3 yıl önce babasını kaybettiğini söyleyen Bülbül, bu kaybın ardından sürekli olarak annesiyle ilgilendiğini ve onun iyi hissetmesi için elinden geleni yaptığının altını çizdi.
Bülbül, “Babam öldükten sonra annem yaşlılığında verdiği sebepten biraz daha duruldu. O mutlu olsun diye evimizin önündeki bahçeyi botanik bahçesine çevirdim diyebilirim. Bende emekli olduğum için anne oğul birbirimizle ilgileniyorduk. Yazın bahçeye oturup rengarenk çiçekler arasında annemi huzurlu görmek hoşuma gidiyor. Kendimde bu işle uğraşırken çok mutlu oluyorum. Önceliğim zaten annem olduğu için beni daha da mutlu ediyor. Bahçede güllerin dışında meyve ağaçları ve sebzeler de var. Toplamda 100 farklı çeşit vardır muhtemelen. Fakat çoğunu gül çeşitleri oluşturuyor. Bir kökten 3 farklı renkte gül çıkan fideler de var. Güneşi görünce rengini değiştiren de. Annemin en sevdiği iki gül var. Biri siyah açıp sonradan koyu kırmızıya dönüşen gül. Diğeri ise kırmızı beyaz olan gül. Annem ona ‘Türk Bayrağı’ diyor. Hepsinin ayrı ayrı çok seviyor fakat o ikisinin yeri ayrı diyor her seferinde. Gülleri diktikten sonra dallarına nazar oncuğu asıyorum. Bu bir inanç böyle başladım böyle devam ettim. Nazar değsin istemiyorum hiç. Çok güzel göründükleri için göze gelmelerinden korkuyorum. Bu yüzden çiçekleri görmeye gelenlerden çok beğenen olursa onlara birer kök veririm genelde. Bahçe işi benim için artık tutku haline geldi. Bu geçirdiğimiz zorlu süreçte de en sağlıklı yerde karantinamızı geçirdik annemle” dedi.
Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY
Bülbül, “Babam öldükten sonra annem yaşlılığında verdiği sebepten biraz daha duruldu. O mutlu olsun diye evimizin önündeki bahçeyi botanik bahçesine çevirdim diyebilirim. Bende emekli olduğum için anne oğul birbirimizle ilgileniyorduk. Yazın bahçeye oturup rengarenk çiçekler arasında annemi huzurlu görmek hoşuma gidiyor. Kendimde bu işle uğraşırken çok mutlu oluyorum. Önceliğim zaten annem olduğu için beni daha da mutlu ediyor. Bahçede güllerin dışında meyve ağaçları ve sebzeler de var. Toplamda 100 farklı çeşit vardır muhtemelen. Fakat çoğunu gül çeşitleri oluşturuyor. Bir kökten 3 farklı renkte gül çıkan fideler de var. Güneşi görünce rengini değiştiren de. Annemin en sevdiği iki gül var. Biri siyah açıp sonradan koyu kırmızıya dönüşen gül. Diğeri ise kırmızı beyaz olan gül. Annem ona ‘Türk Bayrağı’ diyor. Hepsinin ayrı ayrı çok seviyor fakat o ikisinin yeri ayrı diyor her seferinde. Gülleri diktikten sonra dallarına nazar oncuğu asıyorum. Bu bir inanç böyle başladım böyle devam ettim. Nazar değsin istemiyorum hiç. Çok güzel göründükleri için göze gelmelerinden korkuyorum. Bu yüzden çiçekleri görmeye gelenlerden çok beğenen olursa onlara birer kök veririm genelde. Bahçe işi benim için artık tutku haline geldi. Bu geçirdiğimiz zorlu süreçte de en sağlıklı yerde karantinamızı geçirdik annemle” dedi.
Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY





