Vatan Partisi EdirneÖncü Kadın İl Temsilcisi Nihal Ateş yazılı olarak yayımladığı ifade de şu ifadelere yer verdi;
“Bundan tam 86 yıl önce anayasamızda ve seçim kanunumuzda yapılan değişikliklerle Türk Kadınları Milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuşlardır. Kadınlarımızın katıldığı ilk seçim olan 8 Şubat 1935 yılında yapılan seçimlerde 17 kadın milletvekili TBMM ye girmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ve ilkeleri sayesinde kadınlarımız haklarına sözde gelişmiş olarak gösterilen ülkelerden daha önce kavuşmuştur.
Kadınlar yüzyıllardır feodal ilişkilerin en ağır baskılarının altında kaldılar ve ezildiler. Bu yasayla Türk kadını, türlü saray entrikalarıyla oğulları üzerinden değil, kocalarının otoritelerinin kanatları altında değil; doğrudan halkın seçimiyle, bir birey olarak, bir kadın olarak “yönetime” katılma hakkına kavuştular. Artık siyasi iktidarda görev aldılar vedevletin karar verme sürecinde söz sahibi oldular.
Atatürk Devrimleri, Nezihe Muhittin’in ifade ettiği gibi kadını, çorak topraktan verimli bir araziye taşıdı ve kadının toplumdaki görünmezliğine ve esaretine son verdi. Bu süreçte kadın hakları konusunda yaşanan en büyük devrim kadının yönetimde erkekle eşit hale getirilmesi oldu. Türk Devriminin amacı olan çağdaş toplum ve çağdaş devlet yaratmanın temel belirleyicilerinden birisi, kadınların siyasal sürece de katılmalarını sağlamaktı. Bu siyasal hakların tanınmasıyla da demokrasinin temel göstergelerinden biri olan seçme ve seçilme eşitliği sağlanmış oluyordu.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki o aydınlanmadan, pozitif bilimden, toplumsal uzlaşıdan ve eşitlikten uzaklaştıkça 86. yılını kutladığımız kadınların siyasal hakkı olan seçme seçilme hakkında kaç cumhurbaşkanı kadın? Kaç tane başbakan, bakan, milletvekili, yerel yönetimlerde belediye başkanı, muhtar, vs. var. Bazılarında hiç yok, bazılarında da bir elin parmağı kadar az. Pek çok ülkeden çok önce seçme ve seçilme hakkını elde eden Türk kadını ne yazık ki seçilememe haksızlığını yaşamakta. Nereden nereye… 1935 seçimlerinde oluşan Türkiye Parlamentosu’nda kadın milletvekili oranı ile dünya ikincisiyken bugün ise 132. Sırada. Kadınların yalnız seçen değil seçilen de olduğu, siyasal yaşamda eşit düzeyde temsil edildiğini görmek umuduyla…
Çağın gereği olan hak ve fırsat eşitliğine Cumhuriyet sayesinde kavuşan kadın, bu haklardan ve kazanımlardan geriye dönmeyeceği gibi, Cumhuriyetin, kendisine kazandırdığı hak ve kazanımların güvencesi olduğunu da bilmektedir.Cumhuriyetin aydınlık yolunda, TBMM’nin kurulması ile kendi iradesini devletin iradesine dolaysız olarak yansıtan kadınlar, bütün alanlarda temsiliyetlerini, milli birlik ve bütünlük temelindeki dayanışma ruhuyla geliştireceklerdir.Günümüzde, Cumhuriyet’in kazanımlarıyla donanan öncü kadınlarımıza, Türkiye’nin 21. yüzyılda Asya’da gelişen uluslararası karşılıklı yarar ve uyum çağında, seçkin yerini alabilmek için yüksek karakterli ve nitelikli kadın gücünü seferber etme görevi düşmektedir.
Türk Milleti, Türk Kadını sayesinde, yeniden bağımsızlığı ve özgürlüğü kucaklayacaktır. .” Kahraman ve cefakâr kadınımızın seçme ve seçilme hakkının 86. yıldönümü kutlu olsun” (Haber Merkezi)
“Bundan tam 86 yıl önce anayasamızda ve seçim kanunumuzda yapılan değişikliklerle Türk Kadınları Milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuşlardır. Kadınlarımızın katıldığı ilk seçim olan 8 Şubat 1935 yılında yapılan seçimlerde 17 kadın milletvekili TBMM ye girmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ve ilkeleri sayesinde kadınlarımız haklarına sözde gelişmiş olarak gösterilen ülkelerden daha önce kavuşmuştur.
Kadınlar yüzyıllardır feodal ilişkilerin en ağır baskılarının altında kaldılar ve ezildiler. Bu yasayla Türk kadını, türlü saray entrikalarıyla oğulları üzerinden değil, kocalarının otoritelerinin kanatları altında değil; doğrudan halkın seçimiyle, bir birey olarak, bir kadın olarak “yönetime” katılma hakkına kavuştular. Artık siyasi iktidarda görev aldılar vedevletin karar verme sürecinde söz sahibi oldular.
Atatürk Devrimleri, Nezihe Muhittin’in ifade ettiği gibi kadını, çorak topraktan verimli bir araziye taşıdı ve kadının toplumdaki görünmezliğine ve esaretine son verdi. Bu süreçte kadın hakları konusunda yaşanan en büyük devrim kadının yönetimde erkekle eşit hale getirilmesi oldu. Türk Devriminin amacı olan çağdaş toplum ve çağdaş devlet yaratmanın temel belirleyicilerinden birisi, kadınların siyasal sürece de katılmalarını sağlamaktı. Bu siyasal hakların tanınmasıyla da demokrasinin temel göstergelerinden biri olan seçme ve seçilme eşitliği sağlanmış oluyordu.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki o aydınlanmadan, pozitif bilimden, toplumsal uzlaşıdan ve eşitlikten uzaklaştıkça 86. yılını kutladığımız kadınların siyasal hakkı olan seçme seçilme hakkında kaç cumhurbaşkanı kadın? Kaç tane başbakan, bakan, milletvekili, yerel yönetimlerde belediye başkanı, muhtar, vs. var. Bazılarında hiç yok, bazılarında da bir elin parmağı kadar az. Pek çok ülkeden çok önce seçme ve seçilme hakkını elde eden Türk kadını ne yazık ki seçilememe haksızlığını yaşamakta. Nereden nereye… 1935 seçimlerinde oluşan Türkiye Parlamentosu’nda kadın milletvekili oranı ile dünya ikincisiyken bugün ise 132. Sırada. Kadınların yalnız seçen değil seçilen de olduğu, siyasal yaşamda eşit düzeyde temsil edildiğini görmek umuduyla…
Çağın gereği olan hak ve fırsat eşitliğine Cumhuriyet sayesinde kavuşan kadın, bu haklardan ve kazanımlardan geriye dönmeyeceği gibi, Cumhuriyetin, kendisine kazandırdığı hak ve kazanımların güvencesi olduğunu da bilmektedir.Cumhuriyetin aydınlık yolunda, TBMM’nin kurulması ile kendi iradesini devletin iradesine dolaysız olarak yansıtan kadınlar, bütün alanlarda temsiliyetlerini, milli birlik ve bütünlük temelindeki dayanışma ruhuyla geliştireceklerdir.Günümüzde, Cumhuriyet’in kazanımlarıyla donanan öncü kadınlarımıza, Türkiye’nin 21. yüzyılda Asya’da gelişen uluslararası karşılıklı yarar ve uyum çağında, seçkin yerini alabilmek için yüksek karakterli ve nitelikli kadın gücünü seferber etme görevi düşmektedir.
Türk Milleti, Türk Kadını sayesinde, yeniden bağımsızlığı ve özgürlüğü kucaklayacaktır. .” Kahraman ve cefakâr kadınımızın seçme ve seçilme hakkının 86. yıldönümü kutlu olsun” (Haber Merkezi)





