Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan; AKP Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın Kayalıköy Barajı üzerinden yaptığı açıklamalara çok sert tepki gösterdi. Yazgan, “Hakikaten devlet-hükümet kavramını bayağı birbirine karıştırdınız. Sen de izin verme o suyun gelmesine, izin verme de göreyim seni. Bak bakalım Edirne halkıbunun cevabını sana nasıl veriyor” dedi.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Kayalı Barajı hakkındaki tartışmalar üzerine TBMM’de açıklama yaptı. Sözlerine “Değerli vatandaşlarım. Sizlere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndekiçalışma ofisimizdensesleniyorum. Bilindiği üzere benkişiler üzerinden siyaset yapmayı sevmeyen, şehrimin iyiliği ve geleceği için çalışmaya çalışanbir kardeşimizim” diyerek başlayan Yazgan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz günlerde Kırklareli Milletvekilimiz Ahmet Gökhan Sarıçamtarafından yapılan açıklamalar üzerine ben de Edirneli vatandaşlarımızın bizlere vermiş olduğu yetkiyi kullanarakbazı konular üzerinde durmak istiyorum. Şimdi bu milletvekilimiz, bildiğiniz üzere AKP'nin Kırklareli'ndeki milletvekili, Bizlerle, Edirne’mizle, Edirne Belediyemizle ilgili gerçekten milletvekiliahlakına yakıştıramadığım bazıaçıklamalarda bulunmuş. ‘Herkes ayağını denk alsın’ demiş. Bizim ayağımız denk. Her zaman, her türlüsoruşturmaya alışığız.
Bizi gayet net bir şekilde kontrol edebilirsiniz. Demiş ki ‘Biz Kırklareli Kayalıköy Barajı’ndan bundan sonrası vermiyoruz Edirne Belediyesi’ne. Altı ay süre, ayağınızı denk alın, yoksa ben gideceğim, oradaki suyu engelleyeceğim.’ Bakın ne diyor ifadelerinde;‘Suyu peşkeş çektirmem’ diyor. Tarım Bakanı ve DSİ Genel Müdürü’yle konuşmuş, bize, Edirne'de yaşayan 250 bin vatandaşın su kullandığı barajdan su vermeyecekmiş beyefendi. Tarım Bakanı ve DSİ Genel Müdürü de onu onaylar nitelikte cevaplar vermişmiş… Hakikaten devlet-hükümet kavramını bayağı birbirine karıştırdınız.”
‘Evraklarla konuşuyorum’
Elindeki resmi yazışmaları gösteren Yazgan, şöyle devam etti:“Ben evraklarla konuşayım; Edirne Belediyesi,2017 yılında DSİ’yle yapmış olduğu kontrata istinaden Kırklareli KayalıköyBarajı’ndan senede 20,06milyon metreküp sualma anlaşması yapmıştır. DSİ, bu barajdanEdirne şehrindeki insanlar için sugetirmişve bunun bedelibelediyemiz tarafındanotuz yılda eşit taksitle ödenmektedir. ‘Bedavaya yapılmış, devletin kaynakları belediyeye peşkeş çekilmiş’ gibiayrıntılara girmişbeyefendi, cevabını veriyorum. İkinci olarak‘Edirne Belediyesi, sen git sağda solda festival yapacağına suyla ilgili sorunlarını çöz’ demiş. Nasıl bir aymazlıktır bu bilmiyorum ama Edirne Belediyemizin bildiğiniz üzere Süloğlu Barajı’ndandaha eski yıllarda, 1993 yılında işleme alınmışbir su isale hattı var. Bu hatla ilgilisorunlar olduğu için DSİ’nin koordinatörlüğündebir yeni hat yapılmış ve oradan su alınmakta. Diyor ki ‘Sen oradaki asbestli boruları değiştir,oradan su al, bundan sonrayedirmeyeceğim ben size çiftçinin suyunu.’ Popülist söylemler. Yine her zamanki gibi AKP'nin kendisiyasi tarzıyla,‘karşıdakini tehdit edelimya da milletin gözünü boyayalım.’ Edirne Belediyemiz, 23.07.2020, 07.11.2024, 12.12.2024 tarihlerinde 3 kere DSİ’ye dilekçe vermiş ve demiş ki ‘Süloğlu'ndakibarajımızın isale hatlarını yenileyin, yenilemiyorsanız projesini çizin, biz yenileyelim, ne yapılacaksa yapalım.’”
‘İzin verme de göreyim’
31.12.2024 tarihinde deKula-1 ve Kula-2 regülatörünün biran önce yapılması ve kullanılmaya başlanması için belediyenin harekete geçtiğini söyleyen Yazgan, şu ifadeleri kullandı:“Yani bu ne demek? Teknik eksiklikler yüzünden Edirne Belediyesi oradan su kullanamıyor. Yani bu ne demek? Sizin yönettiğinizhükümetin hâlâ bu işi bitirememiş olması demektir. DSİ çalışmaya başlamış, 2025 yılı içerisinde çalışmalar oluyor ve devam ediyor. Demiş ki ‘Siz bizi istismar ediyorsunuz.’ Neyinizi istismar ediyoruz? Edirne Belediyesi’ne su veriyor Kırklareli Belediyesi. Bulgaristan belediyesine mi Yunanistan belediyesine mi veriyor? Nasıl bir konuşma tarzı bu? Yarın öbür gün Trakya'daki insanların Edirne'den bir ihtiyacı olduğunda Edirne Belediyesi,‘Biz Kırklareli’ne, Tekirdağ'a vermeyiz’ mi diyecek? Bu popülist söylemlerin sonucu olarak dainsanları toplamış etrafına, bir ağa gibi, bir kabadayı gibi, ‘Bundan sonra biz izin vermiyoruz…’ Ben de diyorum ki sen de izin verme o suyun gelmesine, izin verme de göreyim seni. Bak bakalım Edirne halkıbunun cevabını sana nasıl veriyor. Sandıkta zaten verdi. Gelecek sandıkta da verecek. Varsa yüreğiniz bir an evvelseçim yapın, sandığa gidin, o zaman göreceğiz bakalım kimin dediği doğruymuş, kimin dediği yanlışmış.”(HABER MERKEZİ)





