Özge BAYKAL
Tarım Bakanlığı kontrolünde olan ve piyasaya ‘bitkisel ürün’ olarak sunulan ürünlerin takibinin çok zor olduğunu söyleyen Ciravoğlu, “Tarım Bakanlığı’ndan izin alınmış ürünlerin takibi, kontrolü zor. Sağlık Bakanlığı’ndaki ilaçlar gibi sıkı bir kontrol altında değil. Bakanlık kontrolünde eczane deposu ve eczane aracılığıyla halka ulaştırılmayan ürünlerde kontrol zayıf olduğu için bitkisel ürün diye piyasaya sürülen üründe, kimyasal madde ya da içine ilaç etken maddesi eklendiğini gördük” dedi.
“GELİŞMESİ GEREKEN BİR UYGULAMA”
Eczacı Şükrü Ciravoğlu, ilacın doğruluğunu, sahteliğini, üretim hatalarını, geriye dönüşleri izlemek açısından uygulamanın geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ardından sözlerine devam eden Ciravoğlu, İlaç takip sistemi dediğimiz olay bir kare kod sistemidir. Bu çok çağdaş bir şey. Uzun bir süredir Türkiye’de uygulanıyor. Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlandırılmış bütün ilaçlarda kare kod var. Dünyada birçok ülkede yok. O açıdan bizim için önemli bir şey. Bu aslında ilacın üretiminden itibaren her aşamasını kontrol edebilmek anlamına geliyor. İlaç üretildiği anda üretim bandından çıktı mı, ne zaman üretildi, hangi aşamada, firmada mı, ecza deposunda mı, eczanede mi, hangi hastanın elinde bunu takip eden bir kodlama sistemidir. Bunun gelişmesi söz konusu olabilir” dedi.
“TAKİBİ KOLAY DEĞİL”
Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış ilaçların dışında da uygulama olanağı olabileceğini söyleyen Ciravoğlu, piyasada Tarım Bakanlığı’nca izin verilen ürünler olduğunu ifade etti. Bu ürünlerin bitkisel ürünler olduğunu söyleyen Ciravoğlu, Tarım Bakanlığı’nda İlaç Takip Sistemi olmadığını dile getirdi. Küreselleşme ve tüketim ekonomisinin de kamçılanmasıyla doğal ürünlerin internet ortamına yayıldığını belirten Ciravoğlu, ’’Çok uzun yıllar önce bunların tümü Sağlık Bakanlığı’nın kontrolündeydi. Daha sonra ticari zorlamalarla Tarım Bakanlığı’na geçti. Kolayca oradan izin alınarak piyasaya bazı ürünler sunuldu. Küreselleşme ve tüketim ekonomisinin de kamçılanmasıyla doğal olarak bu ürünler internete de yayıldı. Buradan da satışları başladı. Tarım Bakanlığı’ndan izin almış ürünlerin takibi, kontrolü zor. Sağlık Bakanlığı’ndaki ilaçlar gibi sıkı bir kontrol altında değil. Yani Tarım Bakanlığı’ndan bir kere izin alındıktan sonra kontrol yok. Bunun çok sakıncalı örneklerini yaşadık. Bakanlık kontrolünde eczane deposu ve eczane aracılığıyla halka ulaştırılmayan ürünlerde kontrol zayıf olduğu için bitkisel ürün diye piyasaya sürülen üründe, kimyasal madde ya da içine ilaç etken maddesi eklendiğini gördük” ifadelerini kullanarak ürünlerin takibinin kolay olmadığının altını çizdi.
“YÜZDE 100 ETKİ EDEN BİR ÜRÜN MÜMKÜN DEĞİL”
Son zamanlarda bitkisel ürünlerin internet ortamında satılmasıyla ilgili tamamen bitkisel olup yüzde 100 etki eden bir ürünün mümkün olmadığını söyleyen Ciravoğlu, vatandaşların kesin sonuç elde edemeyeceklerini ifade etti. Ardından sözlerine devam eden Ciravoğlu, ’’Temel olarak şunu kabul etmek lazım. Bir kere bitkisel ürün olarak çok tanıtılan, ticareti yapılan zayıflama ürünleri, cinsel fonksiyon arttırıcı ürünler var. Tamamen bitkisel olarak hazırlanarak, kesin sonuç elde edilebilecek bir ürün yok. Bu ürünler sadece destek olabilir. Ama bunun tanıtımı yapılırken kesin sonuç olarak tanıtıyorsanız, burada ya halkı yanıltıyorsunuz ya da içine kimyasal madde koyarak sahtecilik yapıyorsunuz. Geçmişte bu anlamdaki bazı ürünler ciddi sağlık problemlerine de neden oldu. İlacı kullanırken içinde ne olduğunu, ne kadar olduğunu, ne kadarının ne etki yapacağını yüzde 100 biliyorsunuz. Dolayısıyla hastaya ona göre veriliyor. Ama burada öyle bir şey yok. Tamamen bilinçsiz, duygusal bir şekilde insanlar bu tanıtımların büyüsüne kapılarak kullanıyorlar. Maalesef çok ciddi sorunlara yol açabilir. Bu ürünlerin denetiminin arttırılması gerekiyor. Bunun yanında da halkın bilinçli olması gerekiyor. Yüzde 100 bitkisel olup kesin sonuç elde edilebilecek bir ürün yok. Kimyasal var kesin etki yapan ürünlerde. Devlete düşen görev, bunların takibini sıkı bir şekilde yaparak, problem oluşmasını önlemek ve halkını korumaktır” şeklinde konuştu.





