Bayrak bir Ulusun varlığını, bağımsızlığını, egemenliğini, namusunu ifade eden bir sembol olduğunu ifade eden Özcan , “Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ‘Bayrak, bir ulusun onurudur. Ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez” Dedi.
Özcan, “Büyük Taarruz sonrası 9 Eylül’de İzmir’e ulaştığında kalacağı köşkün merdivenlerine Yunan bayrağı serilmişti. Atatürk, ‘Bu niçin ?’ diye sorduğunda, ‘Kral, kalacağı eve bizim bayrağımızı çiğneyerek girmişti. Ne olur paşam siz de onun gibi yapın. Öcümüzü alın.’ denildi. Atatürk, gururu çok kırılmış olan kalabalığa şöyle dedi: ‘Sizi anlıyorum; ama o bir milletin timsalini çiğnemekle hata etmiş. Ben o hatayı tekrar edemem.’ dedikten sonra ‘Kaldırın’ emrini verdi. Bayrak kaldırıldı ve Atatürk köşke girdi. Atatürk; ‘Bayrak bir milletin özgürlük alâmetidir. Düşmanın da olsa hürmet lâzımdır.’ sözleri ile bayrağın kutsallığını dile getirmiştir. Bunun en anlamlı örneğini de, İzmir’in düşmandan temizlendiği o destansı dönemde yaşanan bu olayda; göstermiştir.
Bu yaşananlar, düşman bayrağına bile saygı gösteren Atatürk’ten, kendi bayrağımıza nasıl bir saygıyla yaklaşmamız gerektiğini anlatan bir miras olarak bize kaldı. Dünyaya bayrak sevgisini en iyi öğreten kişi Türk’e yakışan bu özenli davranışı ile Mustafa Kemal Atatürk’tür. 1. Kosova Savaşı sırasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda; ay ve yıldızın yan yana gelmesi ile Şehitlerimizin kanıyla oluşmaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı bayrağı gururla gönderde dalgalanan, gölgesinde huzur ve güven bulduğumuz mutluluk nedenimizdir. Bayrağımıza yapılmış olan en küçük saygısızlık, her şeyden önce vatanımız ve milletimiz için canlarını hiçe sayan şehitlerimize, Türk Ulusunun tarihine yapılmış bir hakarettir.
Varlığını ebediyete dek devam ettirmek isteyen Ulus, her şeyden önce vatanına ve bayrağına önem vermeli, kıymetini bilmelidir. Bayrağımız gönderde dalgalandığı müddetçe Türk Ulusu da bu topraklarda ebediyete dek yaşayacaktır. Bir Ulus için en önemli duygulardan olan vatan, millet, bayrak ve sancak sevgisi değerlidir. Özellikle, yüce Türk Ulusu için vatan ve bayrak, kendi canından daha kıymetli bir varlıktır ve bu, geçmişten günümüze uzanır. Bayrak için, bu topraklara nice canlar verilmiştir. Mithat Cemal Kuntay’ın dediği gibi; “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır…” Türk Ulusu yüzlerce yıl boyunca bayrak ve vatan için canını hiçe saymış, bu değerler uğruna nice yiğitler kanlarıyla toprağı sulamıştır. Türk Ulusu bu duyguları yüzyıllardır yaşamaktadır. Türklerdeki bu bağımsız yaşama düşüncesi, birçok devletin kurucusu olmalarını sağlamıştır. Bu devletler, sembol olarak ise renk ve motiflerle süslenmiş, kendilerini temsil eden bayrakları kullanmışlardır. Böylelikle, bağımsızlıklarını göstermişlerdir. Bir Ulusun bayrağı varlığının ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrak olmadan bağımsızlıktan söz etmek mümkün değildir. Bundandır ki, bayrak yere düşürülmez, atılmaz, yırtılmaz ve yakılmaz. Bayrak çekilirken selam durulur. Çünkü bayrak, insanın şerefidir ve namusudur. Ona önce saygı duymak, sonra saygı duyulmasını sağlamak, haysiyetini ve yüceliğini korumak, kendimizi ve inandığımız değerleri korumak demektir.
Bayrağımızın değeri en güzel şekilde İstiklal Marşımızda ifade edilmiştir. Uğrunda canlarını seve seve feda eden Atalarımızın hatırasını ve kahramanlığını hatırlatan bayrağımız, Ulusumuzun vatan ve istiklal uğrunda verdiği büyük mücadeleyi dile getirir. Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak; başta, Ülkemizin kurtarıcısı Devletimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bize bu günleri sağlayan ve bayrak uğruna canlarını seve seve feda eden bütün şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz” dedi. (Haber Merkezi)
Özcan, “Büyük Taarruz sonrası 9 Eylül’de İzmir’e ulaştığında kalacağı köşkün merdivenlerine Yunan bayrağı serilmişti. Atatürk, ‘Bu niçin ?’ diye sorduğunda, ‘Kral, kalacağı eve bizim bayrağımızı çiğneyerek girmişti. Ne olur paşam siz de onun gibi yapın. Öcümüzü alın.’ denildi. Atatürk, gururu çok kırılmış olan kalabalığa şöyle dedi: ‘Sizi anlıyorum; ama o bir milletin timsalini çiğnemekle hata etmiş. Ben o hatayı tekrar edemem.’ dedikten sonra ‘Kaldırın’ emrini verdi. Bayrak kaldırıldı ve Atatürk köşke girdi. Atatürk; ‘Bayrak bir milletin özgürlük alâmetidir. Düşmanın da olsa hürmet lâzımdır.’ sözleri ile bayrağın kutsallığını dile getirmiştir. Bunun en anlamlı örneğini de, İzmir’in düşmandan temizlendiği o destansı dönemde yaşanan bu olayda; göstermiştir.
Bu yaşananlar, düşman bayrağına bile saygı gösteren Atatürk’ten, kendi bayrağımıza nasıl bir saygıyla yaklaşmamız gerektiğini anlatan bir miras olarak bize kaldı. Dünyaya bayrak sevgisini en iyi öğreten kişi Türk’e yakışan bu özenli davranışı ile Mustafa Kemal Atatürk’tür. 1. Kosova Savaşı sırasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda; ay ve yıldızın yan yana gelmesi ile Şehitlerimizin kanıyla oluşmaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı bayrağı gururla gönderde dalgalanan, gölgesinde huzur ve güven bulduğumuz mutluluk nedenimizdir. Bayrağımıza yapılmış olan en küçük saygısızlık, her şeyden önce vatanımız ve milletimiz için canlarını hiçe sayan şehitlerimize, Türk Ulusunun tarihine yapılmış bir hakarettir.
Varlığını ebediyete dek devam ettirmek isteyen Ulus, her şeyden önce vatanına ve bayrağına önem vermeli, kıymetini bilmelidir. Bayrağımız gönderde dalgalandığı müddetçe Türk Ulusu da bu topraklarda ebediyete dek yaşayacaktır. Bir Ulus için en önemli duygulardan olan vatan, millet, bayrak ve sancak sevgisi değerlidir. Özellikle, yüce Türk Ulusu için vatan ve bayrak, kendi canından daha kıymetli bir varlıktır ve bu, geçmişten günümüze uzanır. Bayrak için, bu topraklara nice canlar verilmiştir. Mithat Cemal Kuntay’ın dediği gibi; “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır…” Türk Ulusu yüzlerce yıl boyunca bayrak ve vatan için canını hiçe saymış, bu değerler uğruna nice yiğitler kanlarıyla toprağı sulamıştır. Türk Ulusu bu duyguları yüzyıllardır yaşamaktadır. Türklerdeki bu bağımsız yaşama düşüncesi, birçok devletin kurucusu olmalarını sağlamıştır. Bu devletler, sembol olarak ise renk ve motiflerle süslenmiş, kendilerini temsil eden bayrakları kullanmışlardır. Böylelikle, bağımsızlıklarını göstermişlerdir. Bir Ulusun bayrağı varlığının ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrak olmadan bağımsızlıktan söz etmek mümkün değildir. Bundandır ki, bayrak yere düşürülmez, atılmaz, yırtılmaz ve yakılmaz. Bayrak çekilirken selam durulur. Çünkü bayrak, insanın şerefidir ve namusudur. Ona önce saygı duymak, sonra saygı duyulmasını sağlamak, haysiyetini ve yüceliğini korumak, kendimizi ve inandığımız değerleri korumak demektir.
Bayrağımızın değeri en güzel şekilde İstiklal Marşımızda ifade edilmiştir. Uğrunda canlarını seve seve feda eden Atalarımızın hatırasını ve kahramanlığını hatırlatan bayrağımız, Ulusumuzun vatan ve istiklal uğrunda verdiği büyük mücadeleyi dile getirir. Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak; başta, Ülkemizin kurtarıcısı Devletimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bize bu günleri sağlayan ve bayrak uğruna canlarını seve seve feda eden bütün şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz” dedi. (Haber Merkezi)



