Türkiye Sağlık Sen temsilcisi Özcan Arslan ise enflasyon vurgusu yaptı. Yetkililere verilen zamlarla ilgili çağrıda bulunan Arslan, “Bizler bizi memur sayma diyoruz, bizi elektrik say, doğalgaz say, ayçiçeği say bizi neye sayarsan say memur sayma diyoruz artık. Son 2-3 yıldır yüzde 2,3’lerle bıktık diyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye Kamu Sen tarafından 81ilde eş zamanlı olarak basın açıklaması düzenlendi. Edirne İl temsilciliği tarafından Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi önünde düzenlenen basın açıklamasına Türkiye Kamu Sen’e bağlı Sağlık Sen ve Eğitim Sen şubeleri de destek verdi. Sendika üyeleri, kaldırdıkları ‘bizi memur sayma diyoruz, bizi elektrik say, doğalgaz say, ayçiçeği say’ afişleriyle verilen zamma tepki gösterdi.
Basın açıklamasını okuyan Türkiye Kamu Sen Edirne İl Temsilcisi Alim Kanpolat, Kamu çalışanlarının önemine vurgu yaptı. Kamu çalışanlarına yapılan zam teklifinin yenilenmesi gerektiğini ifade eden Kanpolat, “Ne yazık ki son yıllarda ülkemizde felaketlerin ardı arkası kesilmemekte, biri biterken diğeri başlamaktadır. Geçtiğimiz yılın başında hayatımıza giren salgın; depremler, orman yangınları, sel felaketleri, kazalar nedeniyle adeta bir kâbus yaşamakta, sayısız vatandaşımızı ve kamu görevlimizi bu afetlere kurban vermekteyiz.
Bu vesile ile başta geçtiğimiz günlerde yaşadığımız sel felaketi olmak üzere bütün salgın ve afetlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, etkilenenlere geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyor, bir an önce bütün felaketlerin son bulmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz. Ülkemizde türlü olumsuzluklar yaşanırken Devletimizin kamu görevlileri bütün yaraları sarmak için var gücüyle mücadele ediyor. UMKE’siyle, AFAD’ıyla, dalgıçlarıyla, İtfaiyesiyle, Sağlıkçısıyla, Ormancısıyla, Eğitimcisiyle, eEektrik, Doğalgaz, su, altyapı hizmetleriyle, postacısı, zabıtası ve güvenlik görevlisiyle halkımızın imdadına koşuyoruz. Kamu görevlileri olarak yalnızca olağan dönemlerde değil özellikle olağanüstü dönemlerde de Devletimizin görünen yüzü, şefkat eli olarak hayati bir görev yürütüyoruz.
Bu kapsamda değerlendirdiğimizde Kamu çalışanlarımızın ifa ettikleri hizmetlerin değerinin ve öneminin parasal bir karşılığı bulunmuyor. Yaşanan felaketlerde bir kere daha gördük ki, kamu hizmeti kutsal bir görev ve onu layıkıyla yerine getiren fedakâr çalışanlar sayesinde bugün ülkemizin dört bir yanında hayat normal seyrinde ilerleyebildiğini görüyoruz. Son dönemde ekonomideki gelişmeler de hep birlikte izlemekteyiz. Bilhassa 2012 yılından beri gerek zorunlu harcama kalemlerindeki artışlar gerekse döviz, altın, konut gibi kalemlere gelen zamlar, maaşlara yapılan %3 lük zamların kat be kat üzerinde seyrediyor ve maaşların gün geçtikçe eridiğini hepimiz yaşayarak görüyoruz. Kamu çalışanlarının maaşları yıl içinde enflasyon kadar bile artmıyor; sonradan verilen enflasyon farkı ise hiçbir yaraya merhem olmuyor. Aynı işveren toplumun çeşitli kesimlerini desteklerken afetle, salgınla, felaketle boğuşan memurlarımız bir de ekonominin cenderesi altında eziliyor. 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri, işte böyle bir ortamda başladı. Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlilerimizin kazanımlarını artırmak ve bu olumsuz gidişata son verebilmek adına ortak taleple gittik.” İfadelerini kullandı.
“KABUL EDİLEBİLİR TEKLİF İÇİN ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ”
Kamu çalışanlarının taleplerini sıralayan Kanpolat, teklifin yenilenmesi için çağrıda bulundu. Kanpolat, “ Biz Türkiye Kamu-Sen olarak, pazarlık yapmaya zaman kalacak şekilde bir an önce yeni ve kabul edilebilir bir teklifin gelmesi için Hükümete açık çağrıda bulunuyoruz. Bu teklifte toplu sözleşmelerin başında Kamu İşveren tarafına sunduğumuz, Gerçek enflasyon rakamlarının dikkate alındığı kabul edilebilir bir oransal artış; Geçmiş dönemlerde yaşanan kayıpların telafisi için seyyanen zam; Ülke ekonomisindeki büyümeden kamu görevlilerine de pay verilmesi; Reel gelir artışı sağlanabilmesi için maaşlara refah payı eklenmesi;
Kamuda yalnızca memurlara verilmeyen Bayram İkramiyesinin, memurlara da verilmesi;
Toplu Sözleşme İkramiyesinin yükseltilerek sendika üyesi kamu görevlilerinin teşvik edilmesi;
3600 ek gösterge uygulamasının tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde düzenlenmesi;
Bütün güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi; Yardımcı Hizmetlilerin Genel İdare Hizmetleri Sınıfına alınması; Aile yardımı, çocuk parası, doğum ve ölüm yardımı gibi sosyal yardım kalemlerinin çalışanın ihtiyacını karşılayacak şekilde yükseltilmesi gibi konuların mutlak surette yer alması gerekmektedir. Bütün bu unsurların yanında hizmet kollarına ilişkin olarak diğer hususların da sorunları kalıcı bir çözüme kavuşturacak biçimde ele alınması zorunludur.” Diye konuştu.
“MEMURLAR MARKETTE YÜZDE 5 Mİ ETKİLENDİ”
Türkiye Sağlık Sen temsilcisi Özcan Arslan ise verilen zamların az olduğuna vurgu yaptı. Arslan, “Bizler bizi memur sayma diyoruz, bizi elektrik say, doğalgaz say, ayçiçeği say bizi neye sayarsan say memur sayma diyoruz artık. Son 2-3 yıldır yüzde 2,3’lerle bıktık diyoruz. Çoğu arkadaşımızın cümlesi bu ben bunu iletmek için geldim. İşçi arkadaşlarımız yüzde 20-30 alırken, memurlar markette yüzde 5 mi etkilendi diyorlar. Haklılar bence. Masada kazanılamayan hak sahada kazanılır diyoruz. Artık duyun diyoruz bizleri. Biz üvey evlat değiliz, devletin vatandaşıyız. Bizlerde devletin evlatlarıyız. Çocuk yardımı bugün bizim bordrolarına bakın 85 lira, bir paket bez olmuş 250-270 lira arası. Bizlerle dalga geçmeyin. Okumuş insanlarız masada anlaşırız biz. Sahaya gerek yok, iş bırakmayada gerek yok. Çünkü bizim işimiz vicdanla. Biz hastayı bırakıp inemiyorsak, bu kadar az oluyorsak yukarıda yatan hastaların sayesinde diyoruz. Biz vicdanen bu mesleği yapıyoruz. Paradan önce vicdan geliyor, sağlıkçılar o yüzden rezillik çekiyoruz. Yukarıda tek hemşire kalıyor bir arkadaşı inebilsin diye. Dışarıdan gözüktü gibi değil. Burada 20 kişi oluyorsa yukarıda 30 kişi destek veriyor. Sendikalar iş bırakıyoruz dese de bizler gene bırakamıyoruz.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Türkiye Kamu Sen tarafından 81ilde eş zamanlı olarak basın açıklaması düzenlendi. Edirne İl temsilciliği tarafından Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi önünde düzenlenen basın açıklamasına Türkiye Kamu Sen’e bağlı Sağlık Sen ve Eğitim Sen şubeleri de destek verdi. Sendika üyeleri, kaldırdıkları ‘bizi memur sayma diyoruz, bizi elektrik say, doğalgaz say, ayçiçeği say’ afişleriyle verilen zamma tepki gösterdi.
Basın açıklamasını okuyan Türkiye Kamu Sen Edirne İl Temsilcisi Alim Kanpolat, Kamu çalışanlarının önemine vurgu yaptı. Kamu çalışanlarına yapılan zam teklifinin yenilenmesi gerektiğini ifade eden Kanpolat, “Ne yazık ki son yıllarda ülkemizde felaketlerin ardı arkası kesilmemekte, biri biterken diğeri başlamaktadır. Geçtiğimiz yılın başında hayatımıza giren salgın; depremler, orman yangınları, sel felaketleri, kazalar nedeniyle adeta bir kâbus yaşamakta, sayısız vatandaşımızı ve kamu görevlimizi bu afetlere kurban vermekteyiz.
Bu vesile ile başta geçtiğimiz günlerde yaşadığımız sel felaketi olmak üzere bütün salgın ve afetlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, etkilenenlere geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyor, bir an önce bütün felaketlerin son bulmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz. Ülkemizde türlü olumsuzluklar yaşanırken Devletimizin kamu görevlileri bütün yaraları sarmak için var gücüyle mücadele ediyor. UMKE’siyle, AFAD’ıyla, dalgıçlarıyla, İtfaiyesiyle, Sağlıkçısıyla, Ormancısıyla, Eğitimcisiyle, eEektrik, Doğalgaz, su, altyapı hizmetleriyle, postacısı, zabıtası ve güvenlik görevlisiyle halkımızın imdadına koşuyoruz. Kamu görevlileri olarak yalnızca olağan dönemlerde değil özellikle olağanüstü dönemlerde de Devletimizin görünen yüzü, şefkat eli olarak hayati bir görev yürütüyoruz.
Bu kapsamda değerlendirdiğimizde Kamu çalışanlarımızın ifa ettikleri hizmetlerin değerinin ve öneminin parasal bir karşılığı bulunmuyor. Yaşanan felaketlerde bir kere daha gördük ki, kamu hizmeti kutsal bir görev ve onu layıkıyla yerine getiren fedakâr çalışanlar sayesinde bugün ülkemizin dört bir yanında hayat normal seyrinde ilerleyebildiğini görüyoruz. Son dönemde ekonomideki gelişmeler de hep birlikte izlemekteyiz. Bilhassa 2012 yılından beri gerek zorunlu harcama kalemlerindeki artışlar gerekse döviz, altın, konut gibi kalemlere gelen zamlar, maaşlara yapılan %3 lük zamların kat be kat üzerinde seyrediyor ve maaşların gün geçtikçe eridiğini hepimiz yaşayarak görüyoruz. Kamu çalışanlarının maaşları yıl içinde enflasyon kadar bile artmıyor; sonradan verilen enflasyon farkı ise hiçbir yaraya merhem olmuyor. Aynı işveren toplumun çeşitli kesimlerini desteklerken afetle, salgınla, felaketle boğuşan memurlarımız bir de ekonominin cenderesi altında eziliyor. 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri, işte böyle bir ortamda başladı. Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlilerimizin kazanımlarını artırmak ve bu olumsuz gidişata son verebilmek adına ortak taleple gittik.” İfadelerini kullandı.
“KABUL EDİLEBİLİR TEKLİF İÇİN ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ”
Kamu çalışanlarının taleplerini sıralayan Kanpolat, teklifin yenilenmesi için çağrıda bulundu. Kanpolat, “ Biz Türkiye Kamu-Sen olarak, pazarlık yapmaya zaman kalacak şekilde bir an önce yeni ve kabul edilebilir bir teklifin gelmesi için Hükümete açık çağrıda bulunuyoruz. Bu teklifte toplu sözleşmelerin başında Kamu İşveren tarafına sunduğumuz, Gerçek enflasyon rakamlarının dikkate alındığı kabul edilebilir bir oransal artış; Geçmiş dönemlerde yaşanan kayıpların telafisi için seyyanen zam; Ülke ekonomisindeki büyümeden kamu görevlilerine de pay verilmesi; Reel gelir artışı sağlanabilmesi için maaşlara refah payı eklenmesi;
Kamuda yalnızca memurlara verilmeyen Bayram İkramiyesinin, memurlara da verilmesi;
Toplu Sözleşme İkramiyesinin yükseltilerek sendika üyesi kamu görevlilerinin teşvik edilmesi;
3600 ek gösterge uygulamasının tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde düzenlenmesi;
Bütün güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi; Yardımcı Hizmetlilerin Genel İdare Hizmetleri Sınıfına alınması; Aile yardımı, çocuk parası, doğum ve ölüm yardımı gibi sosyal yardım kalemlerinin çalışanın ihtiyacını karşılayacak şekilde yükseltilmesi gibi konuların mutlak surette yer alması gerekmektedir. Bütün bu unsurların yanında hizmet kollarına ilişkin olarak diğer hususların da sorunları kalıcı bir çözüme kavuşturacak biçimde ele alınması zorunludur.” Diye konuştu.
“MEMURLAR MARKETTE YÜZDE 5 Mİ ETKİLENDİ”
Türkiye Sağlık Sen temsilcisi Özcan Arslan ise verilen zamların az olduğuna vurgu yaptı. Arslan, “Bizler bizi memur sayma diyoruz, bizi elektrik say, doğalgaz say, ayçiçeği say bizi neye sayarsan say memur sayma diyoruz artık. Son 2-3 yıldır yüzde 2,3’lerle bıktık diyoruz. Çoğu arkadaşımızın cümlesi bu ben bunu iletmek için geldim. İşçi arkadaşlarımız yüzde 20-30 alırken, memurlar markette yüzde 5 mi etkilendi diyorlar. Haklılar bence. Masada kazanılamayan hak sahada kazanılır diyoruz. Artık duyun diyoruz bizleri. Biz üvey evlat değiliz, devletin vatandaşıyız. Bizlerde devletin evlatlarıyız. Çocuk yardımı bugün bizim bordrolarına bakın 85 lira, bir paket bez olmuş 250-270 lira arası. Bizlerle dalga geçmeyin. Okumuş insanlarız masada anlaşırız biz. Sahaya gerek yok, iş bırakmayada gerek yok. Çünkü bizim işimiz vicdanla. Biz hastayı bırakıp inemiyorsak, bu kadar az oluyorsak yukarıda yatan hastaların sayesinde diyoruz. Biz vicdanen bu mesleği yapıyoruz. Paradan önce vicdan geliyor, sağlıkçılar o yüzden rezillik çekiyoruz. Yukarıda tek hemşire kalıyor bir arkadaşı inebilsin diye. Dışarıdan gözüktü gibi değil. Burada 20 kişi oluyorsa yukarıda 30 kişi destek veriyor. Sendikalar iş bırakıyoruz dese de bizler gene bırakamıyoruz.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





