Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen basın toplantısında, Bulgaristan Parlamentosu’nun, AB ülkeleri dışındaki oy kullanma noktalarını 20 ile sınırlandırılmasına yönelik aldığı karar eleştirildi.
Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen basın toplantısında, Bulgaristan Parlamentosu’nun Avrupa Birliği ülkeleri dışındaki oy kullanma noktalarını 20 ile sınırlandıran kararına tepki gösterildi.
Kentte bir tesiste gerçekleştirilen toplantıda konuşan Dernek Başkanı Cevat Güneş, Bulgaristan’ın diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri dışında açılabilecek sandık sayısının ciddi şekilde azaltıldığını ifade etti. Güneş, bu düzenlemenin özellikle Türkiye’de yaşayan çifte vatandaşları doğrudan etkileyeceğini söyledi.
Söz konusu kararın, 5 Şubat’ta Bulgaristan Parlamentosu’nda yapılan oylamada Vazrajdane Partisi’nin teklifiyle kabul edildiğini hatırlatan Güneş, Türkiye’de yaşayan yüz binlerce çifte vatandaşın anayasal haklarını kullanmakta zorlanacağını belirtti. Güneş, son gelişmelerin geçmişte yaşanan zorunlu göç ve asimilasyon politikalarını hatırlattığını dile getirdi.
Karardan çok büyük rahatsızlık duyduklarını dile getiren Güneş, “Çünkü biz Bulgaristan'daki anayasaya tanınmış olan bu haklardan mahrum bırakılmak istemiyoruz. Yasal olarak biz sandığa girip oy kullanma hakkına sahibiz. Fakat Türkiye büyük bir ülke. Burada yaşayan soydaşlarımız farklı illerde mevcut. Ve siz eğer sandıkları yüz altmış küsur sayıdan yirmiye düşürüp bizim hakkımızı kısıtlıyorsanız fiili olarak şu anlama gelmekte. Siz oy kullanmayın. Siz Türk soylu Bulgaristan vatandaşlarısınız. Dolayısıyla sizin biz oyunuzu Bulgaristan Parlamentosu'nda görmek istemiyoruz. Fakat biz de şunu dile getirmek istiyoruz. Biz Bulgaristan parlamentosunda temsil edilmek istiyoruz. Çünkü biz Bulgaristan Vatandaşıyız ve oradaki anayasa bize de bu hakkı tanıyor. Bizim dedelerimiz, atalarımız bu topraklarda yaşadı. Biz de burada yaşadık. Ve hoşumuza gitmeyen bir zorunlu göç sebebi açısından asimilasyon politikasına karşı kaldığımız için biz Türkiye'ye ana vatana göç etmek zorunda kaldık. Fakat bizim dedelerimiz, babalarımız yıllarca Bulgaristan'da vatandaş oldukları ülkede emek verdiler. Orası için çalıştılar. Ve büyük bir Bulgaristan'daki belki de çok yaşayan bir bulgurun bile yapmadığı fedakarlığı yapıp Bulgaristan'ı el birliğiyle ayağa kaldırmak için uğraştılar. Biz yine aynı hedefler doğrultusunda Bulgaristan'daki vatandaşlığımızın bilincinde olup oradaki ülkeyi biz kalkındırma amacındayız. Bizim ayrımcılığa maruz kalmamız bizim açımızdan kabul edilebilir. Bir durum değildir. Bunu biz bir bildiri ile sunmak istiyoruz.” Dedi.
Derneğin dış ilişkilerden sorumlu üyesi, Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yıldırım da düzenlemenin düzenlemeyle sandık sayısının 20 ile sınırlandırılmasının seçme hakkının fiilen kullanılabilirliğini ortadan kaldırdığını aktardı.
Seçme hakkının yalnızca teorik tanınmadığını vurgulayan Yıldırım, “Fiili erişilebilirlik esastır. İki, dolaylı ayrımcılık sorunu. Sandık sayısının ikamet edilen ülkenin AB üyesi olup olmamasına göre sınırlandırılması görünüşe görünüşte nötr bir düzenleme olmakla birlikte orantısız biçimde Türkiye'de yaşayan Bulgaristan Türklerini Bu durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin on dördüncü maddesi ve AB temel hakları şartının yirmi birinci maddesi kapsamında dolaylı ayrımcılık yasağı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının seçme ve seçilme haklarını fiilen korunmasını sağlayacak daha kapsayıcı ve orantılı bir düzenleme yapılması yönünde Bulgaristan makamlarına gerekli tavsiyelerde bulunuyor ve gerekli uygulamaları yerine getirmesini talep ediyoruz.” Şeklinde konuştu.(Haber:Hasan Yiğit KONAKLILAR)





