Haber: Gülşah AK
Panel saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesi ile başladı. Açılış konuşmasını yapan Baro Başkanı Av.Alper Pınar, panelin verimli olacağına inandığını belirterek, “Her sene aynı ciddiyetle bugünü kutlamalıyız. Özgürlük, demokrasi, insan hakları, hukuku üstünlüğü ilkelerini her zaman dile getirmeliyiz. Kadının bu mücadelesinde kadınların yanında olmalıyız. Katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor saygılar sunuyorum” dedi.
Şiddete maruz kalmış kadınların hikayelerini içeren video gösterimi yapıldı. Şiddetin Dili konulu sunumu Psikolog Işıl Altıntaş Uçar yaptı. Uçar kadına ve çocuğa yönelik şiddet tüm dünyada en yaygın insan hakları ihlallerinden biri olduğunu dile getirerek, “Kadın, ataerkil egemenliğe direnç gösterdiği andan itibaren en yakınındaki erkekten şiddet görmekte ya ölmekte ya zinciri kırıp kendine bir yer bulmakta ya da çaresizlikle suskunlaşmaktadır” dedi.
Suskunlaşmanın yanlıca kadına değil, topluma mal olmakta birey olma bilincinden yoksun ve sağlıklı olmayan bu kadınlar birden çok travmayı birlikte yaşamak zorunda kaldığını belirten Uçar, “Şiddeti acizlik tükenmişlik ve çaresizliği ifade eder. Şiddetin gerçekleşmesine kültürel ortam, kişinin geçmiş yaşam öyküsü, içinde bulunduğu süreç, ilişkilerindeki etkileşimleri ve durumsal şartlar önemlidir. Şiddetin kaynağında toplumun her yanında işlerini izleri görebileceğimiz erkek egemenliği, cehalet ve toplumun ikiyüzlülüğü yatmaktadır. Erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmeleri ay ada egemenliklerimi güçlendirmek istemeleri şiddet davranışlarına yol açar. Daha çok erkekler tarafından evde uygulanan şiddet özellikle çocuklara fiziksel uygulamalar, aşırı korku ve yetersizlik duygusuna, özgüven eksikliğine yol açabiliyor. Bu zararları yaşayan çocuk yetişkinlikte travmasını tekrar edebiliyor, tanık olduğu ya da bir parçası olduğu şiddet eylemini tekrarlayabiliyor. Çünkü şiddeti uygulayan, zalim, şiddete maruz kalan birey ve şiddeti seyreden tanık olan birey rolleri çocukluk travmalarının özünü oluşturuyor ve bu rollerden birini etmeye zorluyor. Kitle iletişim araçları yaşam sürdüğümüz modern çağda ilettikleri mesajlarla toplum üzerinde önemli etkilere sahip. Medya farklı hayat tecrübelerine ve sosyo demografik özelliklere sahip geniş bir hedef kitlesine ulaşmaktadır. Şiddetin görselleştirilmesinde ve sunulmasında kullanılan dil, görüntüler ve fotoğraflar bu geniş okuyucu kitlesinde farklı yorum ve algılara sebebiyet vermektedir. Hangi tür medya olursa olsun haberi okutturmak izlettirmek adına sansasyonel hale getirerek verdiğini, suçu ve faili meşrulaştırarak kadın üzerine korku yarattığını söylemek mümkündür. Şiddet gören kadını mağdur pozisyonda görmesi insanlarda acıma duygusu yaratmakla birlikte çözüme ilişkin bir katkı sunmamaktadır. Medyada kadına yönelik şiddet haberlerinin kamuoyunu aydınlatması amacıyla duyurulması, ne yazık ki şiddeti önleme ve azaltmaktan çok normalleştirilmesine yol açmakta ve neredeyse o bireyin şiddeti hak ettiğine yönelik yorumlanmasına neden olmaktadır” diye konuştu.
Edirne Barosu Aile ve Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Av. Nurten Kasapoğlu ‘Hukukumuzda Kadına Yönelik Şiddetle ilgili düzenlemelere ilişkin konuştu.
Tianka Sanat Topluluğu oyuncularından Bekir Can Akyıldız ve Betül Özcan kadına şiddet konulu tiyatro gösterisini sundu. Vali Ekrem Canalp’in eşi Dr. Ayten Canalp Psikolog Işıl Altıntaş Uçar’a teşekkür plaketi ve çiçeğini, cumhguriyet Başsavcı Fatih Kabarabak’ın eşi Zehra Karabacak Av.Nurten Kasapoğlu’na Baro Başkanı Av. Alper Pınar da Tianka Sanat Topluluğu oyuncuları Bekir Can Akyıldız, Betül Özcan ve çalıştırıcıları Kenan Horoz’a çiçeklerini verdi
Panel saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesi ile başladı. Açılış konuşmasını yapan Baro Başkanı Av.Alper Pınar, panelin verimli olacağına inandığını belirterek, “Her sene aynı ciddiyetle bugünü kutlamalıyız. Özgürlük, demokrasi, insan hakları, hukuku üstünlüğü ilkelerini her zaman dile getirmeliyiz. Kadının bu mücadelesinde kadınların yanında olmalıyız. Katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor saygılar sunuyorum” dedi.
Şiddete maruz kalmış kadınların hikayelerini içeren video gösterimi yapıldı. Şiddetin Dili konulu sunumu Psikolog Işıl Altıntaş Uçar yaptı. Uçar kadına ve çocuğa yönelik şiddet tüm dünyada en yaygın insan hakları ihlallerinden biri olduğunu dile getirerek, “Kadın, ataerkil egemenliğe direnç gösterdiği andan itibaren en yakınındaki erkekten şiddet görmekte ya ölmekte ya zinciri kırıp kendine bir yer bulmakta ya da çaresizlikle suskunlaşmaktadır” dedi.
Suskunlaşmanın yanlıca kadına değil, topluma mal olmakta birey olma bilincinden yoksun ve sağlıklı olmayan bu kadınlar birden çok travmayı birlikte yaşamak zorunda kaldığını belirten Uçar, “Şiddeti acizlik tükenmişlik ve çaresizliği ifade eder. Şiddetin gerçekleşmesine kültürel ortam, kişinin geçmiş yaşam öyküsü, içinde bulunduğu süreç, ilişkilerindeki etkileşimleri ve durumsal şartlar önemlidir. Şiddetin kaynağında toplumun her yanında işlerini izleri görebileceğimiz erkek egemenliği, cehalet ve toplumun ikiyüzlülüğü yatmaktadır. Erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmeleri ay ada egemenliklerimi güçlendirmek istemeleri şiddet davranışlarına yol açar. Daha çok erkekler tarafından evde uygulanan şiddet özellikle çocuklara fiziksel uygulamalar, aşırı korku ve yetersizlik duygusuna, özgüven eksikliğine yol açabiliyor. Bu zararları yaşayan çocuk yetişkinlikte travmasını tekrar edebiliyor, tanık olduğu ya da bir parçası olduğu şiddet eylemini tekrarlayabiliyor. Çünkü şiddeti uygulayan, zalim, şiddete maruz kalan birey ve şiddeti seyreden tanık olan birey rolleri çocukluk travmalarının özünü oluşturuyor ve bu rollerden birini etmeye zorluyor. Kitle iletişim araçları yaşam sürdüğümüz modern çağda ilettikleri mesajlarla toplum üzerinde önemli etkilere sahip. Medya farklı hayat tecrübelerine ve sosyo demografik özelliklere sahip geniş bir hedef kitlesine ulaşmaktadır. Şiddetin görselleştirilmesinde ve sunulmasında kullanılan dil, görüntüler ve fotoğraflar bu geniş okuyucu kitlesinde farklı yorum ve algılara sebebiyet vermektedir. Hangi tür medya olursa olsun haberi okutturmak izlettirmek adına sansasyonel hale getirerek verdiğini, suçu ve faili meşrulaştırarak kadın üzerine korku yarattığını söylemek mümkündür. Şiddet gören kadını mağdur pozisyonda görmesi insanlarda acıma duygusu yaratmakla birlikte çözüme ilişkin bir katkı sunmamaktadır. Medyada kadına yönelik şiddet haberlerinin kamuoyunu aydınlatması amacıyla duyurulması, ne yazık ki şiddeti önleme ve azaltmaktan çok normalleştirilmesine yol açmakta ve neredeyse o bireyin şiddeti hak ettiğine yönelik yorumlanmasına neden olmaktadır” diye konuştu.
Edirne Barosu Aile ve Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Av. Nurten Kasapoğlu ‘Hukukumuzda Kadına Yönelik Şiddetle ilgili düzenlemelere ilişkin konuştu.
Tianka Sanat Topluluğu oyuncularından Bekir Can Akyıldız ve Betül Özcan kadına şiddet konulu tiyatro gösterisini sundu. Vali Ekrem Canalp’in eşi Dr. Ayten Canalp Psikolog Işıl Altıntaş Uçar’a teşekkür plaketi ve çiçeğini, cumhguriyet Başsavcı Fatih Kabarabak’ın eşi Zehra Karabacak Av.Nurten Kasapoğlu’na Baro Başkanı Av. Alper Pınar da Tianka Sanat Topluluğu oyuncuları Bekir Can Akyıldız, Betül Özcan ve çalıştırıcıları Kenan Horoz’a çiçeklerini verdi





