Büyük bir coşkunun yaşandığı gecede Ayşekadınlılar, Başkan Gürkan’la birlikte baharı karşıladı; “Bir dönem daha Gürkan’la devam” dedi.
Ayrıca Talatpaşa ve Abdurrahman Mahallesi’ne seslenen CHP’den bir dönem daha belediye başkanı olan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Edirne’ye çocuğa şiddet, çocuk istismarı, çocuk katili gibi suçları işlemiş insanları ve vakıfları sokmayacağız. Siz onların kimler olduğunu biliyorsunuz. Ne onları ne de onların temsilcilerini sokacağız. Edirnelilerin alın terlerinden oluşan belediye bütçesini bazı cemaatlere, bazı tecavüzcü vakıfların kullanmalarına da izin vermeyeceğiz. Asla. Birileri diyor ki ‘ben belediye sarayı yapacağım’ Senin patronun da zaten öyle yapıyor. Ben belediye sarayı yapmayacağım. 119 yıl önce Belediye Başkanı Deli Dilaver’in halktan topladığı paralarla yaptırdığı o küçük belediye binasında oturmaya devam edeceğim. Benim sarayım halkın gönlü. Halkın gönül sarayı bana lazım sen git öbür saraylarda otur” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir dönem daha belediye başkanlığına aday olan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Eşi Esra Gürkan ile birlikte Edirne’nin en eski semtlerinden, mahallelerinden biri olan Ayşekadın’da mahalle halkı ile bir araya geldi. Ayşekadınlılar, Başkan Gürkan’la bir kez daha baharı karışlamanın coşkusunu yaşadı, başkanları can kulağı ile dinleyerek, ‘En büyük başkan bizim başkan’ tezahüratlarında bulundu.
140 TRİLYON BORÇLA ALDIK
Edirne Halkı’nın teveccühü ile 2014 yılında belediye başkanlığı görevine getirildiğini ve 5 yılda Edirne’nin kanayan yaralarına çözüm bulduklarını belirten Gürkan, “Elbette bir şehirde ne yaparsanız yapın yeterli değildir. İnsanlar hep daha fazlasını ister. Bu da insanların hakkıdır. Hep daha fazlasını, daha iyisini, daha güzelini yapmak gerekir. Edirneliler, Atatürk’ün evlatları, yiğit insanlar her şeyin en iyisine layıktır. Görev geldiğimizde Edirne’nin altyapısı tamamen bitmişti, Edirne’nin çöplük sorunu dağ gibi büyümüştü. Bir elektrik fabrikamız vardı. 30 yıldır kimse dönüp bakmamış, balici, tinerci yuvası olmuştu. Bütün turistik kentlerin kent müzesi vardı. Bizim hiçbir müzemiz yoktu. Edirne’de kavga almış başını gitmiş. Kenti yönetenler birbiri ile kavga etmekten yan yana gelemez, birbirine selam veremez ve kent için hiçbir şey üretemez hale gelmişlerdi. Belediye 140 trilyon borç, 25 trilyon haciz, işçilerin maaşını 5 aydır ödeyemez durumdaydı. Bazı kardeşlerimiz parmağındaki alyansı satmak zorunda kalmıştı. Böyle bir belediye aldık, böyle bir belediyeyi sizlerin emanet olarak sırtımıza yüklendik. Önce çöplüğü çözdük. 60 yıldır, Yıldırımlıların, Yeniimaretlilierin hatta Karaağaçlıların başına dert olan, kanserli hasta sayısının artmasına yol açan, çevre yollardan geçen TIR’ların çöplükten uçan poşetlerin yapıştığı ve Almanya’ya kadar çöplük poşeti ihraç ettiğimiz bir çöplüğümüz vardı. Göreve geldiğimizde 17. Ayında projelerimizi bitirdik. Ve gittik sözleşme imzasını çöplükte en çok sıkıntı yaşayan Yeniimaret’te mahalle halkının huzurunda attık. Bugün geldiğimizde noktada Türkiye’de ilk 5’e giren bir çöplüğümüz var. Şimdi çöpten elektrik üretiyoruz” diye konuştu.
Yeni dönemde altyapının tamamlandığı yerlerden üstyapı çalışmasının gerçekleştirileceğini belirten Gürkan, “Altyapıyı ada ada yapıyoruz. Altyapının bittiği adada üstyapı çalışmasına başlayacağız. Kocasinan’da Özel İdare’nin arkasında ki alanda altyapı çalışmaları bitti. Şimdi üstyapı çalışması gerçekleştiriliyor. Gidip bakın. 3 yıl sonra altyapı bittiğinde 3 yıl 3 ay sonra üstyapıda bitmiş olacak. Bu dönem şehrimizin üstyapısıyla ilgilenme zamanı”diyerek önümüzdeki dönem yapacağı projeleri Ayşekadın Halkı’na anlattı.
“MART’IN SONU BAHAR OLACAK”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Talatpaşa ve Abdurrahman Mahallesine “Bir hafta sonra bugün seçimler bitmiş olacak. Bir hafta sonra bugün Türkiye’nin her yerinde bahar çiçekleri, erikler, bademler, kayısılar, vişneler çiçek açmış olacak. Bir hafta sonra bu güzel ülkenin; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin her yerinde vatandaşın, halkı baharı gelecek. Mart’ın sonu bahar olacak bahar” diyerek seslendi.
5 yıldır Edirne’yi yönettiklerini belirten Gürkan, “Bu 5 yılda yaptıklarımız var; devam eden projelerimiz var; yapamadıklarımız var. Sizleri zaman zaman yaptıklarımızla mutlu ettik; zaman zaman da kızdırdık öfkelendirdik. 2014’de göreve geldiğimizde 140 milyon ile devraldığımız bir belediye vardı. Bugün 60 milyon borcumuz; 116 milyon da alacağımız var. Bugün temel belediyecilik hizmetleri anlamında yüzde 60’ı bitmiş; yüzde 40’ı da devam eden bir Edirne’miz var” diye konuştu.
GELECEĞİN PROJESİ
Edirne’nin turizmden para kazanmaya başladığını ama kentin turizmden daha da çok para kazanacağını aktaran Gürkan, “Bundan sonra her Edirneli doğrudan yada dolaylı olarak mutlaka turizm pastasından payını alacak. O turizmden kazandığımız para Edirne esnafını korumaya devam edecek. Bununla da bitmeyecek geçen hafta birincisi yaptığımız yerli tohum, sağlıklı gıda var. Bu geleceğin projesi, çünkü hükümetin 2006’da çıkardığı bir kanun nedeniyle o günden bu yana Türkiye’de yerli tohum kullanımı yasak. Şuanda Türkiye’de yerli tohum kullanma oranı sadece yüzde 3. Neden? Hükümet hibrit tohum kullanmayanlara destek vermiyor. Yerli tohum kullananlar desteklerden yararlanamıyor. Yerli tohum kötü mü, sağlıksız mı, kalitesiz mi? Tabi ki değil. Yerli tohum demek o bölgenin coğrafyasına, toprağına, yüzyıllar içerisinde yaşanmış bütün salgınlara, afetlere karşı koymuş, kendini güçlendirmiş. Çelik gibi bir zırha sahip olmuş; en önemlisi genetiğinle oynanmamış, sağlıklı tohum demek yerli tohum. Hibrit tohum ne? Hiç kimse bilmiyor. İsrail üretiyor, hani hükümetin en büyük düşmanı olan İsrail. İsrail üretiyor bize satıyor. Genetiği ile oynanmış, kromozomu ile oynanmış. Bugün hastanelere gidin hastanelerde yatak bulamadığınız bölüm hangisi onkoloji bölümü. Neden? Kanser vakaları yüzde 12’lerden yüzde 42’lere çıkmış. Peki düne kadar yoktu da neden şimdi yükseldi?” dedi.
Geçtiğimiz hafta Karaağaç’ta Yerel Tohum Şenliği yaptıklarını belirten Gürkan, “Bir zamanlar babaannemizin çıkınına sardığı, saçağın bir yerine soktuğu bir parça yerli tohum vardır. Karpuz, fasulye, biber, patlıcan tohumu vardır. Arkadaşlarım bütün köyleri gezdiler, mahalleleri gezdiler. 120 çeşit yerli tohum bulduk. Edirne’de Yerli Tohum Merkezi kuruyorum. Burada bu tohumları çoğaltacağız. Ardından yerli tohum takas bankasını kuracağız. Çiftçilikle uğraşan yada uğraşmak isteyen vatandaşlara belediye olarak destek olacağız. Gelip evinizdeki tohumu, tohum takas bankasına vereceksiniz; yerine ekmek istediğiniz ürünün tohumunu alıp gideceksiniz. Üretici Kooperatifleri kuracağız, dağıtım ağları kuracağız ve ürettiklerimizi Edirne’ye gelen 5 milyon, 10 milyon turistin masasına koyup yemek olarak, parasını alacağız. Evlatlarımız ne olduğu belli olmayan gıdalar yemeyecekler. Yerli tohumla üretilmiş sağlıklı gıdalar yiyecekler. Sağlam bir şekilde büyüyecekler, geleceğe sağlam şekilde bakacaklar. Ve meyveciliği geliştireceğiz. Karaağaç’a bin tonluk buzhane kuracağız. Beraber üretecek, beraber kazanacak, beraber paylaşacağız” diye konuştu.
Ayrıca Talatpaşa ve Abdurrahman Mahallesi’ne seslenen CHP’den bir dönem daha belediye başkanı olan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Edirne’ye çocuğa şiddet, çocuk istismarı, çocuk katili gibi suçları işlemiş insanları ve vakıfları sokmayacağız. Siz onların kimler olduğunu biliyorsunuz. Ne onları ne de onların temsilcilerini sokacağız. Edirnelilerin alın terlerinden oluşan belediye bütçesini bazı cemaatlere, bazı tecavüzcü vakıfların kullanmalarına da izin vermeyeceğiz. Asla. Birileri diyor ki ‘ben belediye sarayı yapacağım’ Senin patronun da zaten öyle yapıyor. Ben belediye sarayı yapmayacağım. 119 yıl önce Belediye Başkanı Deli Dilaver’in halktan topladığı paralarla yaptırdığı o küçük belediye binasında oturmaya devam edeceğim. Benim sarayım halkın gönlü. Halkın gönül sarayı bana lazım sen git öbür saraylarda otur” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir dönem daha belediye başkanlığına aday olan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Eşi Esra Gürkan ile birlikte Edirne’nin en eski semtlerinden, mahallelerinden biri olan Ayşekadın’da mahalle halkı ile bir araya geldi. Ayşekadınlılar, Başkan Gürkan’la bir kez daha baharı karışlamanın coşkusunu yaşadı, başkanları can kulağı ile dinleyerek, ‘En büyük başkan bizim başkan’ tezahüratlarında bulundu.
140 TRİLYON BORÇLA ALDIK
Edirne Halkı’nın teveccühü ile 2014 yılında belediye başkanlığı görevine getirildiğini ve 5 yılda Edirne’nin kanayan yaralarına çözüm bulduklarını belirten Gürkan, “Elbette bir şehirde ne yaparsanız yapın yeterli değildir. İnsanlar hep daha fazlasını ister. Bu da insanların hakkıdır. Hep daha fazlasını, daha iyisini, daha güzelini yapmak gerekir. Edirneliler, Atatürk’ün evlatları, yiğit insanlar her şeyin en iyisine layıktır. Görev geldiğimizde Edirne’nin altyapısı tamamen bitmişti, Edirne’nin çöplük sorunu dağ gibi büyümüştü. Bir elektrik fabrikamız vardı. 30 yıldır kimse dönüp bakmamış, balici, tinerci yuvası olmuştu. Bütün turistik kentlerin kent müzesi vardı. Bizim hiçbir müzemiz yoktu. Edirne’de kavga almış başını gitmiş. Kenti yönetenler birbiri ile kavga etmekten yan yana gelemez, birbirine selam veremez ve kent için hiçbir şey üretemez hale gelmişlerdi. Belediye 140 trilyon borç, 25 trilyon haciz, işçilerin maaşını 5 aydır ödeyemez durumdaydı. Bazı kardeşlerimiz parmağındaki alyansı satmak zorunda kalmıştı. Böyle bir belediye aldık, böyle bir belediyeyi sizlerin emanet olarak sırtımıza yüklendik. Önce çöplüğü çözdük. 60 yıldır, Yıldırımlıların, Yeniimaretlilierin hatta Karaağaçlıların başına dert olan, kanserli hasta sayısının artmasına yol açan, çevre yollardan geçen TIR’ların çöplükten uçan poşetlerin yapıştığı ve Almanya’ya kadar çöplük poşeti ihraç ettiğimiz bir çöplüğümüz vardı. Göreve geldiğimizde 17. Ayında projelerimizi bitirdik. Ve gittik sözleşme imzasını çöplükte en çok sıkıntı yaşayan Yeniimaret’te mahalle halkının huzurunda attık. Bugün geldiğimizde noktada Türkiye’de ilk 5’e giren bir çöplüğümüz var. Şimdi çöpten elektrik üretiyoruz” diye konuştu.
Yeni dönemde altyapının tamamlandığı yerlerden üstyapı çalışmasının gerçekleştirileceğini belirten Gürkan, “Altyapıyı ada ada yapıyoruz. Altyapının bittiği adada üstyapı çalışmasına başlayacağız. Kocasinan’da Özel İdare’nin arkasında ki alanda altyapı çalışmaları bitti. Şimdi üstyapı çalışması gerçekleştiriliyor. Gidip bakın. 3 yıl sonra altyapı bittiğinde 3 yıl 3 ay sonra üstyapıda bitmiş olacak. Bu dönem şehrimizin üstyapısıyla ilgilenme zamanı”diyerek önümüzdeki dönem yapacağı projeleri Ayşekadın Halkı’na anlattı.
“MART’IN SONU BAHAR OLACAK”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Talatpaşa ve Abdurrahman Mahallesine “Bir hafta sonra bugün seçimler bitmiş olacak. Bir hafta sonra bugün Türkiye’nin her yerinde bahar çiçekleri, erikler, bademler, kayısılar, vişneler çiçek açmış olacak. Bir hafta sonra bu güzel ülkenin; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin her yerinde vatandaşın, halkı baharı gelecek. Mart’ın sonu bahar olacak bahar” diyerek seslendi.
5 yıldır Edirne’yi yönettiklerini belirten Gürkan, “Bu 5 yılda yaptıklarımız var; devam eden projelerimiz var; yapamadıklarımız var. Sizleri zaman zaman yaptıklarımızla mutlu ettik; zaman zaman da kızdırdık öfkelendirdik. 2014’de göreve geldiğimizde 140 milyon ile devraldığımız bir belediye vardı. Bugün 60 milyon borcumuz; 116 milyon da alacağımız var. Bugün temel belediyecilik hizmetleri anlamında yüzde 60’ı bitmiş; yüzde 40’ı da devam eden bir Edirne’miz var” diye konuştu.
GELECEĞİN PROJESİ
Edirne’nin turizmden para kazanmaya başladığını ama kentin turizmden daha da çok para kazanacağını aktaran Gürkan, “Bundan sonra her Edirneli doğrudan yada dolaylı olarak mutlaka turizm pastasından payını alacak. O turizmden kazandığımız para Edirne esnafını korumaya devam edecek. Bununla da bitmeyecek geçen hafta birincisi yaptığımız yerli tohum, sağlıklı gıda var. Bu geleceğin projesi, çünkü hükümetin 2006’da çıkardığı bir kanun nedeniyle o günden bu yana Türkiye’de yerli tohum kullanımı yasak. Şuanda Türkiye’de yerli tohum kullanma oranı sadece yüzde 3. Neden? Hükümet hibrit tohum kullanmayanlara destek vermiyor. Yerli tohum kullananlar desteklerden yararlanamıyor. Yerli tohum kötü mü, sağlıksız mı, kalitesiz mi? Tabi ki değil. Yerli tohum demek o bölgenin coğrafyasına, toprağına, yüzyıllar içerisinde yaşanmış bütün salgınlara, afetlere karşı koymuş, kendini güçlendirmiş. Çelik gibi bir zırha sahip olmuş; en önemlisi genetiğinle oynanmamış, sağlıklı tohum demek yerli tohum. Hibrit tohum ne? Hiç kimse bilmiyor. İsrail üretiyor, hani hükümetin en büyük düşmanı olan İsrail. İsrail üretiyor bize satıyor. Genetiği ile oynanmış, kromozomu ile oynanmış. Bugün hastanelere gidin hastanelerde yatak bulamadığınız bölüm hangisi onkoloji bölümü. Neden? Kanser vakaları yüzde 12’lerden yüzde 42’lere çıkmış. Peki düne kadar yoktu da neden şimdi yükseldi?” dedi.
Geçtiğimiz hafta Karaağaç’ta Yerel Tohum Şenliği yaptıklarını belirten Gürkan, “Bir zamanlar babaannemizin çıkınına sardığı, saçağın bir yerine soktuğu bir parça yerli tohum vardır. Karpuz, fasulye, biber, patlıcan tohumu vardır. Arkadaşlarım bütün köyleri gezdiler, mahalleleri gezdiler. 120 çeşit yerli tohum bulduk. Edirne’de Yerli Tohum Merkezi kuruyorum. Burada bu tohumları çoğaltacağız. Ardından yerli tohum takas bankasını kuracağız. Çiftçilikle uğraşan yada uğraşmak isteyen vatandaşlara belediye olarak destek olacağız. Gelip evinizdeki tohumu, tohum takas bankasına vereceksiniz; yerine ekmek istediğiniz ürünün tohumunu alıp gideceksiniz. Üretici Kooperatifleri kuracağız, dağıtım ağları kuracağız ve ürettiklerimizi Edirne’ye gelen 5 milyon, 10 milyon turistin masasına koyup yemek olarak, parasını alacağız. Evlatlarımız ne olduğu belli olmayan gıdalar yemeyecekler. Yerli tohumla üretilmiş sağlıklı gıdalar yiyecekler. Sağlam bir şekilde büyüyecekler, geleceğe sağlam şekilde bakacaklar. Ve meyveciliği geliştireceğiz. Karaağaç’a bin tonluk buzhane kuracağız. Beraber üretecek, beraber kazanacak, beraber paylaşacağız” diye konuştu.





