Ayakkabıcı Yılmaz Sanış, “Türkiye üretimde kalite bazında Çin’i geride bıraktı. Tercih olarak birçok ülke Türk mallarını tercih ediyor. Tabii ki bu ayakkabı üretiminin tekrar hayata geçmesi için bu tarz krediler üretim sektöründe; zaten Türkiye’nin en fazla ihtiyacı olduğu ana unsurlardan birisi üretim. Bunu destekleyeceğine inanıyoruz” dedi.
Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
İmalatçı firmalara istihdamın devamlılığını sağlamak üzere mevcut çalışanlara kişi başı 50 bin TL’ye kadar ilave alınacak her elaman için de kişi başı 150 bin TL’ye kadar 12 ay ana para ödemesiz, azami 60 ay vadeli, düşük maliyetli, hazine destekli, kredi garanti fonu kefaleti ile ayakkabı sektörüne özel istihdam odaklı işletme kredisi verilecektir. Ziraat Bankası Ayakkabı ve Ticaret Değer Kredisi Hazine Maliye Bakanlığı destekleriyle başlandı.
“TÜRKİYE YILLIK 775 MİLYON KAPASİTEYLE DÜNYA’DA ÜRETİM YAPIYOR”
Ayakkabıcı Yılmaz Sanış, “Son iki yılda döviz kurunun artmasıyla beraber piyasalarda sıkışıklık yaşandı. Ayakkabı sektöründe malum üç dört tane ulusal firma battı bir tanesi de konkordato ilan etti. Bu büyük firmaların iflas etmesi ayakkabı sektöründe A’dan Z’ye herkesi etkiliyor. Çünkü bu büyük firmalara herkes mal tedarik ediyor. Ayakkabının üst kısmı malzeme olarak veriliyor, tabanı veriliyor, bağcığı veriliyor. Bunlar tabi zarar gördüğü zaman bütün ayakkabı firma üreticilerinin hepsinde sıkıntı yaşanıyor. Kaldı ki Türkiye yıllık 775 milyon kapasiteyle dünya’da üretim kapasitesiyle sayılı ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle terlik ayakkabı gibi ürünlerde birinci sıradayız. Bu üç dört firmanın batması bu üretimi yavaşlattı. Ayakkabı sektöründe birçok orta ve küçük ölçekli atölye ve fabrikalar kapanmak durumunda kaldı. Son çıkan ayakkabı imalat sektörüne yardım ve kredilerle beraber tekrar ayakkabı sektörünün canlanacağını düşünüyoruz. Kaldı ki ayakkabı sektörü ihracatta önemli bir paya sahip. Özellikle Güneydoğu’da yapılan üretimler Ortadoğu’da inanılmaz derecede talep görüyor. Hatta bu piyasalar özellikle Çin’le rekabet halindeler. Türkiye üretimde kalite bazında Çin’i geride bıraktı. Tercih olarak birçok ülke Türk mallarını tercih ediyor. Tabii ki bu ayakkabı üretiminin tekrar hayata geçmesi için bu tarz krediler üretim sektöründe; zaten Türkiye’nin en fazla ihtiyacı olduğu ana unsurlardan birisi üretim. Bunu destekleyeceğine inanıyoruz. Bugün Türkiye hemen hemen Dünya’nın her yerine ayakkabı gönderiyor” dedi.
“İTALYANLAR ANTAKYA’YA GELİP AYAKKABI ALIYOR”
Kredinin bir ayağında şöyle bir açıklama var. Hem toptancıya hem perakendeciye Ziraat Bankası aracılığıyla 9 aya kadar vadeli para ödemesiz mal alımını da sağlıyor. Bunu çift taraflı düşünmek lazım, hem üretim olacak hem perakendeci ve toptancıyı destekleyerek üretimin tüketime de yansıması olacak. Bu ayakkabı sektörüne bir canlılık getirecek. Herkese hayırlı olsun. Doğru yerde kullanılırsa ayakkabı sektörü Türkiye için önemli. Ayakkabı sektörü çok gündeme gelmese de altını çizmek istediğim husus yerli üretim inanılmaz derecede talep görüyor. Üreticilerle konuştuğumuzda da aldığımız tepkiler böyle. Dünyanın ayakkabıda bir numarası model ve kalite bazında İtalyanlar Antakya’ya gelip oradan ayakkabı alıp gidiyorlar. Bizim giremediğimiz yerlere Türkiye mal satmaya başladı. Hem toptancı hem parekendecinin desteklenmesi canlılık getirecektir. Bunu sadece ayakkabıcılar olarak değil diğer sektörlere de bu şekilde faydalarının olmasını diliyoruz. Çünkü ekonomi sadece ayakkabı değil; tekstil, turizm, gıda gibi birçok alanı var. İnşallah aynı kolaylıklar bu alanlara da sağlanır” şeklinde konuştu.
En önemli noktanın yıllarca krediler finansmanlar amacının dışına çıkarak farklı yerlerde kullanıldığını söyleyen Sanış, “Bu da sektörlerin tam olarak çalışmasını engellemişti. Bu çıkan sistemde bu krediyle aldığını kredi tamamen işinize endeksli olması gerekiyor. Bu paranın doğru yerlerde kullanılmasıyla riski minimaliz edecektir. İnsanlar çoğu zaman bankalardan kredi çektiği zaman öz sermayede kullanmıyor, daha farklı kendi kişisel işlerinde kullanıyor. Araç almak, ev almak gibi şeylerde kullanılıyordu. Bu sefer öz sermaye azalıyordu. Bu şekilde aldığıyla hem öz sermayesini arttıracak hem de geleceğini kurtarmış olacak. Bu işin iki ayağı var. Biri üretim diğeri toptan ve perakende kısmı, yani tüketim ayağı. Sistem kendi içerisinde kurulduğu için paranın farklı bir alanda kullanımına izin verilmiyor. Daha önce yapılanlar genelde öz kaynaklarını başka sektöre aktardığı için batıyordu büyük işletmeler. Şuanda ayakkabı sektöründe bu durum derin krize yol açtı. Bu sistem bunun tekrar yaşanmasını engelleyecek. Siz amacınıza uygun kredi çekeceksiniz ve ona göre kullanacaksınız” dedi.
Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
İmalatçı firmalara istihdamın devamlılığını sağlamak üzere mevcut çalışanlara kişi başı 50 bin TL’ye kadar ilave alınacak her elaman için de kişi başı 150 bin TL’ye kadar 12 ay ana para ödemesiz, azami 60 ay vadeli, düşük maliyetli, hazine destekli, kredi garanti fonu kefaleti ile ayakkabı sektörüne özel istihdam odaklı işletme kredisi verilecektir. Ziraat Bankası Ayakkabı ve Ticaret Değer Kredisi Hazine Maliye Bakanlığı destekleriyle başlandı.
“TÜRKİYE YILLIK 775 MİLYON KAPASİTEYLE DÜNYA’DA ÜRETİM YAPIYOR”
Ayakkabıcı Yılmaz Sanış, “Son iki yılda döviz kurunun artmasıyla beraber piyasalarda sıkışıklık yaşandı. Ayakkabı sektöründe malum üç dört tane ulusal firma battı bir tanesi de konkordato ilan etti. Bu büyük firmaların iflas etmesi ayakkabı sektöründe A’dan Z’ye herkesi etkiliyor. Çünkü bu büyük firmalara herkes mal tedarik ediyor. Ayakkabının üst kısmı malzeme olarak veriliyor, tabanı veriliyor, bağcığı veriliyor. Bunlar tabi zarar gördüğü zaman bütün ayakkabı firma üreticilerinin hepsinde sıkıntı yaşanıyor. Kaldı ki Türkiye yıllık 775 milyon kapasiteyle dünya’da üretim kapasitesiyle sayılı ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle terlik ayakkabı gibi ürünlerde birinci sıradayız. Bu üç dört firmanın batması bu üretimi yavaşlattı. Ayakkabı sektöründe birçok orta ve küçük ölçekli atölye ve fabrikalar kapanmak durumunda kaldı. Son çıkan ayakkabı imalat sektörüne yardım ve kredilerle beraber tekrar ayakkabı sektörünün canlanacağını düşünüyoruz. Kaldı ki ayakkabı sektörü ihracatta önemli bir paya sahip. Özellikle Güneydoğu’da yapılan üretimler Ortadoğu’da inanılmaz derecede talep görüyor. Hatta bu piyasalar özellikle Çin’le rekabet halindeler. Türkiye üretimde kalite bazında Çin’i geride bıraktı. Tercih olarak birçok ülke Türk mallarını tercih ediyor. Tabii ki bu ayakkabı üretiminin tekrar hayata geçmesi için bu tarz krediler üretim sektöründe; zaten Türkiye’nin en fazla ihtiyacı olduğu ana unsurlardan birisi üretim. Bunu destekleyeceğine inanıyoruz. Bugün Türkiye hemen hemen Dünya’nın her yerine ayakkabı gönderiyor” dedi.
“İTALYANLAR ANTAKYA’YA GELİP AYAKKABI ALIYOR”
Kredinin bir ayağında şöyle bir açıklama var. Hem toptancıya hem perakendeciye Ziraat Bankası aracılığıyla 9 aya kadar vadeli para ödemesiz mal alımını da sağlıyor. Bunu çift taraflı düşünmek lazım, hem üretim olacak hem perakendeci ve toptancıyı destekleyerek üretimin tüketime de yansıması olacak. Bu ayakkabı sektörüne bir canlılık getirecek. Herkese hayırlı olsun. Doğru yerde kullanılırsa ayakkabı sektörü Türkiye için önemli. Ayakkabı sektörü çok gündeme gelmese de altını çizmek istediğim husus yerli üretim inanılmaz derecede talep görüyor. Üreticilerle konuştuğumuzda da aldığımız tepkiler böyle. Dünyanın ayakkabıda bir numarası model ve kalite bazında İtalyanlar Antakya’ya gelip oradan ayakkabı alıp gidiyorlar. Bizim giremediğimiz yerlere Türkiye mal satmaya başladı. Hem toptancı hem parekendecinin desteklenmesi canlılık getirecektir. Bunu sadece ayakkabıcılar olarak değil diğer sektörlere de bu şekilde faydalarının olmasını diliyoruz. Çünkü ekonomi sadece ayakkabı değil; tekstil, turizm, gıda gibi birçok alanı var. İnşallah aynı kolaylıklar bu alanlara da sağlanır” şeklinde konuştu.
En önemli noktanın yıllarca krediler finansmanlar amacının dışına çıkarak farklı yerlerde kullanıldığını söyleyen Sanış, “Bu da sektörlerin tam olarak çalışmasını engellemişti. Bu çıkan sistemde bu krediyle aldığını kredi tamamen işinize endeksli olması gerekiyor. Bu paranın doğru yerlerde kullanılmasıyla riski minimaliz edecektir. İnsanlar çoğu zaman bankalardan kredi çektiği zaman öz sermayede kullanmıyor, daha farklı kendi kişisel işlerinde kullanıyor. Araç almak, ev almak gibi şeylerde kullanılıyordu. Bu sefer öz sermaye azalıyordu. Bu şekilde aldığıyla hem öz sermayesini arttıracak hem de geleceğini kurtarmış olacak. Bu işin iki ayağı var. Biri üretim diğeri toptan ve perakende kısmı, yani tüketim ayağı. Sistem kendi içerisinde kurulduğu için paranın farklı bir alanda kullanımına izin verilmiyor. Daha önce yapılanlar genelde öz kaynaklarını başka sektöre aktardığı için batıyordu büyük işletmeler. Şuanda ayakkabı sektöründe bu durum derin krize yol açtı. Bu sistem bunun tekrar yaşanmasını engelleyecek. Siz amacınıza uygun kredi çekeceksiniz ve ona göre kullanacaksınız” dedi.





