12 yıldır Edirne’ye ayda 2 defa geldiğini belirten Fotoğraf Sanatçısı Cemil Şahin, kendini Edirneli gibi hissettiğini belirtti. Şahin, Edirne'nin tarihini Osmanlı'nın vermiş olduğu değerlerin el birliğiyle önayak olunması gerektiğini belirtti. Şahin, “Edirne'yle alakalı vakıflar Genel müdürlüğünün, Turizm Kültürü Tanıtma müdürlüğünün bizden istemiş olduğu fotoğraflar, yani bunları hep sosyal medyada destek amaçlı, tek amaç kültürümüzü en iyi şekilde tanıtabilmek.” dedi.
Fotoğraf Sanatçısı Cemil Şahin, Fotoğraf Sanatçısı Saime Güler önceki gün Edirne’ye geldiler. Üç kültürün birleştiği noktada olduklarını belirten Şahin, “12 yıldır kubbe ve Osmanlı mimarisinde kendimi bilhassa bu konuda çok ilerlemiş şu anda o konuma geldim. Tabii bunlar okuyarak, öğrenerek, o yerin tarihini araştırarak. Bir defa Osmanlı bize ne değer kattı? Mimar Sinan'ın bizde nasıl bir his uyandırdı? Tarih bize hangi mesajları veriyor? Bu camiler, Edirne Selimiye Cami, Eski Cami, Şerefeli Cami. Şuanda durduğumuz nokta aslında bize üç kültürün, üç medeniyetinin birleştiği noktada aslında duruyoruz.
“EDİRNE'Yİ ANLAT ANLAT BİTİREMEYİZ”
Edirne’nin tarihi camileri ile ilgili de konuşan Şahin, “Aslında burada çok güzel bir mesaj daha çıkıyor ortaya. Eski camiden başlayan çok kubbeli yapıyla tek kubbeli geçiş sistemi Üç şerefeli Camii ve tabii ki Osmanlı'nın en büyük şahikası diyorum ben Selimiye Camii'yle Edirne'yi anlat anlat bitiremeyiz.” diye konuştu.
Şahin, “Mineraller İslam'ın nefes boruları. Neden minarelere biz gül motifini koyuyor Mimar Sinan, Eşittir 132 rakamına tekabül ediyor. Yani Hazreti Muhammed Aleyhisselamın ismine tekabül ediyor. Kubbe, lale, alem eşittir 66 rakamı, bu da Allah'la aslında tekabül ediyor. İşte beni buraya çeken neden aslında ortak noktasının hepsi bu.” dedi.
“AMACIMIZ KÜLTÜRÜMÜZÜ TANITABİLMEK”
Tek amaçlarının kültürü en iyi şekilde tanıtabilmek olduğunu vurgulayan Şahin, “12 yıldır Edirne’ye ayda 2 defa geliriz. Şu anda sosyal medyada inşallah çıkacak olan üçlü kitabımda yer verdiğim Selimiye baş tacımız diyorum. Üç Şerefeli cami olacak ve Edirne'yle alakalı vakıflar Genel müdürlüğünün, Turizm Kültürü Tanıtma müdürlüğünün bizden istemiş olduğu fotoğraflar, yani bunları hep sosyal medyada destek amaçlı, tek amaç kültürümüzü en iyi şekilde tanıtabilmek.” diye konuştu.
“KENDİMİ EDİRNELİ GİBİ HİSSEDİYORUM”
Edirneli olmadığını ama kendini bir Edirneli olarak hissettiğini belirten Şahin, “Ben İstanbul'dan geliyorum ama ben bir Edirneli gibi kendimi hissediyorum artık. Yani o konuma gelmişiz. Niye? Edirne'de yaşamıyoruz ama Edirne'nin tarihini Osmanlı'nın bize vermiş olduğu bu değerleri hepimizin aslında el birliğiyle buna önayak olmamız gerekiyor, destek olmamız gerekiyor. Meydan projesi çok güzel olmuş ama eksiklerimiz var. Açık konuşmamız gerekirse bilhassa ışıklandırma sistemi ve eski havuzu özlüyorum bazen, yeni bir havuz olabilirdi diye. Bir de akşamları dün akşam gördüm. Bazı yollarımızın karanlık kaldığını fark ettim dün. Ama, Edirne'ye yakışmış çok güzel bir meydan haline gelmiş burası.” İfadelerini kullandı.
Fotoğraf Sanatçısı Saime Güler, Cemil Şahin’in çektiği fotoğrafların ilgisini çektiğini daha sonra fotoğraf sanatçısı olduğunu belirterek, “İstanbul’dan fotoğraf sanatçısıyım. Neden ikimiz? Şöyle oldu Cemil hocayla tanışmamız bizim, ben işten ayrıldığım dönemdi. Ama bir şeyler yapmak zorundaydım. Bir şeyler yapmalıyım diye. Bu fotoğraflara merak saldım sosyal medyada. Cemil Hoca'nın çektiği mimari fotoğraflar çok ilgimi çekti. Tam tersine herkes gibi yorumlar değil. Fotoğrafları okuyarak başladım ben bu işe. Cemil Hoca'nın da bu ilgisini çekti. O dönemlerde öğrencileri de vardı. Mimari açıdan. Ben de tanıştım kendisiyle. Sonra bayağı bir öğrencilik dönemi yaşadım.” Sözlerine yer verdi.
10 yıldır Cemil Şahin’le birlikte çalıştığını belirten Güler, “10 senedir de beraber çalışıyoruz. Çok güzel. Büyük bir ilgiyle başladı. Eski tarihi Mimar Sinan'ın yaptığı eserler gerçekten muhteşem. Bize ecdadımızın bıraktığı büyük kültür mirası bunlar. Önce ben şunu söylüyorum, evet fotoğrafları çekiyoruz ama bunları ben sahiple çıkalım diyorum.” Açıklamasında bulundu. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Fotoğraf Sanatçısı Cemil Şahin, Fotoğraf Sanatçısı Saime Güler önceki gün Edirne’ye geldiler. Üç kültürün birleştiği noktada olduklarını belirten Şahin, “12 yıldır kubbe ve Osmanlı mimarisinde kendimi bilhassa bu konuda çok ilerlemiş şu anda o konuma geldim. Tabii bunlar okuyarak, öğrenerek, o yerin tarihini araştırarak. Bir defa Osmanlı bize ne değer kattı? Mimar Sinan'ın bizde nasıl bir his uyandırdı? Tarih bize hangi mesajları veriyor? Bu camiler, Edirne Selimiye Cami, Eski Cami, Şerefeli Cami. Şuanda durduğumuz nokta aslında bize üç kültürün, üç medeniyetinin birleştiği noktada aslında duruyoruz.
“EDİRNE'Yİ ANLAT ANLAT BİTİREMEYİZ”
Edirne’nin tarihi camileri ile ilgili de konuşan Şahin, “Aslında burada çok güzel bir mesaj daha çıkıyor ortaya. Eski camiden başlayan çok kubbeli yapıyla tek kubbeli geçiş sistemi Üç şerefeli Camii ve tabii ki Osmanlı'nın en büyük şahikası diyorum ben Selimiye Camii'yle Edirne'yi anlat anlat bitiremeyiz.” diye konuştu.
Şahin, “Mineraller İslam'ın nefes boruları. Neden minarelere biz gül motifini koyuyor Mimar Sinan, Eşittir 132 rakamına tekabül ediyor. Yani Hazreti Muhammed Aleyhisselamın ismine tekabül ediyor. Kubbe, lale, alem eşittir 66 rakamı, bu da Allah'la aslında tekabül ediyor. İşte beni buraya çeken neden aslında ortak noktasının hepsi bu.” dedi.
“AMACIMIZ KÜLTÜRÜMÜZÜ TANITABİLMEK”
Tek amaçlarının kültürü en iyi şekilde tanıtabilmek olduğunu vurgulayan Şahin, “12 yıldır Edirne’ye ayda 2 defa geliriz. Şu anda sosyal medyada inşallah çıkacak olan üçlü kitabımda yer verdiğim Selimiye baş tacımız diyorum. Üç Şerefeli cami olacak ve Edirne'yle alakalı vakıflar Genel müdürlüğünün, Turizm Kültürü Tanıtma müdürlüğünün bizden istemiş olduğu fotoğraflar, yani bunları hep sosyal medyada destek amaçlı, tek amaç kültürümüzü en iyi şekilde tanıtabilmek.” diye konuştu.
“KENDİMİ EDİRNELİ GİBİ HİSSEDİYORUM”
Edirneli olmadığını ama kendini bir Edirneli olarak hissettiğini belirten Şahin, “Ben İstanbul'dan geliyorum ama ben bir Edirneli gibi kendimi hissediyorum artık. Yani o konuma gelmişiz. Niye? Edirne'de yaşamıyoruz ama Edirne'nin tarihini Osmanlı'nın bize vermiş olduğu bu değerleri hepimizin aslında el birliğiyle buna önayak olmamız gerekiyor, destek olmamız gerekiyor. Meydan projesi çok güzel olmuş ama eksiklerimiz var. Açık konuşmamız gerekirse bilhassa ışıklandırma sistemi ve eski havuzu özlüyorum bazen, yeni bir havuz olabilirdi diye. Bir de akşamları dün akşam gördüm. Bazı yollarımızın karanlık kaldığını fark ettim dün. Ama, Edirne'ye yakışmış çok güzel bir meydan haline gelmiş burası.” İfadelerini kullandı.
Fotoğraf Sanatçısı Saime Güler, Cemil Şahin’in çektiği fotoğrafların ilgisini çektiğini daha sonra fotoğraf sanatçısı olduğunu belirterek, “İstanbul’dan fotoğraf sanatçısıyım. Neden ikimiz? Şöyle oldu Cemil hocayla tanışmamız bizim, ben işten ayrıldığım dönemdi. Ama bir şeyler yapmak zorundaydım. Bir şeyler yapmalıyım diye. Bu fotoğraflara merak saldım sosyal medyada. Cemil Hoca'nın çektiği mimari fotoğraflar çok ilgimi çekti. Tam tersine herkes gibi yorumlar değil. Fotoğrafları okuyarak başladım ben bu işe. Cemil Hoca'nın da bu ilgisini çekti. O dönemlerde öğrencileri de vardı. Mimari açıdan. Ben de tanıştım kendisiyle. Sonra bayağı bir öğrencilik dönemi yaşadım.” Sözlerine yer verdi.
10 yıldır Cemil Şahin’le birlikte çalıştığını belirten Güler, “10 senedir de beraber çalışıyoruz. Çok güzel. Büyük bir ilgiyle başladı. Eski tarihi Mimar Sinan'ın yaptığı eserler gerçekten muhteşem. Bize ecdadımızın bıraktığı büyük kültür mirası bunlar. Önce ben şunu söylüyorum, evet fotoğrafları çekiyoruz ama bunları ben sahiple çıkalım diyorum.” Açıklamasında bulundu. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





