Kırklareli'nin Kocahdır Köyü'nde 86 yıl önce kendi koyunlarını otlatırkenyakalandığı tipide donarak yaşamını yitiren Abdullah Esendir'in adı önce yeğeninde, sonrada köyde adına yapılan pınarla yaşatılmaya devam ediyor.
Esendir’in yeğeni 77 yaşındaki Arif Çan, dayısını öldüğü tarihlerde daha dünyada olmadığını ve annesi Fatma Esendir Çan’ın anlatımına göre, dayısının o tarihlerde 500-bin civarında koyunu Hasköy mevkiine otlatmaya götürdüğünü söyledi.
Dayısı Abdullah’ın havanın bozacağını anlayarak köye geldiğini, evdekilerin ısrarı üzerine yeniden koyunlarla meraya çıktığını ifade eden Çan, ‘’86 yıl önce yağan kar ve tipi bir daha görülmemiş. O tarihlerde 1,5- 2 metre yüksekliğinde kar ve aşırı bir tipi yaşanmış. Dayım eve gelmeyince tüm köy halkı onu aramaya çıkmış. Karın ardından 1 gün sonra güneş açmış fakat kar kalınlığı nedeniyle aramada güçlük çekilmiş. 3-4 gün aramanın sonunda dayımın cansız bedeni adını taşıyan Abdullahın Pınar yanında diz kapaklarına kadar bağlanan çarık ipleri ayaklarına dolaşmış halde bulunmuş’’ dedi.
Çan, yine aynı zamanda komşu köy Bostanlı’da da bir çobanın tipiden ve donmaktan koyunları aynı yerde sürekli döndürerek, aralarına sığınarak kurtulduğunu anlattı.
Çan,20 yaşında ölen dayısının adını uzun yıllar yeğeninin taşıdığını, bu gün ise halen Pınarlar mevkiinde yaşatıldığını ve yaşatılmaya devama edeceğini vurguladı.
Bu arada Çan, çoban köpeklerinin bir yıl boyunca dayısının defnedildiği mezarlıktan yalnızca karınlarını doyurmak için köye geldiklerini ve sürekli mezarı başında yattıklarını da anlattı.
HEYBESİNDEKİ KUZU KURTULDU KENDİ DONDU
Abdullah Esendir’in cesedini babası Mustafa Karanfil’in bulduğunu belirten Nurettin Karanfil şunları kaydetti:
‘’Rahmetli annem anlatırdı. Abdullah abiyi babam bulduğunda bağırarak, köye koşmuş. Acı haberi verince herkes o bölgeye giderek Abdullah Esendir’in cansız bedenini köye getirmişler. Abdullah abi donarken, canından bile çok sevdiği yeni doğmuş bir kuzu kıl heybesinde sağ olarak bulunmuş. Buda Allahın bir hikmeti.’’
Köy sakinlerinden Zeki Erdal'ın ifadesine göre, köyün güneydoğu yönündeki Höyüğe 200 metre mesafedeki ''Pınarlar Mevkiinde'' 1936 yılının kış ayında Abdullah Esendir koyunlarıyla tipiye yakalandığını ve donarak öldüğünü kaydetti.
Pınarlar mevkiinde 3 pınarın bulunduğunu vurgulayan Erdal, ''Ben o zamanlar dünyada bile yoktum ama yıllarca bu yaşanan olayı babalarımızdan dinledik. (Üzüldük, kahrolduk, keşke bu yaşanmasaydı) dedik. Bu günlere geldik ama Pınarlar mevkii söylendiğinde Abdullah Esendir abimizi halen yad ederiz. Allah rahmet eylesin. Yaşamını yitirdiği yerde üç pınar var. Esendir abimizin pınarı akmasada, yeri hale varlığını korumakta'' diye konuştu.
ESENDİR AİLESİ KOŞUKAVAK’TAN GÖÇ ETMİŞ
Esendir'ler, Bulgaristan'ın Hasköy ilinin Ortaköy ilçesi ile Kırcaali’nin Koşukavak ilçesinden 1912-13 yıllarında mübadeleyle Türkiye'ye önce 70, ardından da 30 hane getirilerek Kocahıdır Köyüne iskan edilmiştir.
Esendir'ler de Ortaköy'den gelenlerdendir. Ali Çavuş lakabıyla köyde bilinen Ali Esendir 1969 yılında 99 yaşında öldü. Ali Esendir’ in 1910 Fatma, 1916 Abdullah, 1897 Mehmet ve 1896 doğumlu Ahmet isimli dört çocuğu bulunmaktaydı.
Abdullah Esendir, çok sayıda koyunla birlikte 1936 yılında donarak yaşamını yitirmesi üzerine kardeşi Ahmet, 1938 yılında doğan oğluna Abdullah ismini vermiştir. O da 2014 yılında vefat etmiştir. (Haber Merkezi)





