Edirne İl Genel Meclisi’nin eylül ayı toplantılarının 4’üncü birleşimi gerçekleştirildi. Toplantıda eski AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Tamer Karadağ da yer aldı. Karadağ, Gegeoğlu’na hediye takdim ederken, birleşimin devamında meclis bünyesindeki komisyonların hazırladığı raporlar meclis üyelerine sunuldu.
Toplantıda Şehitlikler ve Şehit Ailelerini Koruma Komisyonu, İmar ve Bayındırlık Komisyonu, Su Kanalizasyon ve Katı Atık Hizmetleri Komisyonu ile Eğitim, Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyonu tarafından hazırlanan raporlar okundu.
Mecliste okunan Şehitlikler ve Şehit Ailelerini Koruma Komisyonu raporunda, Keşan ilçesine bağlı Karasatı köyündeki şehitliğin mevcut durumu ele alındı.
Komisyon tarafından yapılan incelemede, Karasatı’nın eski adının Kanarya olduğu, Balkan Savaşları döneminde yaşanan olayların ardından köyün Karasatır veya Karasatı olarak anılmaya başlandığı belirtildi. 1912 yılında Balkan Harbi sırasında köyün silahlı grupların saldırısına uğradığı ve çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği aktarıldı.
Raporda, kaynaklarda hayatını kaybedenlerin sayısının farklı şekilde yer aldığına dikkat çekildi. 1918 tarihli Osmanlı dönemine ait resmi bir belgede Karasatı köyünden 29 erkek ve çocuğun öldürüldüğünün kaydedildiği, daha sonraki yerel tarih çalışmalarında ise toplam kayıp sayısının 46 olarak aktarıldığı ifade edildi. Bu farklılığın, köy halkından öldürülenlerle daha sonra köye sığınan kişilerin birlikte değerlendirilmesinden kaynaklanabileceği belirtildi.
Olayların yaşandığı “Kör Kuyu” mevkiinin de raporda özel olarak ele alındığı bildirildi. Köy halkının olaylardan aylar sonra bölgeye döndüğünde arazide bulunan insan kemiklerini topladığı ve Kör Kuyu yakınında toplu mezar oluşturduğu, 1969 yılında ise bu alanın bulunduğu yere bir anıt dikildiği kaydedildi.
Komisyon raporunda, mevcut anıtın yeniden düzenlenmesi, köy girişindeki mezarlık alanına 1912 yılında öldürülen köylülerin isimlerinin yer aldığı bir pano konulması ve şehitlik alanının tescil edilmesi yönündeki çalışmaların önemine dikkat çekildi.
Raporda ayrıca olaylara ilişkin Osmanlı arşivlerinde resmi belgelerin bulunduğu, sözlü tarih anlatımlarının da yazılı kaynaklarla birlikte değerlendirildiği belirtildi.(Haber: Hasan Yiğit KONAKLILAR)





