BİROL ÇAKAN
Ekonomik kriz ve doğal afetler sonucu tezgâhlarda sebze ve meyve fiyatları el yakıyor. Biberin kilosunun 15-20 lira seviyesine çıkmasını da değerlendiren 52 yıllık pazarcı Bahattin Mandacı, “Ben 52 yıllık pazarcıyım. Biberin 15-20 liraya çıktığını hatırlamıyorum.” ifadelerini kullandı.
52 yıldır pazarcılık yapan Bahattin Mandacı, tezgâhlardaki fiyatların çok yüksek olduğunu vurgulayarak, “Tezgâhlardaki fiyatlar çok yüksek ve gün geçtikçe yükselmeye devam ediyor. Patlıcan, domates, salatalık, biber tüm sebzelerde fiyat artışı yaşandı. Çiftçimize hak veriyoruz fakat bazı haksız yönleri de var. Çiftçimizin haklı yönü, bu yıl Türkiye’mizde çok büyük afetler yaşandı. Bazı mahsuller serada yetişiyor. Seraların da hali malum, televizyondaki haberlerde de görüyoruz. Seraların hepsi su altında kaldı. Bugün seraların içerisinde 1, 1,5 metre su var. Bu mahsulü kurtarmak için çok uğraşlar veriliyor. Mahsul gübre oldu gitti. Elindeki mahsulünü kurtarmış olan çiftçilerimizde vicdanlarını kenara bırakarak vatandaşımızı sömürmeye çalışıyorlar. Ama çiftçimizden beklentimiz ellerini vicdanlarına koymalarıdır. Ben mahsulümü kurtardım deyip de halkın üzerine yüklenmesinler. Çiftçime de hak veriyorum. Kimisi borçlarını ödeyemeyip iflas etme durumuna gelmiştir. 365 gün o mahsulün gözünün içine bakıyorlar. Pazarcılar olarak bizler de mağduruz. Sadece vatandaş değil, pazarcı da üretici de mağdur.” dedi.
“MALIMIZI TANE İLE SATIYORUZ”
Taneyle mal satar hale geldiklerini belirten Mandacı, “2-3 tane biber almaya gelenler var. Gelinim hamile, çocuğum hasta diyor. Bu durumu gördükçe biz çok üzülüyoruz. Ama elimizden gelen bir şey yok. Bizim de satışlarımız düştü. Yarım kilo, 1 kilo mal tartarken tane ile mal tartmaya başladım. Bu da bizim giderlerimizi karşılamaz hale geldi. Poşet durumları da vatandaşları zor durumda bırakıyor. Biz poşete de para almıyoruz. Vatandaşlarımıza destek olma amaçlı. Ama biz şimdi vatandaşımızı kolladığımız gibi çiftçiler de vatandaşımızı kollasın. Herşeye zam geldiği gibi mahsule de zam gelince vatandaş alamaz hale geldi. Tezgâha gelerek ürünü koklayıp giden vatandaşlar var. Bütün ürünler çok pahalı, alamıyor. Geldi kokladı diye ücretsiz versem bu sefer benim cebime yansıyor. Zaten satışlar düşmüş durumda, kazancım yok. Bu yönden mağduruz.” ifadelerini kullandı.
“BİBERİN 15 -20LİRAYA ÇIKTIĞINI HATIRLAMIYORUM”
Biber fiyatlarının 15-20 lira arasında değiştiğini söyleyen Mandacı: “Buna devlet büyüklerimiz biraz el atarsa mahsulünü kurtarmış olan çiftçilerimiz de hizaya gelecektir. Vatandaşa ve pazarcıya el uzatacak gene çiftçimizdir. 15’e vereceğine 10 liraya versin, 10 liraya vereceğine 8 liraya versin. Vatandaşımız da 2 tane alacağına yarım kilo alabilsin. Bizim de gönlümüz olsun vatandaş da evine boş gitmesin. Çoğu vatandaşımızla aile gibi olduk. Bugün 2 bin lira maaş alan bir vatandaşımızdan bahsedecek olursak bir odalı evde dahi otursa 500 lira kira verecek. 500 lira yakıtı var. Faturaları mutfak masrafı derken elde var sıfır. Bu vatandaşımız evine her gün sadece 4 tane ekmek alsa gene yetersiz. Hükumetimiz de haklı. Maaşa zam yapıldı ama her şeye de zam geldi. Yetkililerden beklentim malını kurtarmış olan çiftçilerimize biraz baskı yapsınlar. Ellerini vicdanına koyarlarsa mağduriyet az da olsa giderilir. Yönetici arkadaşlar biraz gezip görsün çiftçi ne yapıyor. Bu mal neden yükseliyor. Ürünü buzhaneye mi atıyor, depoya mı koyuyor. Bu durumu gözetlesinler. Ben 52 yıllık pazarcıyım. Biberin 15-20 liraya çıktığını hatırlamıyorum. Kendi tecrübeme dayanarak söylüyorum bu vaziyette bu fiyatlar düşmez. Nisan Ayına kadar daha da yükselir. Nisan ayında normale dönmeye başlar. Benim işim pazarcılık olsa da çiftçi kadar bir anlayışım var” şeklinde konuştu.
Ekonomik kriz ve doğal afetler sonucu tezgâhlarda sebze ve meyve fiyatları el yakıyor. Biberin kilosunun 15-20 lira seviyesine çıkmasını da değerlendiren 52 yıllık pazarcı Bahattin Mandacı, “Ben 52 yıllık pazarcıyım. Biberin 15-20 liraya çıktığını hatırlamıyorum.” ifadelerini kullandı.
52 yıldır pazarcılık yapan Bahattin Mandacı, tezgâhlardaki fiyatların çok yüksek olduğunu vurgulayarak, “Tezgâhlardaki fiyatlar çok yüksek ve gün geçtikçe yükselmeye devam ediyor. Patlıcan, domates, salatalık, biber tüm sebzelerde fiyat artışı yaşandı. Çiftçimize hak veriyoruz fakat bazı haksız yönleri de var. Çiftçimizin haklı yönü, bu yıl Türkiye’mizde çok büyük afetler yaşandı. Bazı mahsuller serada yetişiyor. Seraların da hali malum, televizyondaki haberlerde de görüyoruz. Seraların hepsi su altında kaldı. Bugün seraların içerisinde 1, 1,5 metre su var. Bu mahsulü kurtarmak için çok uğraşlar veriliyor. Mahsul gübre oldu gitti. Elindeki mahsulünü kurtarmış olan çiftçilerimizde vicdanlarını kenara bırakarak vatandaşımızı sömürmeye çalışıyorlar. Ama çiftçimizden beklentimiz ellerini vicdanlarına koymalarıdır. Ben mahsulümü kurtardım deyip de halkın üzerine yüklenmesinler. Çiftçime de hak veriyorum. Kimisi borçlarını ödeyemeyip iflas etme durumuna gelmiştir. 365 gün o mahsulün gözünün içine bakıyorlar. Pazarcılar olarak bizler de mağduruz. Sadece vatandaş değil, pazarcı da üretici de mağdur.” dedi.
“MALIMIZI TANE İLE SATIYORUZ”
Taneyle mal satar hale geldiklerini belirten Mandacı, “2-3 tane biber almaya gelenler var. Gelinim hamile, çocuğum hasta diyor. Bu durumu gördükçe biz çok üzülüyoruz. Ama elimizden gelen bir şey yok. Bizim de satışlarımız düştü. Yarım kilo, 1 kilo mal tartarken tane ile mal tartmaya başladım. Bu da bizim giderlerimizi karşılamaz hale geldi. Poşet durumları da vatandaşları zor durumda bırakıyor. Biz poşete de para almıyoruz. Vatandaşlarımıza destek olma amaçlı. Ama biz şimdi vatandaşımızı kolladığımız gibi çiftçiler de vatandaşımızı kollasın. Herşeye zam geldiği gibi mahsule de zam gelince vatandaş alamaz hale geldi. Tezgâha gelerek ürünü koklayıp giden vatandaşlar var. Bütün ürünler çok pahalı, alamıyor. Geldi kokladı diye ücretsiz versem bu sefer benim cebime yansıyor. Zaten satışlar düşmüş durumda, kazancım yok. Bu yönden mağduruz.” ifadelerini kullandı.
“BİBERİN 15 -20LİRAYA ÇIKTIĞINI HATIRLAMIYORUM”
Biber fiyatlarının 15-20 lira arasında değiştiğini söyleyen Mandacı: “Buna devlet büyüklerimiz biraz el atarsa mahsulünü kurtarmış olan çiftçilerimiz de hizaya gelecektir. Vatandaşa ve pazarcıya el uzatacak gene çiftçimizdir. 15’e vereceğine 10 liraya versin, 10 liraya vereceğine 8 liraya versin. Vatandaşımız da 2 tane alacağına yarım kilo alabilsin. Bizim de gönlümüz olsun vatandaş da evine boş gitmesin. Çoğu vatandaşımızla aile gibi olduk. Bugün 2 bin lira maaş alan bir vatandaşımızdan bahsedecek olursak bir odalı evde dahi otursa 500 lira kira verecek. 500 lira yakıtı var. Faturaları mutfak masrafı derken elde var sıfır. Bu vatandaşımız evine her gün sadece 4 tane ekmek alsa gene yetersiz. Hükumetimiz de haklı. Maaşa zam yapıldı ama her şeye de zam geldi. Yetkililerden beklentim malını kurtarmış olan çiftçilerimize biraz baskı yapsınlar. Ellerini vicdanına koyarlarsa mağduriyet az da olsa giderilir. Yönetici arkadaşlar biraz gezip görsün çiftçi ne yapıyor. Bu mal neden yükseliyor. Ürünü buzhaneye mi atıyor, depoya mı koyuyor. Bu durumu gözetlesinler. Ben 52 yıllık pazarcıyım. Biberin 15-20 liraya çıktığını hatırlamıyorum. Kendi tecrübeme dayanarak söylüyorum bu vaziyette bu fiyatlar düşmez. Nisan Ayına kadar daha da yükselir. Nisan ayında normale dönmeye başlar. Benim işim pazarcılık olsa da çiftçi kadar bir anlayışım var” şeklinde konuştu.





