Avrupa İnsan Hakları Konseyi’ne mektup yazacağını ifade eden Sivrikaya, “Göçmenlerin yaşadığı zulmü görsünler. Bulundukları makamlarda tüm yetkilerini ve imkânlarını kullanarak bu sorunu tekrar dünya gündemine getirsinler.” Dedi. Edirne Barosu Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı Anıl Yaşagör ise 2020’de Yunanistan sınırında yaşanan geri itmeler ile ilgili İnsan Hakları Mahkemesi’nin henüz bir karar vermediğini söyledi.
Edirne Baro Başkanı Sivrikaya, Edirne Barosu Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı Anıl Yaşagör ve Edirne Barosu Başkanvekili Gökhan Karakoç, baro binasında yaptığı basın açıklamasıyla, olayın sorumlularının bir an önce bulunmasını talep etti.
“KÖTÜ MUAMELE DEĞİL AÇIKÇA İŞKENCEDİR”
19 insanın ölüme terk edildiğini belirten Sivrikaya, “22 insan kış ortasında ülkenin sınırını çizen nehrin içine atılmak suretiyle üzerindeki kıyafetler, ayaklarındaki botlar alınarak bu kötü muamele değil açıkça işkencedir. İşkenceye maruz bırakılmak suretiyle ölüme terk ediliyor. 19 insanın cansız bedenine ulaşıyor. Bu insanların ben isimlerini dahi bilmiyorum. Edirne Barosu olarak ulaşabildiğimiz sadece sayı. 19 tane insanın hangi uyruktan, hangi milletten onu da bilmiyorum. Öğreneceğiz. Komisyonlarımız çalışma yapıyor. Ama şuan bunları bilmemek dahi çok acı. Bu bizi ızdıraba sevk ediyor.” Dedi.
“GÖÇ PROBLEMİ İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR VE YA NASIL ÇÖZÜLÜR ONU ÖĞRENSİNLER”
Edirne’de bulunan geri gönderme merkezinin mükemmel bir tesis olduğuna vurgu yapan Sivrikaya, “Edirne’deki geri gönderme merkezi ve göç idaresi var. Orayı gidip ziyaret ettik. Bu vesileyle Avrupalı yetkililer ne olur gelsinler insan hakları nedir, insani muamele nedir, göç problemi ile nasıl mücadele edilir ve ya durum nasıl çözülür onu öğrensinler. Mükemmel bir tesis. Bu tesisten geri gönderme işlemi bizde de var. Biz de bazı insanları kendi ülkelerine geri gönderiyoruz. Ancak uçakla, otobüsle ve yine hepsine hukuki haklarını kullanabilmeleri için imkânlar sağlayarak gönderiyoruz. Göç idaresi merkezinden arayıp bizden avukat istiyorlar. Bizim geri gönderme kararı verdiğimiz kişiye avukat görevlendirir misiniz diyorlar. Biz de hemen gereğini yapıyoruz. Yunanistan devletinin yetkili makamları adli ve idari soruşturma yapacaklardır. Bundan hiç şüphem yok. Sorumluları bulup cezalandırmaya da gideceklerdir.” İfadelerini kullandı.
“BUNLARIN HESABINI SORUN”
Yunanlı meslektaşlarına çağrıda bulunan Baro başkanı Sivrikaya, “Bu süreçte öncelikle Yunanistan’da avukatlık yapan meslektaşlarıma seslenmek istiyorum. Ne olursunuz, kıymetli meslektaşlarım hukukçu hangi ülkede nerede yaşıyorsa yaşasın bulunduğu yerde yaşanan tüm hukuksuzluklara, tüm insan hakkı ihlallerine karşı dik duran karşı çıkan ve buna karşı mücadele eden insan olun. Biz böyle bir meslek grubunun üyesiyiz. Ne olur ülkenizdeki bu tip uygulamalara karşı adli ve idari soruşturmaların takipçisi olun. Bunların hesabını sorun. “ şeklinde konuştu.
“GÖÇMENLERİN YAŞADIĞI ZULMÜ GÖRSÜNLER”
Selanik Baro Başkanına ve Atina Baro Başkanına mektup yazacağını söyleyen Sivrikaya, “Bu meselenin çözümü için kendilerini göreve davet edeceğim. Ayrıca Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic, Birleşmiş Milletler (BM) Göçmen Hakları Özel Raportörü Felipe Gonzalez, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Avrupa Birliği İçişleri Komiseri Ylva Johansson’a mektup yazarak kendilerini Türkiye’ye özellikle Edirne’ye davet edeceğim. Gelsinler sorunu yerinde görsünler. Tunca ve Meriç Nehri’mizi, Bulgaristan ve Yunanistan sınırını yerinde görsünler. Göçmenlerin yaşadığı zulmü görsünler. Bulundukları makamlarda tüm yetkilerini ve imkânlarını kullanarak bu sorunu tekrar dünya gündemine getirsinler.” Açıklamasında bulundu.
“HENÜZ VERİLEN BİR KARAR YOK”
Edirne Barosu Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı Anıl Yaşagör, ise 2020 yılının Mart ayında Yunanistan sınırında yaşanan geri itmelerle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden henüz bir karar çıkmadığını söyledi. Yaşagör, “4-5 ayda sınırda geri itmede bir artış olduğunu gözlemliyoruz. Bu konu ile ilgili olarak Edirne barosunda meslektaşlar görevlendiriliyor ve çok sayıda bireysel başvuru da yapıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünde çok ayıda başvuru var. Edirne avukatları tarafından yapılan bazı başvurular da Yunanistan devletine yazılarak devletin cevapları soruldu. Ancak mahkeme tarafından henüz verilen bir karar yok. 2020 yılından beri uygulanan bu ihlale karşı mahkemenin artık bir an önce harekete geçerek karara bağlamasını bekliyoruz. Hak ihlallerinin mahkemece tespit edilmesi ve sonlandırılması gerekir. Avrupa insan hakları mahkemesi yapılan hiçbir başvuruyu karara bağlamadı.” Diye konuştu.
Hayatını kaybeden 19 göçmenin ailelerine ulaşmak için çalışma yapacaklarını ifade eden Yaşagör, gerekli başvuruların yapılacağını vurguladı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Edirne Baro Başkanı Sivrikaya, Edirne Barosu Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı Anıl Yaşagör ve Edirne Barosu Başkanvekili Gökhan Karakoç, baro binasında yaptığı basın açıklamasıyla, olayın sorumlularının bir an önce bulunmasını talep etti.
“KÖTÜ MUAMELE DEĞİL AÇIKÇA İŞKENCEDİR”
19 insanın ölüme terk edildiğini belirten Sivrikaya, “22 insan kış ortasında ülkenin sınırını çizen nehrin içine atılmak suretiyle üzerindeki kıyafetler, ayaklarındaki botlar alınarak bu kötü muamele değil açıkça işkencedir. İşkenceye maruz bırakılmak suretiyle ölüme terk ediliyor. 19 insanın cansız bedenine ulaşıyor. Bu insanların ben isimlerini dahi bilmiyorum. Edirne Barosu olarak ulaşabildiğimiz sadece sayı. 19 tane insanın hangi uyruktan, hangi milletten onu da bilmiyorum. Öğreneceğiz. Komisyonlarımız çalışma yapıyor. Ama şuan bunları bilmemek dahi çok acı. Bu bizi ızdıraba sevk ediyor.” Dedi.
“GÖÇ PROBLEMİ İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR VE YA NASIL ÇÖZÜLÜR ONU ÖĞRENSİNLER”
Edirne’de bulunan geri gönderme merkezinin mükemmel bir tesis olduğuna vurgu yapan Sivrikaya, “Edirne’deki geri gönderme merkezi ve göç idaresi var. Orayı gidip ziyaret ettik. Bu vesileyle Avrupalı yetkililer ne olur gelsinler insan hakları nedir, insani muamele nedir, göç problemi ile nasıl mücadele edilir ve ya durum nasıl çözülür onu öğrensinler. Mükemmel bir tesis. Bu tesisten geri gönderme işlemi bizde de var. Biz de bazı insanları kendi ülkelerine geri gönderiyoruz. Ancak uçakla, otobüsle ve yine hepsine hukuki haklarını kullanabilmeleri için imkânlar sağlayarak gönderiyoruz. Göç idaresi merkezinden arayıp bizden avukat istiyorlar. Bizim geri gönderme kararı verdiğimiz kişiye avukat görevlendirir misiniz diyorlar. Biz de hemen gereğini yapıyoruz. Yunanistan devletinin yetkili makamları adli ve idari soruşturma yapacaklardır. Bundan hiç şüphem yok. Sorumluları bulup cezalandırmaya da gideceklerdir.” İfadelerini kullandı.
“BUNLARIN HESABINI SORUN”
Yunanlı meslektaşlarına çağrıda bulunan Baro başkanı Sivrikaya, “Bu süreçte öncelikle Yunanistan’da avukatlık yapan meslektaşlarıma seslenmek istiyorum. Ne olursunuz, kıymetli meslektaşlarım hukukçu hangi ülkede nerede yaşıyorsa yaşasın bulunduğu yerde yaşanan tüm hukuksuzluklara, tüm insan hakkı ihlallerine karşı dik duran karşı çıkan ve buna karşı mücadele eden insan olun. Biz böyle bir meslek grubunun üyesiyiz. Ne olur ülkenizdeki bu tip uygulamalara karşı adli ve idari soruşturmaların takipçisi olun. Bunların hesabını sorun. “ şeklinde konuştu.
“GÖÇMENLERİN YAŞADIĞI ZULMÜ GÖRSÜNLER”
Selanik Baro Başkanına ve Atina Baro Başkanına mektup yazacağını söyleyen Sivrikaya, “Bu meselenin çözümü için kendilerini göreve davet edeceğim. Ayrıca Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic, Birleşmiş Milletler (BM) Göçmen Hakları Özel Raportörü Felipe Gonzalez, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Avrupa Birliği İçişleri Komiseri Ylva Johansson’a mektup yazarak kendilerini Türkiye’ye özellikle Edirne’ye davet edeceğim. Gelsinler sorunu yerinde görsünler. Tunca ve Meriç Nehri’mizi, Bulgaristan ve Yunanistan sınırını yerinde görsünler. Göçmenlerin yaşadığı zulmü görsünler. Bulundukları makamlarda tüm yetkilerini ve imkânlarını kullanarak bu sorunu tekrar dünya gündemine getirsinler.” Açıklamasında bulundu.
“HENÜZ VERİLEN BİR KARAR YOK”
Edirne Barosu Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı Anıl Yaşagör, ise 2020 yılının Mart ayında Yunanistan sınırında yaşanan geri itmelerle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden henüz bir karar çıkmadığını söyledi. Yaşagör, “4-5 ayda sınırda geri itmede bir artış olduğunu gözlemliyoruz. Bu konu ile ilgili olarak Edirne barosunda meslektaşlar görevlendiriliyor ve çok sayıda bireysel başvuru da yapıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünde çok ayıda başvuru var. Edirne avukatları tarafından yapılan bazı başvurular da Yunanistan devletine yazılarak devletin cevapları soruldu. Ancak mahkeme tarafından henüz verilen bir karar yok. 2020 yılından beri uygulanan bu ihlale karşı mahkemenin artık bir an önce harekete geçerek karara bağlamasını bekliyoruz. Hak ihlallerinin mahkemece tespit edilmesi ve sonlandırılması gerekir. Avrupa insan hakları mahkemesi yapılan hiçbir başvuruyu karara bağlamadı.” Diye konuştu.
Hayatını kaybeden 19 göçmenin ailelerine ulaşmak için çalışma yapacaklarını ifade eden Yaşagör, gerekli başvuruların yapılacağını vurguladı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





