Edirne Engelli Gönülleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serpil Erkenciler ise “3 Aralık Dünya Engelliler Günü sesimizi duyurmaya çalıştığımız günlerden sadece biri. Sorunlarımız 10 yıl öncede aynıydı 10 yıl sonrada aynı olacak.” Dedi. Dernek Başkan Yardımcısı Mübessel Yolalmaz da “Bizler kutlama yapmak değil yaşamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Edirne Engelli Gönülleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serpil Erkenciler gazetecilere açıklama yaparak, çıkarılan yasaların eksiksiz olarak uygulanması ve yaptırımların yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, sorunları bitirmese de en aza indirebileceğini söyledi.
Erkenciler, “Hepiniz günlük hayatınızda bizlerle karşılaşıyorsunuz. Yanımızdan gelip geçiyorsunuz. Nasıl bir mücadele ve psikolojik savaş içinde olduğumuzu düşünmüyorsunuz. Eşit bireyler olarak var olma mücadelemizin farkına varmıyorsunuz. Bizler sadece engelimizden ibaret değiliz. Engelimizden önce kimliğimiz kişiliğimiz yapabildiklerimiz var. ön yargılarınız, olumsuz tutumlarınız söylemleriniz ruhumuza derin çizikler atıyor. Yaşam mücadelemizde kullanamadığımız kaldırımlar, erişemediğimiz binalar, ulaşım, eğitim, sağlık, istihdam, yanlış ve uygulanmayan yasalarda her daim önümüzde engel. Velhasıl say say bitmiyor. Önümüze çıkan engelleri sabrederek, azmederek aşmaktan başka çaremiz kalmıyor.
Haklarımız bireyin insaf, vicdan ve sevgisine bırakılmamalı. Sevgi her engeli aşmaz. Birbirimize daha saygılı olma zamanlarını çoktan geçtik. Sosyal ve bağımsız yaşama ulaşmamamız bu kadar zor olmamalı. Artık çözümlere ve yaptırımlara odaklanmalıyız. Çıkarılan yasaların eksiksiz olarak uygulanması ve yaptırımların yerine getirilmesi sorunlarımızı bitirmeye bilir ama en aza indirebilir. Toplum ve sosyal devlet bu bilinçte olduğu sürece hep birlikte eşit bireyler olarak engelsiz yaşayabiliriz. Bazen anlatmak yetmiyor, duygular ifade edilmiyor; ama biliyoruz ki bağımsız yaşam bizim de hakkımız.” Şeklinde konuştu.
“ÇOK BASİT ŞEYLER İSTİYORUZ”
Edirne Engelli Gönülleri Derneği Başkan Yardımcısı Mübessel Yolalmaz ise “Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, aslında farkındalık günü ama maalesef arkadaşlarımız eşimiz, dostumuz bunu kutlama günü olarak sayıyorlar. Ve kutlama mesajları atıyorlar. Biz bu günü insanların farkında olması için kutlanmasını istiyoruz. Bizler kutlama yapmak değil yaşamak istiyoruz. Çok basit şeyler istiyoruz. Mesela siz merdivenlerin dik olmasını istemiyorsunuz, biz asansör istiyoruz. Sizler yol istiyorsunuz, biz kaldırım ve rampa istiyoruz. Bir de araçların rampaların önüne park etmemesini istiyoruz. Sizler otobüsün dolmamasını istiyorsunuz, biz otobüsün rampasının açılmasını istiyoruz. Çok basit şeyler istiyoruz.” Diye konuştu.
“ETUS’TA Kİ BAZI ŞOFÖRLERİN BİRAZ DAHA ENGELLİLERE SAYGILI OLMASINI İSTERDİM”
24 yaşında Hatice Kübra Acar ise toplu taşımada yaşadığı sorunları dile getirdi. Acar, “Edirne’de yolların biraz daha düz olmasını çok isterdim. Özellikle Ayşekadın tarafındaki yollar inişli-çıkışlı. Haliyle yürürken zorlanıyorum. Kaç kere düştüğüm oldu. Ki yollar düz olduğunda bile düşüyorum ama yollar eğimli-bükümlü olduğunda daha kötü düşüyorum.
Ve ETUS’ta ki bazı şoförlerin biraz daha engellilere saygılı olmasını isterdim. Arabanın kapısını açtığında uzun beklemelerini isterdim. Arabadan inerken kalabalık olduğunda bazı ETUS şoförleri beklemeden gitmeye çalışıyor. Bu olayların daha az yaşanmasını isterdim.” İfadelerine yer verdi.
“BÖYLE OLUNCA GERÇEKTEN ÇOK ÜZÜLÜYORUM”
34 yaşında Cüneyt Çetin “Doğuştan spastik (beyin zedelenmesi nedeniyle kasların sürekli istemsiz kasılması) engelli bir insanim. Dışarıya çıktığımda benim bazen ister istemez beynimden ellerime gelen kasılmalarım oluyor. Ani panik atak ve ani hareketlerimden dolayı kendimi bazen ister istemez rahatlamak için ellerimi ve başımı sallayarak hareket ettiriyorum. Beni bu sırada gören bazı insanlar benden korkuyor çekiniyor ve kaçıyorlar. Bende böyle olunca gerçekten çok üzülüyorum. Beni gördüğünde korkma, beni gördüğünde çekinme, beni gördüğünde sana zarar verecekmişim gibi düşünme, geldiğin yolu değiştirme ve en önemlisi de beni gördüğünde hastayım ya da engelli birisiyim diye bana acıma. Beni küçük görme ve düşün ki; başıma böyle bir şey gelirse ne yaparım. Herkese eşit ve olduğu gibi davran. Senin de başına böyle bir şey geldiği zaman kendine nasıl davranılmasını bekliyorsan karşındakine olması gerektiği gibi davran ve gülümse.” Diye konuştu. (Haber-Fotoğraf: Tamer YAVUZ)





