolayısıyla bugün tarikatlar ve cemaatler Anayasa’ya aykırı olarak faaliyetlerini sürdürmektedirler.
Adı geçen Bakanın halefi olan bakanlarla başlayan,ardından son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı personeli yanı sıra Tarikat ve Cemaatlere ait Vakıf ve Derneklerin, Milli Eğitim Bakanlığı ve okullarda çok etkin bir biçimde bizzat öğrencilerle temas etmeleri kabul edilemez.
Devlet Bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmeyen kaynakların Diyanete ve Bakanında beyan ettiği dini oluşumlara aktarılması, çocuklarımızı, bilimsel gerçeklerden ve çağın gereksinimlerine uygun eğitimden uzaklaştırmaktadır. En son Pisa sonuçlarından da görüldüğü üzere okuduğunu anlamayan, sadece kendisine empoze edilenlere biat eden bir nesil yetiştirilmeye çalışılmaktadır.” ifadelerine yer verlidi.
ÇEDES uygulamasının geçerli bir uygulama olmadığını, bilimsel nesnelliğe uzak bir yaklaşım olduğunun belirtildiği açıklamada,” ÇEDES Projesi ve dini oluşumlar devlet okullarında bilimsel nesnellikten uzak çalışmalar yaparken çocuklar konserve kutusu gibi okullarda, kalabalık sınıflarda, çift tedrisat, ekonomik nedenlerle beslenemeden, okul araç ve gereçlerine erişemeden eğitim görmeye mecbur bırakılmaktadır. Temel ihtiyaçları dahi giderilemediği için, çocuklarımızın okullarda spor, müzik, resim ve diğer kültürel etkinliklerden uzak tutulmalarından bahsetmeye sıra gelmiyor.
Devletin Bakanlıklarını, kendi asli görevlerini yapmaya davet ediyoruz.
Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak;
ÇEDES uygulamasından geri dönülmesini, okullarda öğretmen olmayanların görevlendirilmelerine son verilmesini, imamlar yerine her okula rehber öğretmenler atanmasını, çocuklarımızın gün ışığında okula gitmelerini, tüm öğrencilere ücretsiz su, bedensel ve ruhsal gelişimlerini destekleyecek nitelikte yemek verilmesini istiyoruz. Ayrıca, bu taleplerimizin yanı sıra, tüm okullarda çocuklarımızın şiddetten uzak ve güvenli bir ortamda olduklarını bilmek istiyoruz.
Her şeye rağmen, gelecekten umutluyuz. Umudumuzu yükselten ve her zaman önceliğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimiz için, yetkilileri ve kendini sorumlu hisseden herkesi geleceğimiz için daha doğru kararlar almaya ve birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.” İfadeleri kullanıldı.(Haber Merkezi)





