Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
Kanser, lösemi gibi hastalıklarda kullanılan yeni ilaçların çok pahalı olması nedeniyle bütçe için ciddi yük teşkil etmesinden tedbirli hareket edildiğini ifade eden Eczacılar Odası Denetleme Kurulu Başkanı Eczacı Şükrü Ciravoğlu, bu rutin olarak sürekli izlenen ve uygulanan bir yol bizim sağlık sistemimizin içinde sağlık bakanlığınca ruhsatlandırılan yeni ilaçların geri ödeme kapsamına alınıp alınmaması Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından değerlendiriliyor. Burada 2 ana grupta değerlendirebiliriz. Bir tanesi dünyada yeni bulunmuş olan yeni moleküller ve yeni tedaviye girmiş ilaçlar. Bunların geri ödeme kapsamına alınması için bir süre hem ilacın güvenirliliğinin kanıtlanması bakımından bekleniyor. Ayrıca tabi ki genelde özellikle kanser, lösemi gibi hastalıklarda kullanılan yeni ilaçların çok pahalı olması büyük ölçüde, dolayısı ile bütçe içinde ciddi bir yük getireceği nedeni ile biraz daha tedbirli hareket edilmek durumunda kalınıyor. Bu sürecin uzaması bundan sonuçta yarar, zarar riski gözetilerek sonuçta geri ödeme kapsamına alınmasına karar verilebiliyor, sürekli takip edilen bir olgu bu diğer bir alanı da bunun piyasada mevcut ilaçların jenerikliklerinin çıkarılması yani benzerlerinin çıkarılması. Mevcut olan piyasanın ihtiyacı yetmeyen ilaçlar olabilir ya da rekabet nedeni ile başka firmalar tarafından yeni ruhsatlandırılan ilaçlar olabilir. Onların piyasaya sürülmesi de dolayısı ile geri ödeme kapsamına alınmalarını gerektiriyor. Geri ödeme kapsamından çıkarılması söz konusu olan ilaçlar konusu ise daha evvel birkaç ay öncede bu konuda ciddi duyumlar alındı, halende devam ediyor. Bazı ilaçların geri ödeme kapsamından çıkarılması konusunda bu konudaki görüşümüzün daha öncede belirttik. Burada söz konusu olan duyumlarımıza göre bazı ağrı kesiciler, boğaz için kullanılan bazı antiseptik spreyler gibi bu tür şeylerin çıkarılması söz konusu tam nelerin çıkarılacağını bilemediğimiz için net bir şey söylememiz olanaklı değil. Ama sonuçta ilaç ruhsatı olan yani tedavide kullanılan insanın sağlığı için kullanılan bir hastalığı belli bir tesirini iyileştirmek için kullanılan her ürün ilaçtır. Bu şekilde değerlendirilmesi gerekir. Ödeme kapsamından çıkarılması vatandaşın sağlığını tehdit eder, bu alandaki hizmeti aksatır, artı ekonomik yönden de vatandaşın cebine yük getirir. Doğal olarak bunların çıkarılmasını doğru bulmuyoruz, belki çok pahalı olmayan basit, ucuz şeyler ama daha pahalı tedavilerin önlenmesi içinde gerekli olan ürünlerdir diye düşünüyorum” dedi.
“GERİ ÖDEME LİSTESİNE ALINAN TOPLAM İLAÇ SAYISI 8844”
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada; 2019 yılında 444 adet yeni ilaç geri ödemeye girmiştir. Bunların 351 adedi yurt içi imal, 93 adedi ise ithal üründür. Yerli ilaç sayısı oranının artmasıyla hem fiyat bazında yerli üretim desteklenirken hem de hastaların ilaçlara daha kolay erişimi sağlanmıştır. Böylelikle bugüne kadar geri ödeme listesine alınan toplam ilaç sayısı 8844 oldu. Bu ilaçlardan 6511'i yurt içi imal, 1960'ı ithal olup ülkemizde ruhsatlı, 373'ü ise direkt yurt dışından getirilen ilaçlardan oluşuyor” şeklinde bildirildi.
“ÜLKE EKONOMİSİ İÇİNDE KAZANÇTIR”
Tablo gidişatının olumlu olmakla beraber, istenen düzeyde olmadığını ifade eden Ciravoğlu, “Şöyle değerlendirmek lazım Türkiye’deki ilaç sanayi üretim için kalite standardı bakımından Avrupa düzeyinde hatta çok ülkenin üzerinde dünya ile rekabet edebilecek kalite düzeyine sahip ilaç sanayi. Ancak burada üretilen ürünlerin yabancı ruhsatlar ile sadece işçilik ve üretim maliyetini kurtarmayı sağlıyor. Esas olan burada ürünün kendisini bizim bulup geliştirmemiz yani sıfırdan imalat etmemizdir. Onun için arge çalışmaları gerekiyor, bu Türkiye’de uzun yıllar çok ihmal edilmiş konuydu şimdi yavaş yavaş da farkına varılmaya başlandı. Bu yöne eğilmeye başladı firmalar, yeni moleküller bulup geliştirebilirsek esas ekonomik katkımız bu olacaktır. Bu da önemli bir şeydir, hiç değilse işçilik ve diğer yan malzeme maliyetlerini kendimizin karşılaması bizim üretiyor olmamız kısmi de olsa döviz bazın kardır. Ülke ekonomisi içinde kazançtır.
Kanser, lösemi gibi hastalıklarda kullanılan yeni ilaçların çok pahalı olması nedeniyle bütçe için ciddi yük teşkil etmesinden tedbirli hareket edildiğini ifade eden Eczacılar Odası Denetleme Kurulu Başkanı Eczacı Şükrü Ciravoğlu, bu rutin olarak sürekli izlenen ve uygulanan bir yol bizim sağlık sistemimizin içinde sağlık bakanlığınca ruhsatlandırılan yeni ilaçların geri ödeme kapsamına alınıp alınmaması Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından değerlendiriliyor. Burada 2 ana grupta değerlendirebiliriz. Bir tanesi dünyada yeni bulunmuş olan yeni moleküller ve yeni tedaviye girmiş ilaçlar. Bunların geri ödeme kapsamına alınması için bir süre hem ilacın güvenirliliğinin kanıtlanması bakımından bekleniyor. Ayrıca tabi ki genelde özellikle kanser, lösemi gibi hastalıklarda kullanılan yeni ilaçların çok pahalı olması büyük ölçüde, dolayısı ile bütçe içinde ciddi bir yük getireceği nedeni ile biraz daha tedbirli hareket edilmek durumunda kalınıyor. Bu sürecin uzaması bundan sonuçta yarar, zarar riski gözetilerek sonuçta geri ödeme kapsamına alınmasına karar verilebiliyor, sürekli takip edilen bir olgu bu diğer bir alanı da bunun piyasada mevcut ilaçların jenerikliklerinin çıkarılması yani benzerlerinin çıkarılması. Mevcut olan piyasanın ihtiyacı yetmeyen ilaçlar olabilir ya da rekabet nedeni ile başka firmalar tarafından yeni ruhsatlandırılan ilaçlar olabilir. Onların piyasaya sürülmesi de dolayısı ile geri ödeme kapsamına alınmalarını gerektiriyor. Geri ödeme kapsamından çıkarılması söz konusu olan ilaçlar konusu ise daha evvel birkaç ay öncede bu konuda ciddi duyumlar alındı, halende devam ediyor. Bazı ilaçların geri ödeme kapsamından çıkarılması konusunda bu konudaki görüşümüzün daha öncede belirttik. Burada söz konusu olan duyumlarımıza göre bazı ağrı kesiciler, boğaz için kullanılan bazı antiseptik spreyler gibi bu tür şeylerin çıkarılması söz konusu tam nelerin çıkarılacağını bilemediğimiz için net bir şey söylememiz olanaklı değil. Ama sonuçta ilaç ruhsatı olan yani tedavide kullanılan insanın sağlığı için kullanılan bir hastalığı belli bir tesirini iyileştirmek için kullanılan her ürün ilaçtır. Bu şekilde değerlendirilmesi gerekir. Ödeme kapsamından çıkarılması vatandaşın sağlığını tehdit eder, bu alandaki hizmeti aksatır, artı ekonomik yönden de vatandaşın cebine yük getirir. Doğal olarak bunların çıkarılmasını doğru bulmuyoruz, belki çok pahalı olmayan basit, ucuz şeyler ama daha pahalı tedavilerin önlenmesi içinde gerekli olan ürünlerdir diye düşünüyorum” dedi.
“GERİ ÖDEME LİSTESİNE ALINAN TOPLAM İLAÇ SAYISI 8844”
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada; 2019 yılında 444 adet yeni ilaç geri ödemeye girmiştir. Bunların 351 adedi yurt içi imal, 93 adedi ise ithal üründür. Yerli ilaç sayısı oranının artmasıyla hem fiyat bazında yerli üretim desteklenirken hem de hastaların ilaçlara daha kolay erişimi sağlanmıştır. Böylelikle bugüne kadar geri ödeme listesine alınan toplam ilaç sayısı 8844 oldu. Bu ilaçlardan 6511'i yurt içi imal, 1960'ı ithal olup ülkemizde ruhsatlı, 373'ü ise direkt yurt dışından getirilen ilaçlardan oluşuyor” şeklinde bildirildi.
“ÜLKE EKONOMİSİ İÇİNDE KAZANÇTIR”
Tablo gidişatının olumlu olmakla beraber, istenen düzeyde olmadığını ifade eden Ciravoğlu, “Şöyle değerlendirmek lazım Türkiye’deki ilaç sanayi üretim için kalite standardı bakımından Avrupa düzeyinde hatta çok ülkenin üzerinde dünya ile rekabet edebilecek kalite düzeyine sahip ilaç sanayi. Ancak burada üretilen ürünlerin yabancı ruhsatlar ile sadece işçilik ve üretim maliyetini kurtarmayı sağlıyor. Esas olan burada ürünün kendisini bizim bulup geliştirmemiz yani sıfırdan imalat etmemizdir. Onun için arge çalışmaları gerekiyor, bu Türkiye’de uzun yıllar çok ihmal edilmiş konuydu şimdi yavaş yavaş da farkına varılmaya başlandı. Bu yöne eğilmeye başladı firmalar, yeni moleküller bulup geliştirebilirsek esas ekonomik katkımız bu olacaktır. Bu da önemli bir şeydir, hiç değilse işçilik ve diğer yan malzeme maliyetlerini kendimizin karşılaması bizim üretiyor olmamız kısmi de olsa döviz bazın kardır. Ülke ekonomisi içinde kazançtır.





