Sebze ve meyveler sağlıklı beslenmenin temel unsurları arasında yer alsa da her doğal ürünün her hastalık için güvenli olmayabileceği belirtiliyor. Özellikle baklanın, Parkinson hastaları açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. İlkay Uzunca, baklanın masum bir sebze olarak görülmesine rağmen Parkinson tedavisi gören hastalarda beklenmedik sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Parkinson hastalarından sıkça “Bakla tüketimi zararlı mı?” sorusunu aldıklarını belirten Dr. Uzunca, baklanın içeriğinde Parkinson tedavisinde yaygın olarak kullanılan Levodopa maddesinin doğal olarak bulunduğunu ifade etti. Uzunca, Levodopa’nın Parkinson tedavisinde temel etken madde olduğunu, bu nedenle baklanın ilk etapta hastalarda kısa süreli bir rahatlama hissi oluşturabileceğini ancak bunun yanıltıcı olabileceğini dile getirdi.
Baklanın ilaç benzeri bir etki oluşturduğunu vurgulayan Uzunca, düzenli olarak Parkinson ilacı kullanan hastaların bakla tüketmesi durumunda vücuda kontrolsüz şekilde fazla Levodopa girebileceğini söyledi. Bu durumun ilaç dozunun istemeden artmasına yol açabileceğini belirten Uzunca, bunun da ciddi yan etkilere neden olabileceğini kaydetti.
Aşırı Levodopa alımının mide bulantısı, kusma, halüsinasyonlar ve çeşitli nörolojik sorunlar gibi yan etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Uzunca, bakladaki Levodopa miktarının kesin olarak hesaplanamadığını ifade etti. Bu belirsizlik nedeniyle Parkinson tedavisi gören hastalara bakla tüketimini önermediklerini dile getirdi.
“Doğal olan her şey mutlaka faydalıdır” anlayışının doğru olmadığını vurgulayan Dr. Uzunca, Parkinson hastalarının kulaktan dolma bilgilerle beslenme düzenlerini değiştirmemesi gerektiğini söyledi. Baklanın sağlıklı bireyler için besin değeri yüksek bir sebze olabileceğini ancak Parkinson hastaları için aynı güvenli etkiyi göstermediğini ifade etti.
Baklanın Parkinson ilaçlarıyla etkileşime girdiğinde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Uzunca, özellikle ilaç tedavisi alan hastaların bu konuda daha dikkatli davranması gerektiğini vurguladı. Parkinson hastalığının uzun soluklu ve hassas bir şekilde yönetilmesi gereken bir hastalık olduğunu hatırlatan Uzunca, tedavide ilaç dozlarının titizlikle ayarlanmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.(Haber:Hasan Yiğit KONAKLILAR)





