Toplumda sık görülen ve çoğu zaman basit bir tansiyon düşüklüğü olarak değerlendirilen bayılma, tıptaki adıyla “senkop”, sanıldığı kadar masum olmayabilir. Uzmanlar, geçici bilinç kaybı şeklinde ortaya çıkan bu durumun kimi zaman ciddi kalp ya da beyin hastalıklarının habercisi olabileceğine dikkat çekiyor.
Nöroloji Uzmanı Dr. Alev Vatan ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül, senkobun nedenleri, belirtileri ve tedavi süreci hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Dr. Alev Vatan, senkobun temel nedeninin beyne giden kan akışının kısa süreli azalması olduğunu belirtti. Bu durumun genellikle birkaç dakika süren bilinç kaybına yol açtığını ifade eden Vatan, yalnızca bilinç kaybı değil, aynı zamanda kişinin postürünü kaybederek yere düşebileceğini söyledi.
Bayılmanın toplumda oldukça yaygın olduğunu dile getiren Vatan, her dört kişiden birinin yaşamı boyunca en az bir kez bu durumu deneyimlediğini aktardı.
Senkop öncesinde çoğu zaman bazı uyarıcı belirtiler görüldüğünü belirten Vatan, şu şikâyetlere dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı: Göz kararması Soğuk terleme Solukluk Sersemlik ve halsizlik Baş dönmesi Çarpıntı ve ritim düzensizliği hissi Bulantı Görmede tünel şeklinde daralma
Bazı vakalarda idrar ya da dışkı kaçırma gibi belirtilerin de görülebileceğini belirten Vatan, bu semptomların mutlaka ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Senkop tanısında en kritik adımın hastanın ayrıntılı şekilde dinlenmesi olduğunu belirten Vatan, olay anında yanında bulunan kişilerin gözlemlerinin de tanı açısından değerli olduğunu ifade etti. Gerekli durumlarda beyin MR’ı, EEG ve tomografi gibi nörolojik tetkiklere başvurulduğunu belirten Vatan, kalp kaynaklı nedenlerin dışlanması için kardiyolojik değerlendirmelerin de yapılması gerektiğini kaydetti.
EKO, EKG, ritim ve tansiyon holter testleri ile Tilt Table Testi’nin tanı sürecinde sık kullanılan yöntemler arasında yer aldığını söyledi.
Bayılma geçiren kişiye doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Vatan, hastanın düz bir zemine sırtüstü yatırılması ve başının yükseltilmemesi gerektiğini vurguladı. Ayakların yukarı kaldırılarak beyne kan akışının artırılmasının önemli olduğunu ifade eden Vatan, boynu sıkan kıyafetlerin gevşetilmesi ve çevredeki tehlikeli cisimlerin uzaklaştırılması gerektiğini dile getirdi.
Kişi kısa sürede kendine gelmezse mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül ise bayılmanın kalple ilgili nedenlerine dikkat çekti. Kalp ritim bozukluklarının en sık kalp kaynaklı senkop sebepleri arasında bulunduğunu belirten Gül, ciddi aort kapak darlığı, tam kalp bloğu ve ağır damar tıkanıklıklarının özellikle ileri yaşta önemli risk oluşturduğunu söyledi.
Gençlerde ise vazovagal senkopun daha sık görüldüğünü belirten Gül, hipertrofik kardiyomiyopati ve bazı ritim bozukluklarının da bayılmaya yol açabileceğini ifade etti.
Gül, tüm senkop vakalarının büyük bölümünü vazovagal senkopun oluşturduğunu belirterek, bu durumun genellikle bacaklarda kanın göllenmesi sonucu beyne yeterli kan gitmemesi nedeniyle ortaya çıktığını söyledi.
Susuz kalma, kan şekeri düşüklüğü, uzun süre ayakta kalma, aşırı sıcak ortamlar, ani ağrı, bazı ilaçlar ve yoğun öksürük gibi faktörlerin bu tür bayılmayı tetikleyebileceğini aktardı.
Uzmanlar, bayılmanın her zaman basit bir tansiyon düşüklüğüne bağlı olmayabileceğini, özellikle tekrarlayan ataklarda mutlaka nöroloji ve kardiyoloji değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurguladı.
Erken tanı ve doğru tedavinin hayati önem taşıdığını belirten uzmanlar, bayılma sonrası uzman görüşü alınmasının ihmal edilmemesi gerektiği çağrısında bulundu.(Haber.Gülşah AK)





