Haber: Birol ÇAKAN
Çalıştığı hal’deki işini bitirdikten sonra hobi olarak yaptığı amatör olta balıkçılığı için gittiği Tunca nehri kıyısına gelen Akkaya, Burada hemen hemen her gün bir çobanın otlattığı kuzu sürüsünün içinde bulunan bu keçi ile arasında bir dostluk bağı oluştuğunu söyledi. Keçinin yanına gelmesiyle başlayan dostluk, elinden ekmek yemesiyle devam ettiğini belirten Akkaya, “Yüzün üzerinde ki kuzu sürüsünün içinden benim yanıma geldi. Yanımda getirdiğim ekmekten ona kopardım ve elimle besledim. İlk önce biraz tedirgindi ancak sonrasında kendini sevdirmeye başladı. Bu sürüyü her gün otlatmak için gelen çoban ise bana hayretler içinde baktı. Çoban arkadaş ‘Bu keçi çok inatçıdır, kendini hiç sevdirmez siz nasıl oldu da bu keçi ile aranızda dostluk kurdunuz’ diye bana sordu. Bende kendisine, ‘hayvanlara iyi niyetli yaklaşırsan onlar seni içgüdüsel olarak çözer benim da bu inatçı keçi ile aramdaki dostluk böyle başladı’ dedim. Ben haftanın 4 günü balık tutmaya buraya geliyorum. İnatçı dostum da beni gördüğünde hemen yanıma geliyor. Onunla konuşuyorum sanki beni duyuyor ve anlıyor. Gözlerimin içine bakıyor, keçi ve kuzu sürüsünün içinden gelerek yanımdan hiç ayrılmıyor. Diğerleri otlarken o benimle vakit geçirmeyi seçiyor. Bende yanımda ne getirdiysem onunla paylaşıyorum. Geçtiğimiz gün yine benim yanıma gelmişti ben yanımda getirdiğim yoğurt içine ekmek doğramıştım, kendisine verecek ekmeğim kalmamıştı. Ancak yoğurdun içine doğradığım ekmekten verdim yemeğe başlaması çok ilginç geldi” dedi.
Akkaya, çobanın sürüsünün içinde bulunan çoban köpeklerinin bakımsızlığından çok üzüntü duyduğunu ve o çoban köpeklerinin de bütün gün aç gezdiğini ve o hayvanların güçsüz ve zayıf olduklarını belirtti.
PİKNİKÇİLER ÇEVREYİ ÇOK KİRLİTİYOR
Kendisinin her gün balık tuttuğu yerde oltasını atmadan önce etraftaki çöpleri topladığını aktaran Akkaya, “Piknik için gelen kişiler etrafı çok kirletiyor. Yediklerini içtiklerini olduğu gibi bulundukları yere bırakıp gidiyorlar. Ben birkaç kez uyardım ancak bana tepki gösterdiler. Daha sonrası bende uyarmayı bıraktım. Çünkü daha sert bir tepki almaktan çekindim. Haftanın 4 günü balık tuttuğum yerde torbalar dolusu etrafa atılmış çöpleri topluyorum. Bu kişilerden piknik için geldikleri yerlerde yedikleri ve içtiklerini giderken toplamaları istiyorum. Her kişi yediğini içtiğini yanında getirdiği gibi sağa sola atmazsa çöpe atarsa doğamız daha temiz olur.Ben balık tutarken o çöplerin arasında oturmaktan çok utanıyorum.Onun için bulunduğu yeri hep temizliyorum.Edirne’miz çok güzel bir yer, yerli ve yabancı gelen misafirlerimiz var.Tunca nehri kıyısında durup hatıra fotoğrafı çektiriyorlar. Manzaramız o etrafa saçılmış çöpler olmasa daha da iyi olacak. Gelen kişiler bizleri kınıyor. Edirneli insanların çevreyi çok kirlettiğini söylüyor. Bende bu durumdan çok utanıyorum bir Edirneli olarak bizler doğayı kirletmememiz gerekiyor. Bir çok çevreci kişiler zaman zaman bu alanlara gelerek farkındalık yaratmak amacıyla çöpleri topluyorlar.Ancak bir gün sonra yine gelen kişiler bu güzelim doğamızı çöp içinde bırakıyor” şeklinde sitemde bulundu.
Çalıştığı hal’deki işini bitirdikten sonra hobi olarak yaptığı amatör olta balıkçılığı için gittiği Tunca nehri kıyısına gelen Akkaya, Burada hemen hemen her gün bir çobanın otlattığı kuzu sürüsünün içinde bulunan bu keçi ile arasında bir dostluk bağı oluştuğunu söyledi. Keçinin yanına gelmesiyle başlayan dostluk, elinden ekmek yemesiyle devam ettiğini belirten Akkaya, “Yüzün üzerinde ki kuzu sürüsünün içinden benim yanıma geldi. Yanımda getirdiğim ekmekten ona kopardım ve elimle besledim. İlk önce biraz tedirgindi ancak sonrasında kendini sevdirmeye başladı. Bu sürüyü her gün otlatmak için gelen çoban ise bana hayretler içinde baktı. Çoban arkadaş ‘Bu keçi çok inatçıdır, kendini hiç sevdirmez siz nasıl oldu da bu keçi ile aranızda dostluk kurdunuz’ diye bana sordu. Bende kendisine, ‘hayvanlara iyi niyetli yaklaşırsan onlar seni içgüdüsel olarak çözer benim da bu inatçı keçi ile aramdaki dostluk böyle başladı’ dedim. Ben haftanın 4 günü balık tutmaya buraya geliyorum. İnatçı dostum da beni gördüğünde hemen yanıma geliyor. Onunla konuşuyorum sanki beni duyuyor ve anlıyor. Gözlerimin içine bakıyor, keçi ve kuzu sürüsünün içinden gelerek yanımdan hiç ayrılmıyor. Diğerleri otlarken o benimle vakit geçirmeyi seçiyor. Bende yanımda ne getirdiysem onunla paylaşıyorum. Geçtiğimiz gün yine benim yanıma gelmişti ben yanımda getirdiğim yoğurt içine ekmek doğramıştım, kendisine verecek ekmeğim kalmamıştı. Ancak yoğurdun içine doğradığım ekmekten verdim yemeğe başlaması çok ilginç geldi” dedi.
Akkaya, çobanın sürüsünün içinde bulunan çoban köpeklerinin bakımsızlığından çok üzüntü duyduğunu ve o çoban köpeklerinin de bütün gün aç gezdiğini ve o hayvanların güçsüz ve zayıf olduklarını belirtti.
PİKNİKÇİLER ÇEVREYİ ÇOK KİRLİTİYOR
Kendisinin her gün balık tuttuğu yerde oltasını atmadan önce etraftaki çöpleri topladığını aktaran Akkaya, “Piknik için gelen kişiler etrafı çok kirletiyor. Yediklerini içtiklerini olduğu gibi bulundukları yere bırakıp gidiyorlar. Ben birkaç kez uyardım ancak bana tepki gösterdiler. Daha sonrası bende uyarmayı bıraktım. Çünkü daha sert bir tepki almaktan çekindim. Haftanın 4 günü balık tuttuğum yerde torbalar dolusu etrafa atılmış çöpleri topluyorum. Bu kişilerden piknik için geldikleri yerlerde yedikleri ve içtiklerini giderken toplamaları istiyorum. Her kişi yediğini içtiğini yanında getirdiği gibi sağa sola atmazsa çöpe atarsa doğamız daha temiz olur.Ben balık tutarken o çöplerin arasında oturmaktan çok utanıyorum.Onun için bulunduğu yeri hep temizliyorum.Edirne’miz çok güzel bir yer, yerli ve yabancı gelen misafirlerimiz var.Tunca nehri kıyısında durup hatıra fotoğrafı çektiriyorlar. Manzaramız o etrafa saçılmış çöpler olmasa daha da iyi olacak. Gelen kişiler bizleri kınıyor. Edirneli insanların çevreyi çok kirlettiğini söylüyor. Bende bu durumdan çok utanıyorum bir Edirneli olarak bizler doğayı kirletmememiz gerekiyor. Bir çok çevreci kişiler zaman zaman bu alanlara gelerek farkındalık yaratmak amacıyla çöpleri topluyorlar.Ancak bir gün sonra yine gelen kişiler bu güzelim doğamızı çöp içinde bırakıyor” şeklinde sitemde bulundu.





