Grup Başkanvekili Şenol Kılıç, orada yaşayan insanların gürültüden ve tozdan dolayı yaşam alanlarının daraldığını belirtirken, Keşan İl Genel Meclis üyesi Erdinç Can ise; “Yerleşim yerlerine yakın taşocakları aynı zamanda bölge halkının sağlığını da tehdit ediyor. Taş ocağından çıkan toza maruz kalan kişiler arasında %22 oranında yüksek göz ve burun alerjisi, %17'sinde göğüste sıkışma, %9 unda kronik öksürük sorunları görüldüğü bilim adamlarının çalışma raporlarında yer almaktadır” dedi.
İl Genel Meclisi’ndeki grup odasında basın açıklaması düzenleyen CHP’li İl Genel Meclisi üyeleri, tekrar faaliyete geçirilen taş ocağına karşı olduklarını vurguladılar.
“YAŞAM ALANLARI DARALDI”
Son yıllarda çevre katliamlarının yaptığını ifade eden Grup başkanvekili Şenol Kılıç, “Son yıllarda ülkemizin birçok yerinde insan ve doğa yaşamı hiçe sayılarak saygısız bir şekilde çevre katliamları oluyor. Bunların ormanlarımızda zeytinliklerimizde seralarımızda hatta yerleşim alanlarının içinde bile görmekteyiz. Maden ocakları evet bize lazım fakat çevre ve insan duyarlılığı içinde olması gereken hareketler bunlar. En yakın örneğini Keşan ilçesinde yaşamaktayız. Keşan ilçemizde yerleşim alanının içinde daha önce kapatılan bir taş ocağı tekrar faaliyete geçmiştir. Oradaki insanlar gürültüden tozdan mağdur ve yaşam alanları daraldı” diye konuştu.
“RESMİ OLARAK AKTİF HALE GETİRİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR”
Basın açıklamasını okuyan Keşan İl Genel Meclis Üyesi Erdinç Can ise 20 yıl önce konut bölgesinde kalması nedeniyle taş ocağının kapatıldığını hatırladı. Can, “Taş ocağının maalesef yeniden faaliyete geçmiş olduğunu görmekteyiz. Çalıştığı yıllarda, çevresindeki konutların çatılarına taş düşmesine, camlarının kırılmasına, sürekli sarsıntı, gürültü ve diğer çevre sorunlarına yol açan taşocağı, bugün bölgede kat kat artmış olan konut sayısı nedeniyle daha da büyük tehlike arz etmektedir. Belkoop, Atakent 1, Atakent 2, TOKİ, Sarıkız Konakları gibi toplu konutlar ile yüzlerce apartman ve müstakil konut risk altında bulunmaktadır. Belkop mevkii Keşan'ın en işlek caddeleri ve nüfus yoğunluğunun olduğu bir bölgedir. Bir devlet kuruluşu olan BOTAŞ, Saros Körfezi'nde yapmakta olduğu FSRU Limanının inşaatında kullanmak üzere iki kez kaçak olarak kullandığı taş ocağını, resmi olarak aktif hale getirilmeye çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“BÖLGE HALKININ SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”
Cumhuriyet Halk Partisi il Genel meclis grubu ve Keşan CHP İl Genel Meclis Üyeleri Olarak Keşan'da faaliyete geçirilen taş ocağına karşı olduklarını ve bu ocaktaki çalışmanın derhal durdurulması gerektiğini belirten Can, Maden ve Taş Ocakları Açılma Ruhsatları il Genel Meclisince Değil, Maden işleri Genel Müdürlüğü tarafından verildiğini belirtti. Can, “ ’Uluslararası Çevre Araştırmaları ve Halk Sağlığı Dergisi'nde yer alan araştırmaya göre taş ocakları yakınında yaşayanların %98'i evlerinde toza maruz kaldıklarını, %85'i arazinin tahrip olduğunu, %97'si bitki yapraklarının tozla kaplı olduğunu, %92’si mahsul yetiştiremediğini belirtiyor. Yerleşim yerlerine yakın taşocakları aynı zamanda bölge halkının sağlığını da tehdit ediyor. Taş ocağından çıkan toza maruz kalan kişiler arasında %22 oranında yüksek göz ve burun alerjisi, %17'sinde göğüste sıkışma, %9 unda kronik öksürük sorunları görüldüğü bilim adamlarının çalışma raporlarında yer almaktadır. Maden ve Taş Ocakları Açılma Ruhsatları il Genel Meclisince Değil, Maden işleri Genel Müdürlüğünce verilmektedir.” Diye konuştu. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
İl Genel Meclisi’ndeki grup odasında basın açıklaması düzenleyen CHP’li İl Genel Meclisi üyeleri, tekrar faaliyete geçirilen taş ocağına karşı olduklarını vurguladılar.
“YAŞAM ALANLARI DARALDI”
Son yıllarda çevre katliamlarının yaptığını ifade eden Grup başkanvekili Şenol Kılıç, “Son yıllarda ülkemizin birçok yerinde insan ve doğa yaşamı hiçe sayılarak saygısız bir şekilde çevre katliamları oluyor. Bunların ormanlarımızda zeytinliklerimizde seralarımızda hatta yerleşim alanlarının içinde bile görmekteyiz. Maden ocakları evet bize lazım fakat çevre ve insan duyarlılığı içinde olması gereken hareketler bunlar. En yakın örneğini Keşan ilçesinde yaşamaktayız. Keşan ilçemizde yerleşim alanının içinde daha önce kapatılan bir taş ocağı tekrar faaliyete geçmiştir. Oradaki insanlar gürültüden tozdan mağdur ve yaşam alanları daraldı” diye konuştu.
“RESMİ OLARAK AKTİF HALE GETİRİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR”
Basın açıklamasını okuyan Keşan İl Genel Meclis Üyesi Erdinç Can ise 20 yıl önce konut bölgesinde kalması nedeniyle taş ocağının kapatıldığını hatırladı. Can, “Taş ocağının maalesef yeniden faaliyete geçmiş olduğunu görmekteyiz. Çalıştığı yıllarda, çevresindeki konutların çatılarına taş düşmesine, camlarının kırılmasına, sürekli sarsıntı, gürültü ve diğer çevre sorunlarına yol açan taşocağı, bugün bölgede kat kat artmış olan konut sayısı nedeniyle daha da büyük tehlike arz etmektedir. Belkoop, Atakent 1, Atakent 2, TOKİ, Sarıkız Konakları gibi toplu konutlar ile yüzlerce apartman ve müstakil konut risk altında bulunmaktadır. Belkop mevkii Keşan'ın en işlek caddeleri ve nüfus yoğunluğunun olduğu bir bölgedir. Bir devlet kuruluşu olan BOTAŞ, Saros Körfezi'nde yapmakta olduğu FSRU Limanının inşaatında kullanmak üzere iki kez kaçak olarak kullandığı taş ocağını, resmi olarak aktif hale getirilmeye çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“BÖLGE HALKININ SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”
Cumhuriyet Halk Partisi il Genel meclis grubu ve Keşan CHP İl Genel Meclis Üyeleri Olarak Keşan'da faaliyete geçirilen taş ocağına karşı olduklarını ve bu ocaktaki çalışmanın derhal durdurulması gerektiğini belirten Can, Maden ve Taş Ocakları Açılma Ruhsatları il Genel Meclisince Değil, Maden işleri Genel Müdürlüğü tarafından verildiğini belirtti. Can, “ ’Uluslararası Çevre Araştırmaları ve Halk Sağlığı Dergisi'nde yer alan araştırmaya göre taş ocakları yakınında yaşayanların %98'i evlerinde toza maruz kaldıklarını, %85'i arazinin tahrip olduğunu, %97'si bitki yapraklarının tozla kaplı olduğunu, %92’si mahsul yetiştiremediğini belirtiyor. Yerleşim yerlerine yakın taşocakları aynı zamanda bölge halkının sağlığını da tehdit ediyor. Taş ocağından çıkan toza maruz kalan kişiler arasında %22 oranında yüksek göz ve burun alerjisi, %17'sinde göğüste sıkışma, %9 unda kronik öksürük sorunları görüldüğü bilim adamlarının çalışma raporlarında yer almaktadır. Maden ve Taş Ocakları Açılma Ruhsatları il Genel Meclisince Değil, Maden işleri Genel Müdürlüğünce verilmektedir.” Diye konuştu. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





