Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY
Türkiye’nin iç ve dış siyasetinin büyük bir sıkıntılı süreçten geçtiğini söyleyen Aydın, Türkiye büyüdükçe Türkiye’nin hasmı olanlarında hamlelerini yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye’yi çevreleyen 3 denizinde koordineli terör saldırılarına maruz kaldığını söyleyen Aydın, “NATO üyesi olmamıza rağmen, NATO müttefiklik ruhuna halel getirilecek bir takım muamelelere maruz bırakılıyoruz. Bunlar nedir, yaptığımız bütün sınır ötesi operasyonlarda özellikle terörün kaynağında kurutulması noktasındaki kararlılığımız bazen müttefik diye addettiğimiz ülkelerce sabote ediliyor. Burada en büyük müttefikimiz olması sıfatıyla Amerika’nın bizi NATO’nun 5. Maddesinden doğan haklarımız noktasında, ya da BM’nin 51’nci maddesindeki doğan hukuktan kaynaklanan hakkımıza rağmen, biz diyoruz ki ‘bizimle ilgili bir NATO üyesinin içerden ve dışarıdan istiklaline, istikbaline herhangi bir saldırı olursa, diğer üye devletlerin de kendilerine yapılmış addedip, burada mukavemet göstermesi gerekir” dedi.
“BEKLEDİĞİMİZ DESTEĞİ GÖREMEDİK”
Bunca şeye rağmen beklenilen desteği göremediklerini söyleyen Aydın, “Tam tersine destekten ziyade PKK’nın sınır ötesi uzantısı olan PKK ve YPG’ ye tırlar dolusu silah, mühimmat hatta lojistik destek sağladıklarını tespit ettik. MHP ismen Atatürkçü geçinen b ir parti değildir. Biz uluslararası bir hamlede ülkemizin menfaatlerini düşünüp önce ülke ve millet kararlılığı ile hareket ederken, maalesef Türkiye de muhalefet adına muhalefet yapanların aynı hassasiyeti göstermediklerine tanıklık ediyoruz. Dün Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekâtını, Barış pınarı harekâtını sulandırmaya çalışanlar sekteye uğratmaya çalışanlar, ‘bir bataklık, ne için gideriz. Orada tuzaklar var’ deyip terör saldırılarına yasal bir zemin hazırlamaya çalışanlar gördüler ki Türkiye cumhuriyeti devleti, başarılı bir şekilde sivillere zarar vermeden orada harekâtı yönettiler. Dün oraya bataklık diyenler, millete fitne fesat sokanlar akabinde başarıya ortak olmaya çalıştılar. Bugün de bakıyoruz, Akdeniz’de bir oldubittiyle karşı karşıyayız. Geçen hafta bütçe görüşmeleri sonrası Libya ile yaptığımız anlaşmalar sonucunda dış güçlerin AB ülkelerin rahatsızlığını gördük. Yunanistan, Kıbrıs Rum kesiminin ve İsrail’in rahatsızlığını anlıyoruz. Mısır reaksiyon gösterdi ama içerde ülkenin menfaatlerini bir kenara bırakıp, milli mesele olarak görmeyip, muhalefetin üzüm yemek gibi bir endişelerinin olmadığına tanıklık ediyoruz. Amaçları bağcıyı dövmek ve Türkiye’yi kaos ortamına çekmek. Türkiye’yi siyasi istikrarsızlığa çekip, bundan da siyasi rant elde etme peşindeler. Maalesef, terörün meclisteki siyasi uzantısıyla birlikte, maalesef kendilerini muhalefet olarak addeden 2 gurubun da bunlara katılarak 3 siyasi partinin bu anlaşmaya karşı çıktığını sadece ülke ve milletimizin değil, doğu Akdeniz’de bize rağmen Türkiye’yi yok sayma iradesine karşı bir direniş gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti” dedi.
“AKDENİZ’DE TÜRKİYE’DEN DAHA UZUN KIYI ŞERİDİ OLAN ÜLKE YOK”
Akdeniz’de Türkiye’den daha uzun kıyı şeridi olan ülke olmamasına rağmen muhalefet partisinin ‘Macera peşinde ne işiniz var’ söylemlerine karşın, “Bu kadar haklı nedenlerimiz olmasına rağmen, muhalefet macera peşinde ne işiniz var diyor Akdeniz’de. Yine aynı sufleleri duyuyoruz muhalefetten. Bu CHP, İYİ Parti ve ittifak kurdukları HDP, Afrin için söylediklerini şimdi Akdeniz için söylüyor. Türkiye’nin kararlığını çok net ve güçlü biçimde ortaya koyması birilerini rahatsız ediyor. Atatürkçülük kisvesi altından Atatürk’ün ruhaniyetine halel getiren CHP’ye sesleniyorum. Mustafa kemal in sanki siyasi varisiymiş gibi düşünüp oy veren vatandaşlarımıza sesleniyorum. Genel Başkanımızın ifadesiyle ‘içine HDP’ kaçmış. Bugün baktığımızda terörle yaptığımız kararlı mücadeleye dış mihraklarla aynı ağızla savunduklarına tanıklık etmekteyiz” dedi.
Türkiye’nin iç ve dış siyasetinin büyük bir sıkıntılı süreçten geçtiğini söyleyen Aydın, Türkiye büyüdükçe Türkiye’nin hasmı olanlarında hamlelerini yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye’yi çevreleyen 3 denizinde koordineli terör saldırılarına maruz kaldığını söyleyen Aydın, “NATO üyesi olmamıza rağmen, NATO müttefiklik ruhuna halel getirilecek bir takım muamelelere maruz bırakılıyoruz. Bunlar nedir, yaptığımız bütün sınır ötesi operasyonlarda özellikle terörün kaynağında kurutulması noktasındaki kararlılığımız bazen müttefik diye addettiğimiz ülkelerce sabote ediliyor. Burada en büyük müttefikimiz olması sıfatıyla Amerika’nın bizi NATO’nun 5. Maddesinden doğan haklarımız noktasında, ya da BM’nin 51’nci maddesindeki doğan hukuktan kaynaklanan hakkımıza rağmen, biz diyoruz ki ‘bizimle ilgili bir NATO üyesinin içerden ve dışarıdan istiklaline, istikbaline herhangi bir saldırı olursa, diğer üye devletlerin de kendilerine yapılmış addedip, burada mukavemet göstermesi gerekir” dedi.
“BEKLEDİĞİMİZ DESTEĞİ GÖREMEDİK”
Bunca şeye rağmen beklenilen desteği göremediklerini söyleyen Aydın, “Tam tersine destekten ziyade PKK’nın sınır ötesi uzantısı olan PKK ve YPG’ ye tırlar dolusu silah, mühimmat hatta lojistik destek sağladıklarını tespit ettik. MHP ismen Atatürkçü geçinen b ir parti değildir. Biz uluslararası bir hamlede ülkemizin menfaatlerini düşünüp önce ülke ve millet kararlılığı ile hareket ederken, maalesef Türkiye de muhalefet adına muhalefet yapanların aynı hassasiyeti göstermediklerine tanıklık ediyoruz. Dün Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekâtını, Barış pınarı harekâtını sulandırmaya çalışanlar sekteye uğratmaya çalışanlar, ‘bir bataklık, ne için gideriz. Orada tuzaklar var’ deyip terör saldırılarına yasal bir zemin hazırlamaya çalışanlar gördüler ki Türkiye cumhuriyeti devleti, başarılı bir şekilde sivillere zarar vermeden orada harekâtı yönettiler. Dün oraya bataklık diyenler, millete fitne fesat sokanlar akabinde başarıya ortak olmaya çalıştılar. Bugün de bakıyoruz, Akdeniz’de bir oldubittiyle karşı karşıyayız. Geçen hafta bütçe görüşmeleri sonrası Libya ile yaptığımız anlaşmalar sonucunda dış güçlerin AB ülkelerin rahatsızlığını gördük. Yunanistan, Kıbrıs Rum kesiminin ve İsrail’in rahatsızlığını anlıyoruz. Mısır reaksiyon gösterdi ama içerde ülkenin menfaatlerini bir kenara bırakıp, milli mesele olarak görmeyip, muhalefetin üzüm yemek gibi bir endişelerinin olmadığına tanıklık ediyoruz. Amaçları bağcıyı dövmek ve Türkiye’yi kaos ortamına çekmek. Türkiye’yi siyasi istikrarsızlığa çekip, bundan da siyasi rant elde etme peşindeler. Maalesef, terörün meclisteki siyasi uzantısıyla birlikte, maalesef kendilerini muhalefet olarak addeden 2 gurubun da bunlara katılarak 3 siyasi partinin bu anlaşmaya karşı çıktığını sadece ülke ve milletimizin değil, doğu Akdeniz’de bize rağmen Türkiye’yi yok sayma iradesine karşı bir direniş gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti” dedi.
“AKDENİZ’DE TÜRKİYE’DEN DAHA UZUN KIYI ŞERİDİ OLAN ÜLKE YOK”
Akdeniz’de Türkiye’den daha uzun kıyı şeridi olan ülke olmamasına rağmen muhalefet partisinin ‘Macera peşinde ne işiniz var’ söylemlerine karşın, “Bu kadar haklı nedenlerimiz olmasına rağmen, muhalefet macera peşinde ne işiniz var diyor Akdeniz’de. Yine aynı sufleleri duyuyoruz muhalefetten. Bu CHP, İYİ Parti ve ittifak kurdukları HDP, Afrin için söylediklerini şimdi Akdeniz için söylüyor. Türkiye’nin kararlığını çok net ve güçlü biçimde ortaya koyması birilerini rahatsız ediyor. Atatürkçülük kisvesi altından Atatürk’ün ruhaniyetine halel getiren CHP’ye sesleniyorum. Mustafa kemal in sanki siyasi varisiymiş gibi düşünüp oy veren vatandaşlarımıza sesleniyorum. Genel Başkanımızın ifadesiyle ‘içine HDP’ kaçmış. Bugün baktığımızda terörle yaptığımız kararlı mücadeleye dış mihraklarla aynı ağızla savunduklarına tanıklık etmekteyiz” dedi.





