Korona virüsün çok hızlı yayılmasından dolayı gerekli tedbirlerin alınması kapsamında virüsün insanlar arasında etkileşim yaşamaması için birçok iş yeri sahibinin kepenk indirmek zorunda kaldığını belirten Çakırlar, “Devletin aldığı kararların doğuracağı sonuçları öngörmesi ve bu olgulara çözüm üretmesi gerektiğinin farkına ne zaman varacağı merakla beklenmektedir. Ülkemizde birçok küçük esnafın kepenk indirmesi, onların ekonomik olarak zor günler geçirmesi anlamına gelmektedir.. Esnaf için halen daha rahatlatıcı bir çözüm üretilememiştir. Kamu bankaları tarafından esnafa verilen ertelemeli krediler üzerinden esnafa nefes aldırmaya çalışmak ilerleyen zamanlarda daha vahim tablolarla karşı karşıya kalınması esnaf açısından kaçınılmaz olacaktır” dedi.
“ŞU AN BİRÇOK ÇALIŞAN (ÇALIŞAMAYAN) YARINI HESAPLAYAMAMAKTADIR”
Birçok çalışanın yada virüs sebebiyle işini kaybetmiş çalışamayan durumda olan vatandaşın yarınını hesaplayamadığını söyleyen Çakırlar, “Ülkemizde Taksici, berber, garson ve yevmiyeci gibi günlük gelirleriyle hayatlarını idame ettirmek zorunda olan birçok çalışan vardır. Salgın süresince dükkanları kapalı olan berberler, lokantalarda insana hizmet için var olan garsonlar gibi bir çok iş koluna ait çalışanlar işsiz vaziyettedir. Normalleşme sürecinde dahil bu iş gruplarındaki çalışanlar, insanlara yakın etkileşimin önüne geçilmesi için fazlalık olarak görülecek ve işten çıkarma süreci geçtikten sonra, köklü bir değişiklik yapılmaması durumunda işlerini kaybetmekle yüz yüze kalacaktır.
Kamu bankaları üzerinden verilen desteklerde şartlar sunulmasından dolayı birçok iş yeri sahibi ve çalışanlar ilan edilen kredileri kullanamamakta veya yüzde 20-50 arası bir ödenek aldıklarını belirtmektedir” dedi.
“ACİL EYLEM PAKETİ KREDİ DEĞİL HİBE OLMALI”
Virüs sebebiyle zor günler geçiren vatandaşa acil eylem paketi adı altında kredi değil hibe verilmesi gerektiğini söyleyen Çakırlar, “Esnafın ve çalışan vatandaşlarımızın devletten beklentisi ekonomik olarak zor günler geçiren vatandaşlarına acil eylem paketi adı altında sunulan desteğin kredi olmaması hibe olması gerektiğidir. İlla bir kredi verilecekse bu kredinin faizi devlet tarafından karşılanmalı, aynı zamanda esnafın çalışmadığı aylarda kirasını devletin karşılaması, salgının başladığı tarih olan mart ayından itibaren 1 yıl boyunca elektrik, su ve doğalgaz ücretlerinin en az %50’sinin karşılanması gibi destekler sağlanmalıydı 3 aylık ertelemeler çare olmayacak, normalleşme süresince ekonomik problemler devam edecektir” dedi.
“EDİRNE ESNAFI MÜŞTERİ EKSİKLİĞİNİ YAŞAMAKTADIR”
Özellikle Edirne gibi insan sirkülasyonunun nüfus olarak az olduğu şehirlerde küçük esnafın sıkıntısı anlatılacak gibi olmadığını söyleyen Çakırlar, “Edirne esnafımız müşterilerinin büyük bir kısmını oluşturan öğrenci ve turist eksikliğini çok fazla yaşayacaktır, hatta uzun bir süredir yaşamaktadır. 27 Şubat tarihinden itibaren Ülkemizde yaşayan düzensiz göçmenlere sınır kapılarının açılmasının ardından Yunanistan’ın göçmenleri ülkesine kabul etmemesi sebebiyle sınır güvenliği olarak kapılarını kapatması sonucunda, şehrimize alışveriş amaçlı ve turistik gezi için gelen komşu ülke vatandaşlarının eksikliği esnaf tarafından hissedilmiş, 15 gün kadar sonra ise hem üniversitelerin zorunlu ara vermesi ve vatandaşlarımızın kendilerini izole etmek için evden çıkmamaları esnafın varlığını bitirme noktasına getirmiştir. Bu sebeplerle büyük bir ekonomik çıkmaza giren esnafımızın dertlerini ve problemlerini Tekalif-i milliye diyerek sarfınazar etmek, devlet ricaline hiç ama hiç yakışmaz” dedi. (Haber Merkezi)
“ŞU AN BİRÇOK ÇALIŞAN (ÇALIŞAMAYAN) YARINI HESAPLAYAMAMAKTADIR”
Birçok çalışanın yada virüs sebebiyle işini kaybetmiş çalışamayan durumda olan vatandaşın yarınını hesaplayamadığını söyleyen Çakırlar, “Ülkemizde Taksici, berber, garson ve yevmiyeci gibi günlük gelirleriyle hayatlarını idame ettirmek zorunda olan birçok çalışan vardır. Salgın süresince dükkanları kapalı olan berberler, lokantalarda insana hizmet için var olan garsonlar gibi bir çok iş koluna ait çalışanlar işsiz vaziyettedir. Normalleşme sürecinde dahil bu iş gruplarındaki çalışanlar, insanlara yakın etkileşimin önüne geçilmesi için fazlalık olarak görülecek ve işten çıkarma süreci geçtikten sonra, köklü bir değişiklik yapılmaması durumunda işlerini kaybetmekle yüz yüze kalacaktır.
Kamu bankaları üzerinden verilen desteklerde şartlar sunulmasından dolayı birçok iş yeri sahibi ve çalışanlar ilan edilen kredileri kullanamamakta veya yüzde 20-50 arası bir ödenek aldıklarını belirtmektedir” dedi.
“ACİL EYLEM PAKETİ KREDİ DEĞİL HİBE OLMALI”
Virüs sebebiyle zor günler geçiren vatandaşa acil eylem paketi adı altında kredi değil hibe verilmesi gerektiğini söyleyen Çakırlar, “Esnafın ve çalışan vatandaşlarımızın devletten beklentisi ekonomik olarak zor günler geçiren vatandaşlarına acil eylem paketi adı altında sunulan desteğin kredi olmaması hibe olması gerektiğidir. İlla bir kredi verilecekse bu kredinin faizi devlet tarafından karşılanmalı, aynı zamanda esnafın çalışmadığı aylarda kirasını devletin karşılaması, salgının başladığı tarih olan mart ayından itibaren 1 yıl boyunca elektrik, su ve doğalgaz ücretlerinin en az %50’sinin karşılanması gibi destekler sağlanmalıydı 3 aylık ertelemeler çare olmayacak, normalleşme süresince ekonomik problemler devam edecektir” dedi.
“EDİRNE ESNAFI MÜŞTERİ EKSİKLİĞİNİ YAŞAMAKTADIR”
Özellikle Edirne gibi insan sirkülasyonunun nüfus olarak az olduğu şehirlerde küçük esnafın sıkıntısı anlatılacak gibi olmadığını söyleyen Çakırlar, “Edirne esnafımız müşterilerinin büyük bir kısmını oluşturan öğrenci ve turist eksikliğini çok fazla yaşayacaktır, hatta uzun bir süredir yaşamaktadır. 27 Şubat tarihinden itibaren Ülkemizde yaşayan düzensiz göçmenlere sınır kapılarının açılmasının ardından Yunanistan’ın göçmenleri ülkesine kabul etmemesi sebebiyle sınır güvenliği olarak kapılarını kapatması sonucunda, şehrimize alışveriş amaçlı ve turistik gezi için gelen komşu ülke vatandaşlarının eksikliği esnaf tarafından hissedilmiş, 15 gün kadar sonra ise hem üniversitelerin zorunlu ara vermesi ve vatandaşlarımızın kendilerini izole etmek için evden çıkmamaları esnafın varlığını bitirme noktasına getirmiştir. Bu sebeplerle büyük bir ekonomik çıkmaza giren esnafımızın dertlerini ve problemlerini Tekalif-i milliye diyerek sarfınazar etmek, devlet ricaline hiç ama hiç yakışmaz” dedi. (Haber Merkezi)





