Almanya’nın başkenti Berlin’den kutsal topraklardaki Mekke’ye ulaşmak için yola çıkan 41 yaşındaki Andreas Lemke, Müslüman olduktan sonra aldığı Umar ismiyle yolculuğunu sürdürüyor. Yaklaşık 5 bin kilometre katetmeyi hedefleyen Umar, yürüyüşünün 84’üncü gününde Kapıkule Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaparak Edirne’ye ulaştı. Balkan ülkelerini geride bırakan Umar’ın bir sonraki hedefi İstanbul üzerinden yolculuğunu sürdürmek ve Suriye güzergâhını kullanarak Mekke’ye varmak.
Berlin’den Mekke’ye uzanan uzun yolculuğuna aylar önce başlayan Umar, yürüyerek gerçekleştirdiği seyahatiyle hem inancını güçlendirmeyi hem de hayatında yeni bir sayfa açmayı amaçlıyor. Yürümeyi çok sevdiğini belirten 41 yaşındaki Alman yolcu, yaklaşık altı ay sürmesini beklediği yolculuğunda Türkiye’ye ulaşmanın önemli bir aşama olduğunu ifade ediyor.
Kapıkule üzerinden Edirne’ye giriş yapan Umar, kentten sonra İstanbul yönüne ilerlemeyi planlıyor. Yolculuğu boyunca farklı ülkelerden geçen ve çeşitli insanlarla karşılaşan Umar, yaşadığı deneyimlerin kendisi için yalnızca fiziksel bir yürüyüşten ibaret olmadığını, aynı zamanda inancını ve hayata bakışını yeniden şekillendiren bir süreç olduğunu dile getiriyor.
Almanya’dan Sırbistan’a kadar olan güzergâhın büyük bölümünü yürüyerek tamamladığını anlatan Umar, yol boyunca zaman zaman kendisine araçla yolculuk yapması için teklifler geldiğini söyledi. Ancak yol kenarında durup hiçbir zaman kendisinin araç talep etmediğini belirten Umar, kendisine yardım etmek isteyenlerin tekliflerini ise bazı durumlarda kabul ettiğini ifade etti.
Bu yardımları inancı çerçevesinde değerlendiren Umar, “Ancak biri durup yardım teklif ettiğinde, bunu bazen Allah’ın sunduğu bir kolaylık olarak kabul ettim” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
Yolculuğunun ilk bölümlerinde ibadet edebileceği camilere ulaşmakta zorlandığını belirten Umar, özellikle Çekya’da çok az sayıda camiyle karşılaştığını söyledi. Bu nedenle Sırbistan’a ulaşacağı için büyük bir heyecan duyduğunu anlatan Umar, burada daha fazla cami görebilmeyi ve ezan sesini duyabilmeyi umduğunu kaydetti.
Ancak Belgrad’a ulaştığında beklediği ezan sesini duyamadığını belirten Umar, bu durumun kendisinde hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. Bunun üzerine başka bir camiye ulaşabilmek için yaklaşık 25 kilometre daha yürüdüğünü anlatan Umar, sonunda ulaştığı camide iki gün kaldığını söyledi.
Yolculuk sırasında karşılaştığı kişilerin kendisine sık sık Sancak bölgesini ve Novi Pazar’ı ziyaret etmesini önerdiğini aktaran Umar, söz konusu bölgenin başlangıçta oluşturduğu rotada yer almadığını belirtti. İnsanların tavsiyeleri üzerine güzergâhında değişiklik yapan Umar, yolculuğunu Sancak, Kosova ve Kuzey Makedonya üzerinden sürdürdü.
2001 yılından bu yana Müslüman olduğunu anlatan Umar, Almanya’da inancını yaşama konusunda zaman zaman güçlüklerle karşılaştığını dile getirdi. İnancını güçlendirmesi ve ibadetlerini sürdürmesi konusunda desteklenmek yerine çoğu zaman yaptığı hataların ön plana çıkarıldığını belirten Umar, bu yaklaşımın zamanla kendisini ibadetlerinden uzaklaştırdığını söyledi.
Kasım ayında yeniden doğru yola yöneldiğini ifade eden Umar, o tarihten itibaren yaşamında önemli değişiklikler yaptığını belirterek, “O günden bu yana beş vakit namazımı kılıyor, oruç tutuyor ve hayatımı Allah’ın bir kulu olarak yaşamaya çalışıyorum” dedi.
Berlin’de oyunculuk yaptığını ve Instagram hesabında 22 bin takipçisinin bulunduğunu anlatan Umar, inancına ve yeni yaşam biçimine odaklanabilmek için geçmişteki hayatını geride bırakmaya karar verdiğini söyledi. Bu kapsamda sosyal medya hesabını sildiğini, oyunculuk kariyerini ve işini bıraktığını aktardı.
Umar, başlangıçta Türkiye’ye yerleşerek bir çağrı merkezinde çalışmayı düşündüğünü ve bu amaçla bir iş sözleşmesi bile yaptığını belirtti. Ancak geçmişteki çevresinin ve alışkanlıklarının kendisini eski yaşamına geri döndürebileceğini düşündüğünü ifade eden Umar, hayatında köklü bir değişiklik yapmak istediğini kaydetti.
Bu karar doğrultusunda WhatsApp, Instagram ve TikTok hesaplarını da kapattığını söyleyen Umar, geçmişle arasına mesafe koyarak kendisi için yeni bir başlangıç yaptığını dile getirdi.
Bugün imanının geçmişe kıyasla çok daha güçlü olduğunu belirten Umar, buna rağmen geçmişinden kalan dövmeler ve hayatının önceki dönemlerine ilişkin bazı konular nedeniyle zaman zaman eleştirilerle karşılaştığını söyledi. Ancak artık bu yorumların kendisini camiden veya dininden uzaklaştırmadığını vurguladı.
Umar, insanların birbirlerine karşı daha anlayışlı ve merhametli yaklaşmaları gerektiğini belirterek, kişilerin geçmişlerini ve yaşadıkları zorlukları bilmeden onları yargılamanın doğru olmadığını ifade etti.
İnsanları hataları üzerinden eleştirmek yerine onlara yol göstermenin önemine dikkat çeken Umar, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:
“İnsanlara daha fazla iyilik göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Sürekli parmakla göstererek ‘Bunu yanlış yapıyorsun, şunu yanlış yapıyorsun’ demek yerine neden insanları camiye davet etmiyoruz? Neden birlikte oturup çay içerek İslam’ı sabır ve merhametle zaman içinde öğretmiyoruz? Bir insanın neler yaşadığını veya değişebilmek için ne kadar çaba gösterdiğini hiçbir zaman bilemeyiz. Allah hepimize hidayet versin.”
Berlin’den Mekke’ye uzanan yolculuğunun kendisi açısından tevekkülün anlamını taşıdığını söyleyen Umar, Allah’a güvenmenin hiçbir şey yapmadan beklemek olmadığını ifade etti. Ona göre tevekkül, insanın elinden gelen çabayı göstermesi ve karşılaşacağı durumlar karşısında Allah’a güvenerek yoluna devam etmesi anlamına geliyor.
Umar, bu düşüncesini, “Tevekkül, hiçbir şey yapmadan oturup her şeyin kendiliğinden gerçekleşmesini beklemek değildir. Her sabah kalkmak, sırt çantamı takmak, bir sonraki adımı atmak ve ileride karşıma çıkacaklar konusunda Allah’a güvenmektir” sözleriyle anlattı.
Yolculuk boyunca zaman zaman temel ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını bilemediği anlar yaşadığını belirten Umar, su bulmakta veya geceyi geçirecek bir yer belirlemekte zorlandığı durumlarla karşılaştığını söyledi. Ancak bu anlarda hiç beklemediği kişilerden yardım gördüğünü ifade eden Umar, kimi zaman bir içecek ikram edildiğini, kimi zaman yemeğe davet edildiğini, kimi zaman da dinlenebileceği bir yer gösterildiğini dile getirdi.
Yaşadığı bu deneyimlerin kendisine Talak Suresi’nin 3’üncü ayetini hatırlattığını belirten Umar, “Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter” ayetinin yolculuğu sırasında kendisi için daha derin bir anlam kazandığını söyledi.
Yolculuğa çıkış amacının tanınmak, şöhret kazanmak veya para elde etmek olmadığının altını çizen Umar, asıl hedefinin Allah’a yakınlaşmak, imanını güçlendirmek ve şükretmenin anlamını daha iyi kavramak olduğunu belirtti.
Umar, yürüyüşünün başkalarına da ilham vermesini istediğini ifade ederek, “Allah’a daha yakın olmak, imanımı güçlendirmek ve gerçekten şükretmenin ne anlama geldiğini öğrenmek için yürüyorum. Eğer hikâyem bir kişinin bile Allah’a dönmesine, namaza başlamasına, hayatındaki zor bir dönemi aşmasına veya değişmenin mümkün olduğuna inanmasına vesile olursa elhamdülillah” diye konuştu.
İnsanların geçmişte yaşadıklarının geleceklerini belirlemek zorunda olmadığını vurgulayan Umar, Mekke’ye doğru sürdürdüğü yolculuğu tövbe, iman, disiplin, tevekkül ve Allah’a teslimiyet süreci olarak tanımladı.
Geçmişteki yaşamını geride bırakarak Allah’a dönüş yolunu bulmak istediğini belirten Umar, bundan sonra kendisini nelerin beklediğini bilmediğini ancak Allah’ın planına güvendiğini söyledi.
Umar, “İnsanların, geçmişlerinin geleceklerini belirlemek zorunda olmadığını anlamalarını istiyorum. Eski hayatımı geride bırakarak Allah’a dönüş yolumu bulmak istedim. Yarın ne getirecek bilmiyorum ancak Allah’ın plan yapanların en hayırlısı olduğunu biliyorum” ifadelerini kullandı.
Berlin’den yola çıkarak yaklaşık 5 bin kilometrelik bir güzergâhı aşmayı hedefleyen Umar’ın Mekke yolculuğu, 84’üncü gününde Edirne’ye ulaştı. İstanbul yönünde ilerlemeyi ve ardından Suriye üzerinden kutsal topraklara ulaşmayı planlayan Umar, sözlerini “Her şey için elhamdülillah” diyerek tamamladı. Hasan Yiğit Konaklılar
