Akgün, Bakanlar kurulunu toplanarak çiftçinin gübreyi nasıl alçağına dair çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Gıda maddelerine her gün zam yapıldığını ifade eden Akgün,“Gıda sektöründe işini hilesiz, hurdasız yapan insanların bu fiyatlar ile para kazanması mümkün değil. Biraz insanımızı anlayış ile karşılasınlar.” Dedi.
Çiftçi esnaf, ülkenin buğday, ayçiçeği, un, ham yağ gibi ürünleri ihraç ederken bugün tarım ürünlerinin ithal edildiğini belirtti. Akgün, geçen yıl bin 200 liraya aldığı gübrenin fiyatının bu yıl 18 bin lira olduğunu ifade etti. Akgün, “Çiftçiye gübreyi bedava versinler. Belki ülke önümüzdeki harmanda biraz olsun gıda yönünden düzlüğe çıkar.” Dedi.
Yapılan yanlış politikalar ile hayvancılığın ve tarımın yok olmaya geldiğini belirten Akgün, “Ben CHP’nin en tabanında siyaset yapan yerelde yönetici olmuş, yıllarca il genel meclis üyeliği yapmış ve CHP’nin merkez ilçe başkanlığını yapmış bir insan olarak 15 yıl önce söylediklerimi bugün doğru çıkmasını üzüntüsünü yaşıyorum. Keşke yanılsaydım. AK Partinin beyin takımı 15 yıl önce yapılan yanlışlıkları görmeyip Türk tarımını ve hayvancılığını ne hale getirdiklerinin açıksa göstergesini bu8gün yaşıyoruz.” Şeklinde konuştu.
Tarih boyunca krizlerin hep olduğunu belirten Akgün “Bundan önceki krizde Başbakan Bülent Ecevit zirai kredilerde çiftçinin rahat olmasını söyledi. Çiftçimiz enflasyona ezdirilmeyecek dedi. Gerçekten de çiftçimizi o zaman enflasyona ezdirmediler, gübre fiyatlarını arttırmadılar. Hiçbir çiftçi gübre almakta zorlanmadı. Çünkü lakabıyla birlikte halkçı Ecevit vardı. Turgut Özal’ın devamı ANAP’tan Mesut Yılmaz vardı. O zaman gerçekten ben milliyetçiyim diyen Devlet Bahçeli vardı.” Sözlerine yer verdi.
‘GÜBRENİNİ NASIL ALACAĞINA DAİR BİR ÇÖZÜM BULMALI’
Akgün, gübrenin tarlaya atılamazsa ülkeyi kötü günlerin beklediğini söyledi. Çiftçinin gübreyi nasıl alçağına dair çözüm bulunması gerektiğini vurgulayan Akgün, “Bir an önce bakanlar kurulu toplanmalı bu millet gübresini nasıl alacağına dair bir çözüm aramalı ve çözüm bulmalı. Biz gübreleri tarlarımıza atamazsak bir daha ki yıla Türkiye’mizi özelikle buğday da çok kötü günler bekliyor. Buğday demek ekmek demek. Ekmek demek her şey demek. Gübreyi tam atamazsak, verim alamayız verim alamadığımız için de bugünkü yaşadığımız zorlukların on katını bir daha ki yıl yaşarız. Bu gidişat iyi bir gidişat değil.” Diye konuştu.
Atama ile gelenlerin memur zihniyeti ile birlikte koltuğunu koruyup kollamaya gittiklerini belirten Akgün, “Türkiye’yi bugün milletin yönettikleri yönetse gübre olayını birinci öncelikli olarak çözeler.” Dedi. Yönetimde milletvekillerinin söz hakkının olmadığını, ama yine de milleti için mücadele eden, vatandaşın derdini meclise getiren bütün milletvekillerine teşekkür ettiğini belirtti.
Akgün, Parlamenter sisteme geçilmediği, hesap verilmediği sürece Türkiye’nin durumunun bundan daha kötü olacağını belirtti.
Tarım durumun kötü olduğunu esnafın durumunun tarımdan daha kötü olduğunu ifade etti. Esnafın zamlara yetişemediğini dile getiren Akgün, “Esnafın durumu tarımdan kötü. Bugün yiyecek ile ilgili olan esnafımız sadece ve sadece günü takip edip yarın neye nasıl zam yaparım, yarın neyi nereden 1 kuruşa daha ucuza bulacağının yollarını arıyor. Zamlara yetişemiyor. Bir ciğerci esnafı olarak hiç bir yerden bir teneke yağdan fazla alamıyoruz. Bu dükkan nasıl çalışır.” Diye konuştu.
‘EDİRNE HALKINDAN ÇOK AMA ÇOK ÖZÜR DİLİYORUM’
Ciğer fiyatlarının 40 lira olarak belirlenmesi durumunda dükkanı kapatmak zorunda kalacağını belirten Akgün, “Ben bütün Edirne halkından çok ama çok özür diliyorum. Her gün gıda maddelerine zam geliyor. Bizde zam yapmak zorunda kalıyoruz. Zam yapmazsak bu dükkanların çalışması mümkün değil. Bugün Ticaret ve sanayi odası ve ya esnaf odası çıksın ciğer 40 lira desin. Ben dükkanı kapatırım. Kapatmak zorunda kalırım. En çok bir ay dayanırım. Kimse bu esnafı yanlış anlamasın. Bütün olay çaresizlikten. Gıda sektöründe işini hilesiz, hurdasız yapan insanların bu fiyatlar ile para kazanması mümkün değil. Biraz insanımızı anlayış ile karşılasınlar.” Şeklinde konuştu (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Çiftçi esnaf, ülkenin buğday, ayçiçeği, un, ham yağ gibi ürünleri ihraç ederken bugün tarım ürünlerinin ithal edildiğini belirtti. Akgün, geçen yıl bin 200 liraya aldığı gübrenin fiyatının bu yıl 18 bin lira olduğunu ifade etti. Akgün, “Çiftçiye gübreyi bedava versinler. Belki ülke önümüzdeki harmanda biraz olsun gıda yönünden düzlüğe çıkar.” Dedi.
Yapılan yanlış politikalar ile hayvancılığın ve tarımın yok olmaya geldiğini belirten Akgün, “Ben CHP’nin en tabanında siyaset yapan yerelde yönetici olmuş, yıllarca il genel meclis üyeliği yapmış ve CHP’nin merkez ilçe başkanlığını yapmış bir insan olarak 15 yıl önce söylediklerimi bugün doğru çıkmasını üzüntüsünü yaşıyorum. Keşke yanılsaydım. AK Partinin beyin takımı 15 yıl önce yapılan yanlışlıkları görmeyip Türk tarımını ve hayvancılığını ne hale getirdiklerinin açıksa göstergesini bu8gün yaşıyoruz.” Şeklinde konuştu.
Tarih boyunca krizlerin hep olduğunu belirten Akgün “Bundan önceki krizde Başbakan Bülent Ecevit zirai kredilerde çiftçinin rahat olmasını söyledi. Çiftçimiz enflasyona ezdirilmeyecek dedi. Gerçekten de çiftçimizi o zaman enflasyona ezdirmediler, gübre fiyatlarını arttırmadılar. Hiçbir çiftçi gübre almakta zorlanmadı. Çünkü lakabıyla birlikte halkçı Ecevit vardı. Turgut Özal’ın devamı ANAP’tan Mesut Yılmaz vardı. O zaman gerçekten ben milliyetçiyim diyen Devlet Bahçeli vardı.” Sözlerine yer verdi.
‘GÜBRENİNİ NASIL ALACAĞINA DAİR BİR ÇÖZÜM BULMALI’
Akgün, gübrenin tarlaya atılamazsa ülkeyi kötü günlerin beklediğini söyledi. Çiftçinin gübreyi nasıl alçağına dair çözüm bulunması gerektiğini vurgulayan Akgün, “Bir an önce bakanlar kurulu toplanmalı bu millet gübresini nasıl alacağına dair bir çözüm aramalı ve çözüm bulmalı. Biz gübreleri tarlarımıza atamazsak bir daha ki yıla Türkiye’mizi özelikle buğday da çok kötü günler bekliyor. Buğday demek ekmek demek. Ekmek demek her şey demek. Gübreyi tam atamazsak, verim alamayız verim alamadığımız için de bugünkü yaşadığımız zorlukların on katını bir daha ki yıl yaşarız. Bu gidişat iyi bir gidişat değil.” Diye konuştu.
Atama ile gelenlerin memur zihniyeti ile birlikte koltuğunu koruyup kollamaya gittiklerini belirten Akgün, “Türkiye’yi bugün milletin yönettikleri yönetse gübre olayını birinci öncelikli olarak çözeler.” Dedi. Yönetimde milletvekillerinin söz hakkının olmadığını, ama yine de milleti için mücadele eden, vatandaşın derdini meclise getiren bütün milletvekillerine teşekkür ettiğini belirtti.
Akgün, Parlamenter sisteme geçilmediği, hesap verilmediği sürece Türkiye’nin durumunun bundan daha kötü olacağını belirtti.
Tarım durumun kötü olduğunu esnafın durumunun tarımdan daha kötü olduğunu ifade etti. Esnafın zamlara yetişemediğini dile getiren Akgün, “Esnafın durumu tarımdan kötü. Bugün yiyecek ile ilgili olan esnafımız sadece ve sadece günü takip edip yarın neye nasıl zam yaparım, yarın neyi nereden 1 kuruşa daha ucuza bulacağının yollarını arıyor. Zamlara yetişemiyor. Bir ciğerci esnafı olarak hiç bir yerden bir teneke yağdan fazla alamıyoruz. Bu dükkan nasıl çalışır.” Diye konuştu.
‘EDİRNE HALKINDAN ÇOK AMA ÇOK ÖZÜR DİLİYORUM’
Ciğer fiyatlarının 40 lira olarak belirlenmesi durumunda dükkanı kapatmak zorunda kalacağını belirten Akgün, “Ben bütün Edirne halkından çok ama çok özür diliyorum. Her gün gıda maddelerine zam geliyor. Bizde zam yapmak zorunda kalıyoruz. Zam yapmazsak bu dükkanların çalışması mümkün değil. Bugün Ticaret ve sanayi odası ve ya esnaf odası çıksın ciğer 40 lira desin. Ben dükkanı kapatırım. Kapatmak zorunda kalırım. En çok bir ay dayanırım. Kimse bu esnafı yanlış anlamasın. Bütün olay çaresizlikten. Gıda sektöründe işini hilesiz, hurdasız yapan insanların bu fiyatlar ile para kazanması mümkün değil. Biraz insanımızı anlayış ile karşılasınlar.” Şeklinde konuştu (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





