Çin’den gelen ürünler için alışverişlerin kısıtlanmadığını bu şekilde virüs bulaşmayacağını söyleyen Yuluğkural, “Bu zarflı virüs. Dışarıdaki ortamda zaten çok fazla hayatını sürdürmüyor. Çok uzun sürede zaten o ürünler buraya geliyor” dedi
Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
TÜ Tıp Fak. Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Enfeksiyonların Kontrolü ve Önlenmesi Komitesi Başkanı Doç. Dr. Zerrin Yuluğkural, Türkiye’de şuan için böyle bir vaka söz konusu olmadığını söyledi. Yuluğkural, “Dışarıdan gelen vakalar içinde sağlık bakanlığı doğru bir eylem hareketiyle gelece bilecek olan şeylere karşı önlemini aldı. Havalimanlarında uygulanan eylemlerle yada Çin’den gelen vakaları yapılan karantina ile 14 günlük süre için bir hastanede barındırmaya ve gereken işlemleri yapmaya karar verdi. Bunların yoluyla Türkiye’de şuan için zaten bir korona virüsü salgınından söz etmek mümkün değil. Bizim yapacağımız şey böyle bir hasta gelirse ne yapacağımızın önceden planını yapmak. Önceden bir eylem planı oluşturup önlemleri almak konuşmak ve bunlar gerekirse eğer uygulamaya sokulmasını sağlamak. Benim asıl söylemek istediğim şey herkes için geçerli sağlık çalışanları içinde tolumdaki insanlar içinde hele hele ki konuşmayı çok seven ve birbirine haber uçuran ama yanlış haberler uçurmayı yapan insanlar içinde geçerli önce bilgileneceğiz bilgilendiğimiz şeyleri uygulayacağız” dedi.
YAPMAMIZ GEREKEN KORUNMAK
Yapılması gerekenlerin virüslere karşı bildiğimiz enfeksiyonlardan korunduğumuz gibi korunmak olduğunu söyleyen Yuluğkural, “Bundan korunmak da damlacık yoluyla bulaşan bir virüs olduğunu bildiğimiz için damlacık enfeksiyonlarından korunma yöntemlerini uygulamak. Hasta isek maske takılmalı. Başkalarına yaymamak için önemli bir durum. Ama bundan da önce gelen şey el yıkamak. Bizim el hijyeni dediğimiz şeye uymak. Basit bildiğimiz su ve sabun ile 30 saniye kadar el ovalama şeklinde işimizi görüyor. Hasta birisiyle temas ettik. Yakınlarındaki damlacıkların ulaşabileceği yerler ile temas ettik. Daha sonrasında ellerimizi yıkamak bizim için önemli bir önlem olacak bulaşı açısından korkmuyoruz. Korkarak hiçbir yere varılmıyor. Karşılaşabiliriz. Oldu da karşılaştık. Korkmadan enfeksiyon kontrol önlemlerini uygularsak zaten bu hastalık için yapabileceğimiz en önemli şeyi yapmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE İÇİN HENÜZ BİR SIKINTI YOK
Enfeksiyon kontrol yöntemleriyle bundan rahatlıkla korunabilir durumda olunabileceğini belirten Yuluğkural, “Türkiye için henüz bir sıkıntı yok. Hasta isek ya da hasta ile temas ediyorsak bulaş mesafesine dikkat edeceğiz. Bir metrelik bir mesafe gerekli ise hastaların evde dinleniyor olması kendi kendilerini izole etmeleri daha doğru olacaktır. Topluma karışmaları gerekiyorsa maske kullanabilirler. Hapşırabilirler ama hapşırırken ellerine hapşırıp bir yerlere sürmek yerine dirsek içlerine hapşırmak yada daha doğrusu kağıt bir mendil ile hapşırmak ve bunu da sağa sola bulaştırmadan çöpe atmak çok daha uygun olacaktır. Yapacağımız basit şeyler aslında çocukluğumuzdan beri damlacık yoluyla bulaşan hastalıklar açısından farklı bir şey söylenmedi. Hep söylenen şeyler bunlar bunları uygularsak bizim korkacağımız bir şey kalmayacaktır. Korona’dan korkmuyoruz. Bilgileniyoruz. Huni gibi olan maskeler var. Takmak gerekir mi? Onlarla mı dolaşalım? Hayır. Bunlar sağlık çalışanlarının çok yakın temas edeceği biraz daha havada kalabilecek materyaller haline gelebiliyor damlacıklar belli işlemlerde bunlarla temas edeceği zaman takılması gereken maskelerdir. Bunun dışında cerrahi maske bizim işimizi hastanın takması yada hastalıktan korunmak gerektiren durumlarda kullanmak açısından işimizi görür. Koşarak maske aramaya hatta maske takmaya bile gerek yok. Maskeyle gezmeye Çin’deki gibi böyle bir durum kesinlikle yok. Ama uyulması gereken kurallara uyulduğu müddetçe kimsenin koşarak maske aramasına kimsenin depolardaki maskeleri boşaltması gibi bir durum söz konusu değil. Bilgilenip bildiklerimizi uyguluyoruz. Biliyoruz ama havada kalmasın bir şeyler. Korkmak hiçbir şeyin çözümü değil. Doğru bir davranış modeli uygulamak her şeyden daha önemli” dedi.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TİCARETİ ENGELLEMEDİ
Dünya sağlık örgütü tarafından ticaretin engellenmediğini söyleyen Yuluğkural, “Alibaba’dan şuradan buradan bir şeyler alıyorsunuz. Bu zarflı virüs. Dışarıdaki ortamda zaten çok fazla hayatını sürdürmüyor. Çok uzun sürede zaten o ürünler buraya geliyor. Öyle aldığınız açtığını bir pakette, hani şarbonda mektup açıyorduk solunum yoluyla enfekte olup ölüyorduk. Öyle bir şey söz konusu değil. Böyle ticaretle gelen ürünlerle bulaşma söz konusu olmayacaktır” diye konuştu.
Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
TÜ Tıp Fak. Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Enfeksiyonların Kontrolü ve Önlenmesi Komitesi Başkanı Doç. Dr. Zerrin Yuluğkural, Türkiye’de şuan için böyle bir vaka söz konusu olmadığını söyledi. Yuluğkural, “Dışarıdan gelen vakalar içinde sağlık bakanlığı doğru bir eylem hareketiyle gelece bilecek olan şeylere karşı önlemini aldı. Havalimanlarında uygulanan eylemlerle yada Çin’den gelen vakaları yapılan karantina ile 14 günlük süre için bir hastanede barındırmaya ve gereken işlemleri yapmaya karar verdi. Bunların yoluyla Türkiye’de şuan için zaten bir korona virüsü salgınından söz etmek mümkün değil. Bizim yapacağımız şey böyle bir hasta gelirse ne yapacağımızın önceden planını yapmak. Önceden bir eylem planı oluşturup önlemleri almak konuşmak ve bunlar gerekirse eğer uygulamaya sokulmasını sağlamak. Benim asıl söylemek istediğim şey herkes için geçerli sağlık çalışanları içinde tolumdaki insanlar içinde hele hele ki konuşmayı çok seven ve birbirine haber uçuran ama yanlış haberler uçurmayı yapan insanlar içinde geçerli önce bilgileneceğiz bilgilendiğimiz şeyleri uygulayacağız” dedi.
YAPMAMIZ GEREKEN KORUNMAK
Yapılması gerekenlerin virüslere karşı bildiğimiz enfeksiyonlardan korunduğumuz gibi korunmak olduğunu söyleyen Yuluğkural, “Bundan korunmak da damlacık yoluyla bulaşan bir virüs olduğunu bildiğimiz için damlacık enfeksiyonlarından korunma yöntemlerini uygulamak. Hasta isek maske takılmalı. Başkalarına yaymamak için önemli bir durum. Ama bundan da önce gelen şey el yıkamak. Bizim el hijyeni dediğimiz şeye uymak. Basit bildiğimiz su ve sabun ile 30 saniye kadar el ovalama şeklinde işimizi görüyor. Hasta birisiyle temas ettik. Yakınlarındaki damlacıkların ulaşabileceği yerler ile temas ettik. Daha sonrasında ellerimizi yıkamak bizim için önemli bir önlem olacak bulaşı açısından korkmuyoruz. Korkarak hiçbir yere varılmıyor. Karşılaşabiliriz. Oldu da karşılaştık. Korkmadan enfeksiyon kontrol önlemlerini uygularsak zaten bu hastalık için yapabileceğimiz en önemli şeyi yapmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE İÇİN HENÜZ BİR SIKINTI YOK
Enfeksiyon kontrol yöntemleriyle bundan rahatlıkla korunabilir durumda olunabileceğini belirten Yuluğkural, “Türkiye için henüz bir sıkıntı yok. Hasta isek ya da hasta ile temas ediyorsak bulaş mesafesine dikkat edeceğiz. Bir metrelik bir mesafe gerekli ise hastaların evde dinleniyor olması kendi kendilerini izole etmeleri daha doğru olacaktır. Topluma karışmaları gerekiyorsa maske kullanabilirler. Hapşırabilirler ama hapşırırken ellerine hapşırıp bir yerlere sürmek yerine dirsek içlerine hapşırmak yada daha doğrusu kağıt bir mendil ile hapşırmak ve bunu da sağa sola bulaştırmadan çöpe atmak çok daha uygun olacaktır. Yapacağımız basit şeyler aslında çocukluğumuzdan beri damlacık yoluyla bulaşan hastalıklar açısından farklı bir şey söylenmedi. Hep söylenen şeyler bunlar bunları uygularsak bizim korkacağımız bir şey kalmayacaktır. Korona’dan korkmuyoruz. Bilgileniyoruz. Huni gibi olan maskeler var. Takmak gerekir mi? Onlarla mı dolaşalım? Hayır. Bunlar sağlık çalışanlarının çok yakın temas edeceği biraz daha havada kalabilecek materyaller haline gelebiliyor damlacıklar belli işlemlerde bunlarla temas edeceği zaman takılması gereken maskelerdir. Bunun dışında cerrahi maske bizim işimizi hastanın takması yada hastalıktan korunmak gerektiren durumlarda kullanmak açısından işimizi görür. Koşarak maske aramaya hatta maske takmaya bile gerek yok. Maskeyle gezmeye Çin’deki gibi böyle bir durum kesinlikle yok. Ama uyulması gereken kurallara uyulduğu müddetçe kimsenin koşarak maske aramasına kimsenin depolardaki maskeleri boşaltması gibi bir durum söz konusu değil. Bilgilenip bildiklerimizi uyguluyoruz. Biliyoruz ama havada kalmasın bir şeyler. Korkmak hiçbir şeyin çözümü değil. Doğru bir davranış modeli uygulamak her şeyden daha önemli” dedi.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TİCARETİ ENGELLEMEDİ
Dünya sağlık örgütü tarafından ticaretin engellenmediğini söyleyen Yuluğkural, “Alibaba’dan şuradan buradan bir şeyler alıyorsunuz. Bu zarflı virüs. Dışarıdaki ortamda zaten çok fazla hayatını sürdürmüyor. Çok uzun sürede zaten o ürünler buraya geliyor. Öyle aldığınız açtığını bir pakette, hani şarbonda mektup açıyorduk solunum yoluyla enfekte olup ölüyorduk. Öyle bir şey söz konusu değil. Böyle ticaretle gelen ürünlerle bulaşma söz konusu olmayacaktır” diye konuştu.





