Haber : Mutahhere Çağlı Milon
Alışverişe gelen insan Edirne’nin içine girerek para harcaması gerektiğini ifade eden Altunhan, “Kuruyemiş de alsın, ciğer de yesin, köfte de yesin, ama orada o iş öyle bir endekslenmiş ki, insanlar sadece gelsin, İstanbul’dan, Ankara’dan gelecek esnaf oradan faydalansın parayı toplayıp gitsin, bizim esnafımız da ağzı açık baksın. Böyle bir şey yok. Bunlara neden değiniyorum? Çünkü baktım ki; hakikaten bu duruma sessiz kalınıyor. Ben hiçbir odayı suçlamak, hiçbir odaya bir şey demek istemiyorum ama istenirse yürütmeyi durdurma kararıyla burada ticaret yapamazlar” şeklinde konuştu.
“25 DÖNÜM ARAZİMİ HİZMETE AÇMAYA TAAHHÜT EDİYORUM”
Altunhan, “Madem bu çadıra bu kadar önem veriyorlar; Ticaret Odası ve Borsa birleşerek Edirne esnafına büyük bir çadır yapsın. Benim Kapıkule yolu üzerinde, yola sıfır 25 dönüm yerim var. Orayı da ben bedava Edirne esnafının hizmetine vermeyi taahhüt ediyorum. Bu da benden” ifadelerini kullandı.
“ÇADIRDA TİCARET OLMAZ”
Normalde çadırda ticaret olmayacağını ifade eden Altunhan, “Buraya çadır açtık, diyorlar. Bunların hiçbiri yasal değil. O çadırda hangi güvenlik önlemleri var. Allah korusun bir yangın çıksa, her tarafı naylon. Kim bunun hesabını verebilir? Zaten bu çadıra kim ruhsat verebilir? O kurulacak çadırın ruhsatı var mıdır? Biz ufacık bir iş yapsak, 5 metrekarelik bir dükkan açsak; hemen çalışma ruhsatı, sigorta, elektrik, vergi dairesine kayıtlı olup olmadığı soruluyor. Eğer böyle bir kolaylık varsa, çadır açıp ticaret yapmak varsa; ben de Saraçlar Caddesi’nin ortasına kurayım bir çadır, orada ticaret yapayım. Kesinlikle buna müsaade edilmemesi gerekiyor. Diyorlar ki; Edirneli esnaf olacak. Ya Edirneli esnaf olacak deyip de; şimdi Edirne’deki esnaflardan hangisi dükkanını kapatıp oraya gidebilecek? Öyle bir şey yok” ifadelerine yer verdi.
“BU EDİRNE ESNAFININ EKMEĞİNE KAN DOĞRAMAKTIR”
Bu işin sadece bu bir başlangıç olacağına dikkat çeken Altunhan, “Edirne’de odaların sahip çıkması lazım. Böyle çadırlara, şunlara bunlara göz yummaması lazım. Benim bu kişisel düşüncem tabii. Daha güzel düşünen insanlar da vardır. Edirne ekonomisine faydalı olacak, diyen insanlar da vardır ama ben buna inanmıyorum. Kesinlikle Edirne ekonomisi zaten şu anda esnaf biraz Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan gelen turistlerle geçiniyor. Bu turistler de Kapıkule’de karşılanırsa; bu Edirne esnafının ekmeğine kan doğramaktır. Yazıktır, günahtır” dedi.
“EDİRNELİ ESNAFIMIZ MAĞDUR OLMASIN”
Altunhan, “Edirne’de tekstil ürünü yok mu? Bir sürü bu işin yapan iş yeri var. Belki de; encümenden karar alındığı zaman bunu küçük bir şey zannettiler. Ama devasa bir çadır. Bu Edirne esnafının ekmeğine kan doğrar. Yanlış yapılır mı? Yapılabilir ama yanlışın neresinden dönülürse kardır. Belki de bizim bu konuşmamızdan sonra dönülür. Önemli olan, Edirneli esnafımız mağdur olmasın, esnafımıza zarar gelmesin” dedi.
“TAVŞANA KAÇ, TAZIYA TUT DENMEZ”
ETSO’nun çadıra karşı olduğu sorusu üzerine sözlerine devam eden Altunhan; “Ama önce onlar çağırmışlar, onlar izin vermişler. Tavşana kaç, tazıya tut denmez. Orada doğru söylemiyorlar. Ne demek ya. Ticaret Odası Başkanıysa çıkacak aslan gibi, ‘Ben bu çadıra karşıyım arkadaş’ diyecek. Esnafları toplayacak. Ağzının ucuyla kim konuşursa, onda bir şey vardır. Avazı çıktığı kadar bağıracak Edirneli esnaf için. Ufacık bir köşeden bir şey söyleyip ‘Ben karşıyım’ demekle olmaz. Avazı çıktığı kadar bağıracak. Hele ki Ticaret Odası Başkanı, diğer oda başkanları avazı çıktığı kadar bağıracaklar. Haklarını arayacaklar. Bu esnafın haklarını korumak için oturuyorlar o koltuklarda. Maalesef Oda Başkanlarımızda biraz zafiyet var bu konuda. Zafiyet göstermesinler, dik duruşlarını göstersinler. Oturdukları koltuğun, makamın hakkını versinler. Onlar koltukların hakkını vermezlerse, benim gibi birisi de çıkar böyle onlar hakkında konuşur. Kendilerine laf konuşturmasınlar” diye konuştu.
Alışverişe gelen insan Edirne’nin içine girerek para harcaması gerektiğini ifade eden Altunhan, “Kuruyemiş de alsın, ciğer de yesin, köfte de yesin, ama orada o iş öyle bir endekslenmiş ki, insanlar sadece gelsin, İstanbul’dan, Ankara’dan gelecek esnaf oradan faydalansın parayı toplayıp gitsin, bizim esnafımız da ağzı açık baksın. Böyle bir şey yok. Bunlara neden değiniyorum? Çünkü baktım ki; hakikaten bu duruma sessiz kalınıyor. Ben hiçbir odayı suçlamak, hiçbir odaya bir şey demek istemiyorum ama istenirse yürütmeyi durdurma kararıyla burada ticaret yapamazlar” şeklinde konuştu.
“25 DÖNÜM ARAZİMİ HİZMETE AÇMAYA TAAHHÜT EDİYORUM”
Altunhan, “Madem bu çadıra bu kadar önem veriyorlar; Ticaret Odası ve Borsa birleşerek Edirne esnafına büyük bir çadır yapsın. Benim Kapıkule yolu üzerinde, yola sıfır 25 dönüm yerim var. Orayı da ben bedava Edirne esnafının hizmetine vermeyi taahhüt ediyorum. Bu da benden” ifadelerini kullandı.
“ÇADIRDA TİCARET OLMAZ”
Normalde çadırda ticaret olmayacağını ifade eden Altunhan, “Buraya çadır açtık, diyorlar. Bunların hiçbiri yasal değil. O çadırda hangi güvenlik önlemleri var. Allah korusun bir yangın çıksa, her tarafı naylon. Kim bunun hesabını verebilir? Zaten bu çadıra kim ruhsat verebilir? O kurulacak çadırın ruhsatı var mıdır? Biz ufacık bir iş yapsak, 5 metrekarelik bir dükkan açsak; hemen çalışma ruhsatı, sigorta, elektrik, vergi dairesine kayıtlı olup olmadığı soruluyor. Eğer böyle bir kolaylık varsa, çadır açıp ticaret yapmak varsa; ben de Saraçlar Caddesi’nin ortasına kurayım bir çadır, orada ticaret yapayım. Kesinlikle buna müsaade edilmemesi gerekiyor. Diyorlar ki; Edirneli esnaf olacak. Ya Edirneli esnaf olacak deyip de; şimdi Edirne’deki esnaflardan hangisi dükkanını kapatıp oraya gidebilecek? Öyle bir şey yok” ifadelerine yer verdi.
“BU EDİRNE ESNAFININ EKMEĞİNE KAN DOĞRAMAKTIR”
Bu işin sadece bu bir başlangıç olacağına dikkat çeken Altunhan, “Edirne’de odaların sahip çıkması lazım. Böyle çadırlara, şunlara bunlara göz yummaması lazım. Benim bu kişisel düşüncem tabii. Daha güzel düşünen insanlar da vardır. Edirne ekonomisine faydalı olacak, diyen insanlar da vardır ama ben buna inanmıyorum. Kesinlikle Edirne ekonomisi zaten şu anda esnaf biraz Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan gelen turistlerle geçiniyor. Bu turistler de Kapıkule’de karşılanırsa; bu Edirne esnafının ekmeğine kan doğramaktır. Yazıktır, günahtır” dedi.
“EDİRNELİ ESNAFIMIZ MAĞDUR OLMASIN”
Altunhan, “Edirne’de tekstil ürünü yok mu? Bir sürü bu işin yapan iş yeri var. Belki de; encümenden karar alındığı zaman bunu küçük bir şey zannettiler. Ama devasa bir çadır. Bu Edirne esnafının ekmeğine kan doğrar. Yanlış yapılır mı? Yapılabilir ama yanlışın neresinden dönülürse kardır. Belki de bizim bu konuşmamızdan sonra dönülür. Önemli olan, Edirneli esnafımız mağdur olmasın, esnafımıza zarar gelmesin” dedi.
“TAVŞANA KAÇ, TAZIYA TUT DENMEZ”
ETSO’nun çadıra karşı olduğu sorusu üzerine sözlerine devam eden Altunhan; “Ama önce onlar çağırmışlar, onlar izin vermişler. Tavşana kaç, tazıya tut denmez. Orada doğru söylemiyorlar. Ne demek ya. Ticaret Odası Başkanıysa çıkacak aslan gibi, ‘Ben bu çadıra karşıyım arkadaş’ diyecek. Esnafları toplayacak. Ağzının ucuyla kim konuşursa, onda bir şey vardır. Avazı çıktığı kadar bağıracak Edirneli esnaf için. Ufacık bir köşeden bir şey söyleyip ‘Ben karşıyım’ demekle olmaz. Avazı çıktığı kadar bağıracak. Hele ki Ticaret Odası Başkanı, diğer oda başkanları avazı çıktığı kadar bağıracaklar. Haklarını arayacaklar. Bu esnafın haklarını korumak için oturuyorlar o koltuklarda. Maalesef Oda Başkanlarımızda biraz zafiyet var bu konuda. Zafiyet göstermesinler, dik duruşlarını göstersinler. Oturdukları koltuğun, makamın hakkını versinler. Onlar koltukların hakkını vermezlerse, benim gibi birisi de çıkar böyle onlar hakkında konuşur. Kendilerine laf konuşturmasınlar” diye konuştu.





