Çiğ süt fiyatına en son Ocak ayında zam yapıldığını ifade eden SÜTÜB Başkanı Suiçmez, yaklaşık 6 aylık dönemde girdi maliyetlerinde yaşanan artışa dikkat çekti.
SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, sanayicinin market raflarındaki süt fiyatlarının etiketini sürekli değiştirerek, zam yaptığını ifade etti.
“BİZ SÜTÜMÜZÜ 10 LİRAYA VERİYORUZ”
Üreticinin eline çiğ sütten litre başına 10 lira 50 kuruş geçtiğini ifade eden Suiçmez, “Tabii seçim bitti, şimdi geçime bakmamız lazım. Market raflarında ben de gözlemliyorum. Yani orada sanayici durmadan etiketleri değiştirdi, zam yaptı. En son Ocak ayında bu yılın başında bir fiyat yenilemesi oldu. O günden bugüne bizim de maliyet girdilerimiz arttı, işçilik maliyetimiz arttı, yem maliyeti arttı. Bu bağlamda ben buradan seslenmek istiyorum sanayiciye, ulusal süt konseyine seslenmek istiyorum; yarın bir Haziran, bir Haziran'dan geçerli olmak üzere bu fiyat tekrar revize edilmeli acilen. Bunun zamanı geldi ve bugün baktığımızda market raflarında 25 liradan başlayıp hatta özel süt dedikleri işte 50 liraya kadar süt var. Bir litre süt arkadaşlar. Bizim üreticimiz, ben de bir üreticiyim, biz sütümüzü 10 liraya veriyoruz. 50 kuruş da devlet desteği var 10.50 lira. Şimdi baktığınızda yüzde yüz, yüzde iki yüz, yüzde üç yüz market rafında bir değişiklik var burada.” Şeklinde konuştu.
“14 LİRA OLMALI”
Çiğ süt fiyatının 14 lira olması gerektiğinin altını çizen SÜTÜB Başkanı Suiçmez, “Bu hayvancılıkta çalışmak kolay iş değil arkadaşlar. Sürekli bir affedersiniz pislik, hayvan bakıyorsunuz. Burada artık aylık on beş bin liranın altında çalışacak adam yok ve hakkıdır da ben bir şey demiyorum. Ama bizim sütümüz maalesef altı aydan beri aynı. Vakit kaybetmeden 1 Haziran'dan geçerli olmak üzere en az 14 lira olmalı üretici fiyatı diyorum, olmak zorunda. Eğer biz bunu yapmazsak buradan bu sektör içerisinde her kim varsa Ulusal Süt Konseyi, Bakanlık temsilcilerimiz var, özellikle sanayiciler burada en ağır çünkü parayı verecek olan onlar. Bakın çok ciddi hayvan kesildi. Hep bunları uyardık. Şu anda damızlık hayvan bulmakta zorlanıyoruz yurt içinde. Ve maalesef ben de dahil kendime yurt dışından damızlık hayvan aldım. Bakın bunu maalesef diyorum çünkü burada istediğimiz ölçekte kaliteli hayvan bulmakta zorluk çekiyoruz. Eğer biz bugün bunları yapmazsak gelecekte bu kısır döngüyü tekrar yaşayacağız. En azından bir laf vardır; zararın neresinden dönülürse kardır diye burada mutlaka üreticiyi memnun edecek bir fiyat, şevklendirecek bir fiyat vermek zorundalar. Yoksa sadece üretici değil burada uzun vadeye orta vadeye baktığında bu sanayici de zarara sokacak ve ülkemizin ekonomisinde de sıkıntılara yol açacak hayvancılık.” İfadelerini kullandı.
“ÜRETİCİYİ KÜSTÜRMEYELİM”
Üreticiyi mutlaka üretime sevk edecek bir fiyatın çıkması gerektiğini vurgulayan Suiçmez, açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “Burada yeter ki bizim üreticimizi küstürmeyelim. Benim köyde Hasan Ağa beş inek bakıyor ve torununu okutuyor. İşte Fatma abla iki inek bakıyor bununla. Bunları mutlaka ayakta tutmamız lazım bizim. Bunun da birinci önceliği fiyat politikasıdır. Sanayiciden de beklentimiz bakın yol yakınken gelin 'Ben ucuza alayım vatandaşa pahalıya yedireyim düşüncesinden vazgeçsinler. Fiyatı üretenin belirleyemediği bir sektör tarım sektörü. Bugün bir sanayici işte bir iplik dahi üretse onun maliyetini hesaplar. Bu benim karım der, fiyatını koyar. Otomotiv; işte otomobili üretir, bu benim karım der koyar. Biz üreticiler olarak işte ama hayvancısı ama tarım sektörünü genel olarak söylüyorum biz üretiriz, çıkarırız bizim fiyatımızı hep karşı taraf alıcı tarafı belirler. Sıkıntının en büyüğü aslında bu. Biz şunu diyemiyoruz; 'Yahu arkadaş bak ben bu sütün bana maliyeti şu anda bu, sütün 12 lirayı geçti. Bunun üzerine ben yüzde 15 bir kar koyayım. Çünkü beklenmedik giderler de var. Kendi yaşam hakkım da var burada. Benim sütüm burada 14 liradır' diyemiyoruz. Sıkıntı burada” (Haber: Ali KARAMAN)





