İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı, Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının yıl dönümü sebebiyle basın açıklaması düzenledi. Parti binasında düzenlenen basın açıklamasını Kadın Politikaları Başkanı Dilek Kırmızı okudu.
Kırmızı, “Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte kadınlarımız çok önemli siyasi, hukuki ve sosyal haklar elde etmişler, eğitimde, sosyal hayatta ve çalışma hayatında yer almaya başlamışlar, Önce belediye ve muhtarlık seçimlerine katılan kadınlar, Meclise girmişlerdir. Kadınlarımızın katıldığı ilk genel seçim olan 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. Dönem seçimlerinde, 17 kadın milletvekili TBMM’ye girmiştir. Cumhuriyet tarihinde kadın ve erkeğin eşit yurttaş mücadelesinde gelinen noktada önemli bir yol kat edilmişse de bugün nüfusumuzun yarısı kadınlardan oluşmasına rağmen kadınlarımızın fiili olarak “eşit yurttaş” olamadıkları açıktır. Fırsat eşitliğinin sağlanamaması, kadın istihdamın arttırılmaması, siyasi karar alma mekanizmalarının içinde kadının yeterince yer alamaması, kadının insan haklarının ihlaline devam edilmesine neden olmaktadır.” Dedi.
“PAHALILIĞIN NEREYE KADAR GİDECEĞİNİ KESTİREMİYORUZ”
Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İYİ Parti Edirne İl Başkanı Ekrem Demir, geçim sıkıntısına vurgu yaparak, asgari ücretin 6 bin lira olması gerektiğini savundu.
Ekonomik sıkıntıların arttığını belirten Demir, “Geçim sıkıntısının had safhada olduğu ve döviz kurlarının da bu denli yükselmesinden sonra sıkıntılar bir o kadar da arttı. Önceden evde tencere kaynamıyor diyorduk, şimdi artık tencereyi görecek değil vatandaşlar. Tencereye su bile koyabilecek durumda değil insanlar. Ciddi bir sıkıntı içindeyiz. Asgari ücretle ilgili henüz net bir açıklama yapılmadı ama vatandaşın beklentisine cevap verilmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bu artışların nereye varacağını, bu pahalılığın nereye kadar gideceğini kestiremiyoruz. Ben asgari ücretin 6 bin lira civarında olması gerektiğine inanıyorum. Bir ay sonra bu 6 bin liranın da yetmeyeceği endişesindeyim. 6 bin lira bile yetmeyecek. Gidişat iyiye gitmiyor. Markete gittiğinizde iki poşet dolduruyorsunuz 400-500 lirayla marketten çıkıyorsunuz. Asgari ücret 2 bin 825 lira, kiralar artmış gidiyor. Vatandaş elektriğe mi suya mı neye yetiştirecek.” Diye konuştu.
“İKİ TÜRLÜ ZARAR EDİYORUZ”
Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen turistlerin Edirne’de bütün ihtiyaçlarını karşıladığını ifade eden Demir, Türkiye’nin dışarıdan aldığı ürünü turisttin uygun fiyata Edirne’den aldığını söyledi. Yaşanan bir olayı dile getiren Demir, “Arkadaşım dedi ki; önümde iki tane yabancı uyruklu kişi vardı. Tam 45 dakika kasadan geçmesi için bekledim. Öyle yüklü bir alışveriş yapmışlar. Adamların parası kıymetli dolayısıyla bizim ülkemizde gelip alışveriş yapıyorlar. Beni endişelendiren durum şu; bizim ülkemizden aldıkları malzemeler bizim ürettiğimiz ve ya yetiştirdiğimiz malzemeler değil. Genelde dışarıdan aldığımız malzemeler. İki türlü zarar ediyoruz. Bundan 5-6 sene önce tam tersini yaşıyorduk Edirne’de. Biz buradan arabamıza biniyorduk komşuya gidip arabamıza yakıt dolduruyorduk. Ufak tefek alışveriş yapıp yemeğimizi yiyip geri dönüyorduk. Şimdi tam tersi olmaya başladı. Sınır ticaretinde ilk başta insanımızı rahatlatıyor olabilir ama ileriye doğru bunun ne olacağını kestiremiyoruz. Bizim ürettiğimiz buğday, pirinç vb şeyler almıyor. Bizimde dışarıdan almış olduğumuz malları bizim ülkemizden satın alarak kendi ülkelerine dönüyorlar. Bu bizi endişelendiriyor.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Kırmızı, “Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte kadınlarımız çok önemli siyasi, hukuki ve sosyal haklar elde etmişler, eğitimde, sosyal hayatta ve çalışma hayatında yer almaya başlamışlar, Önce belediye ve muhtarlık seçimlerine katılan kadınlar, Meclise girmişlerdir. Kadınlarımızın katıldığı ilk genel seçim olan 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. Dönem seçimlerinde, 17 kadın milletvekili TBMM’ye girmiştir. Cumhuriyet tarihinde kadın ve erkeğin eşit yurttaş mücadelesinde gelinen noktada önemli bir yol kat edilmişse de bugün nüfusumuzun yarısı kadınlardan oluşmasına rağmen kadınlarımızın fiili olarak “eşit yurttaş” olamadıkları açıktır. Fırsat eşitliğinin sağlanamaması, kadın istihdamın arttırılmaması, siyasi karar alma mekanizmalarının içinde kadının yeterince yer alamaması, kadının insan haklarının ihlaline devam edilmesine neden olmaktadır.” Dedi.
“PAHALILIĞIN NEREYE KADAR GİDECEĞİNİ KESTİREMİYORUZ”
Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İYİ Parti Edirne İl Başkanı Ekrem Demir, geçim sıkıntısına vurgu yaparak, asgari ücretin 6 bin lira olması gerektiğini savundu.
Ekonomik sıkıntıların arttığını belirten Demir, “Geçim sıkıntısının had safhada olduğu ve döviz kurlarının da bu denli yükselmesinden sonra sıkıntılar bir o kadar da arttı. Önceden evde tencere kaynamıyor diyorduk, şimdi artık tencereyi görecek değil vatandaşlar. Tencereye su bile koyabilecek durumda değil insanlar. Ciddi bir sıkıntı içindeyiz. Asgari ücretle ilgili henüz net bir açıklama yapılmadı ama vatandaşın beklentisine cevap verilmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bu artışların nereye varacağını, bu pahalılığın nereye kadar gideceğini kestiremiyoruz. Ben asgari ücretin 6 bin lira civarında olması gerektiğine inanıyorum. Bir ay sonra bu 6 bin liranın da yetmeyeceği endişesindeyim. 6 bin lira bile yetmeyecek. Gidişat iyiye gitmiyor. Markete gittiğinizde iki poşet dolduruyorsunuz 400-500 lirayla marketten çıkıyorsunuz. Asgari ücret 2 bin 825 lira, kiralar artmış gidiyor. Vatandaş elektriğe mi suya mı neye yetiştirecek.” Diye konuştu.
“İKİ TÜRLÜ ZARAR EDİYORUZ”
Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen turistlerin Edirne’de bütün ihtiyaçlarını karşıladığını ifade eden Demir, Türkiye’nin dışarıdan aldığı ürünü turisttin uygun fiyata Edirne’den aldığını söyledi. Yaşanan bir olayı dile getiren Demir, “Arkadaşım dedi ki; önümde iki tane yabancı uyruklu kişi vardı. Tam 45 dakika kasadan geçmesi için bekledim. Öyle yüklü bir alışveriş yapmışlar. Adamların parası kıymetli dolayısıyla bizim ülkemizde gelip alışveriş yapıyorlar. Beni endişelendiren durum şu; bizim ülkemizden aldıkları malzemeler bizim ürettiğimiz ve ya yetiştirdiğimiz malzemeler değil. Genelde dışarıdan aldığımız malzemeler. İki türlü zarar ediyoruz. Bundan 5-6 sene önce tam tersini yaşıyorduk Edirne’de. Biz buradan arabamıza biniyorduk komşuya gidip arabamıza yakıt dolduruyorduk. Ufak tefek alışveriş yapıp yemeğimizi yiyip geri dönüyorduk. Şimdi tam tersi olmaya başladı. Sınır ticaretinde ilk başta insanımızı rahatlatıyor olabilir ama ileriye doğru bunun ne olacağını kestiremiyoruz. Bizim ürettiğimiz buğday, pirinç vb şeyler almıyor. Bizimde dışarıdan almış olduğumuz malları bizim ülkemizden satın alarak kendi ülkelerine dönüyorlar. Bu bizi endişelendiriyor.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





