Özge Baykal
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Naylon poşetlere gelen ücret uygulamasının ardından pet şişe, cam şişe, karton ve plastik kaplara ilişkin yeni bir uygulamanın geleceğini söylemişti. Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren bu uygulamaya ilişkin olarak ’’Eğer yasaklama gibi bir durum olacaksa mutlaka alternatifinin yerine konulması gerekiyor’’ diyerek uygulamayı düşünmeye başlamalarının iyi bir gelişme olduğunu ifade etti.
Eren, yeni uygulama ile ilgili görüşlerini şu şekilde bildirdi:
“Biz Çevre Gönüllüleri Derneği olarak yıllardır poşetlerin yasaklanmasını istedik. Fakat ücretli olması da gereksiz kullanımı azaltacağı için iyi bir gelişme oldu. Yasa gereği bu konularda biraz daha iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Mesele ilk olarak geçenlerde 10 kuruşa mal edilen poşetlerin büyük marketlerde 25 kuruşa halka para ile satılmaya başlayacak olması aslında bu işin yükünün halka yansıtılması demektir.”
“FON AYRILABİLMELİ”
’’Gelişmiş ülkelerde maliyet ile satış arasındaki farkı çevreyi korumaya ve plastik ürünlerden vazgeçmeye yönelik projelere fon olarak ayırıyorlar’’ diyen Eren, bu sistemin Türkiye’de de çevre fonu olarak ayrılabilmesini istediğini söyledi. Ardından sözlerine d7evam eden Eren, ’’Poşet konusuna değinecek olursam küçük bakkallara ve marketlere bir artısı olmaz ama söz konusu büyük zincirler olduğunda aradaki 15 kuruş fark ciddi bir kar marjına dönüşecek. Mesela marketlere yeni bir uygulama getirilebilir. Plastik ürünlerle ilgili bir uygulama geleceği söylendi evet bu yasaklama mı olacak yoksa farklı bir sistem mi kurulacak orasını bende bilemiyorum eğer ki yasaklama getirilecekse alternatifinin de yerine koyulmuş olması gerekiyor. Plastik şişeleri, karton tabakları, pipetleri, cam ve metal şişeleri yasaklayacaksanız eğer, piyasada herkesin ekonomik olarak kolayca ulaşabileceği bir alternatif sunmaları lazım. Bunun yaygınlaştırılmasını sağlamak lazım. Eğer ki plastiklerin önüne geçmek için cam şişelere önem verilecekse pozitif ayrımcılık yapmak lazım. Belki ücretlerini daha çok aşağı çekerek işletmelere kolaylıkla ulaşmasını sağlamak lazım. Sonra bu atıkların geri dönüşümü için bir mekanizma kurmak gerekiyor. Bunların yapılması için de dediğim gibi fon ayrılması gerekiyor.”
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un plastik ürünlerle ilgili gelecek uygulamaya yönelik “Bu ürünleri piyasaya süren firmalar bakanlığımıza bir bedel ödemesi gerekiyor. Bu bedel ile de atıkların toplanıp sıfır atık sisteminde geri dönüştürülmesi için bir sistem kuracağız’’ demesi üzerine Eren, ’’Tabi uygulamayı düşünmeye başlamaları bile iyi bir gelişme diye düşünüyorum’’ şeklinde yorumladı.
“ÇEVRE DOSTU İŞLETME”
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak 2 yıldır çevre dostu işletme projeleri olan Edirne Belediyesi, Edirne Esnaf Odası ve Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olmak üzere bir proje yazdıklarını dile getirerek, bu projede plastik ürün kullanımını en aza düşüren işletmeye ’’Çevre Dostu Logo’’ verdiklerinin bilgisini paylaşan Eren, projeyle ilgili şu bilgilere yer verdi:
“Pet su şişesi sunmayan, pipetlerde sınırlama getiren, her müşteriye değil de sadece istek üzerine sunan bir işletmeye biz ’’Çevre Dostu Logo’’ takıyoruz. Bu logo insan sağlığına ve çevreye saygılı bir işletme modeli demek. Biz Edirne çapında hemen hemen bütün kafe ve restoranları gezdik. Hiç plastik tüketmeyen birçok işletme var. Ve onların ön plana çıkarılarak topluma örnek ve rol model bir işletme olmasını istiyoruz. Plastik su şişelerinin artık tüketilmemesini istiyoruz. Bir bakıma aslında kaynağında azaltma projesi bu, kullandıktan sonra alıp geri dönüşüme döndürmek değil de kaynağında kullanmamak.”
“HAVAYI KİRLETİYOR”
Pet şişe, cam şişe, karton ve plastik kaplara yönelik gelecek olan uygulamanın içeriği hakkında bir bilgi olmadığı için görmeden fikir yürütmenin zor olduğunu söyleyen Eren, ’’Eğer bir şey yasaklanacaksa yerine konulacak şey ekonomik, sürdürülebilir ve geri dönüşüme uygun olmalı’’ diyerek üretimden daha çok geri dönüşümün pahalı olmasına dikkat çekti. Yakılan atıkların birçoğunun kalitesiz olarak üretildiğinden dolayı geri dönüşüm esnasında gazların atmosfere karışarak havayı kirlettiğinin bilgisini paylaşan Eren, ’’ Hükümetin bunu iyi bir şekilde düşünmesi lazım. Bu tip projelerin ve çalışmaların yükünü de kirleten öder mantığı yerine caydırıcı bir uygulama yapılabilir” dedi.
“EVDEN AYRIŞTIRILMA YAPILMALI”
Söz konusu sıfır atık olduğunda kaynaktan ayrıştırılma yapılmasının önemli olduğunu söyleyen Eren konuyla ilgili şu bilgilere yer verdi:
“Sıfır atık denildiğinde bu konuda evsel atıklarımızın da değerlendirilmesini anlıyoruz. Her ev bir çöp fabrikası. Alınan her şey ambalajlı onun için sıfır atık isteniyorsa eğer evden ayrıştırmayı yerel yönetimlerin yapması lazım. Sıfır atık ancak böyle mümkün olabilir. Sıfır atık projesi teknolojik cihazlarda da çok önemli. Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki evdeki eski teknolojik cihazların piyasadan toplatılması gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, belediyeler kadınlara yeni bir iş alanı açarak bu teknolojik cihazların toplatılması konusunda destek verilebilir. Kadınlar evde diktikleri eşyaları Pazar alanlarında bez poşetler dikerek satıyorlar hatta kurşun içermeyen kese kâğıtları da yapabilirler. Haftanın 3 veya 4 günü Pazar kuruluyor. Üstelik Pazar yenlerindeki özellikle kırmızı ve mavi renkteki poşetler hem kötü kokusuyla hem de geri dönüşüm konusunda zor geri dönüştürüldüğünden dolayı kullanılmaması hatta yasaklanması bile gerekiyor.”
“KADINLARA İSTİHDAM ÇALIŞMALARI BAŞLADI”
Kadınlara istihdam sağlamak adına bir proje üzerinde çalışmaya başladıklarını anlatan Eren, çalışmalarla ilgili şunları kaydetti:
“Biz Çevre Gönüllüleri Derneği olarak yerel yönetimlere yeni bir proje hazırlıyoruz. Edirne Bakkallar ve Tekel Bayileri Odası ile bir görüşme yaptık. Kadınlara istihdam sağlamak adına bez torba dikimi, file yapımı konusunda bir proje yazacağız. Valiliğin Kadın Toplum Merkezleri, belediyenin kadın evleri var, belirli ihtiyaç olan mahallelerde buna hizmet satın alma şeklinde buna fon ayrılabilir. Bunu yapmalılar. Alternatifini koymadan hiçbir şey başarılı olmaz. Biz bu projeyi yapabilirsek eğer kadınlara istihdam yaratmakla kalmamış çevreyi, doğayı da korumuş olacağız. Yerel yönetimlerle birlikte iş yapmaya biz hazırız. Bize yerel yönetim gelip ’’proje yapalım’’ desin biz buna hazır olduğumuzun bilincindeyiz. Projeyle ilgili bilinçlendirme ayağını yaparız, projede kullanılacak materyallerin hazırlanması işini üstleniriz. Sonuç olarak kaynak merkezi yönetimler olduğu için bizleri desteklemeleri gerekiyor. Biz sivil toplum kuruluşu olduğumuz için bir ekonomimiz yok. Bütün dünyada bu böyledir, sivil toplum kuruluşlarını hükümet destekler. Fikrimiz, çalışmamız var en önemlisi de halkla ilişkimiz var. Mesela 15 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde yaklaşık 350 kişi olarak Kaleiçi’ne dağılıp temizledik. Gönüllü arkadaşlarımız her yeri didik didik temizledi. Bu kadar insanı bir araya getirme konusunda sivil toplum örgütleri büyük bir rol oynuyor.”
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Naylon poşetlere gelen ücret uygulamasının ardından pet şişe, cam şişe, karton ve plastik kaplara ilişkin yeni bir uygulamanın geleceğini söylemişti. Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren bu uygulamaya ilişkin olarak ’’Eğer yasaklama gibi bir durum olacaksa mutlaka alternatifinin yerine konulması gerekiyor’’ diyerek uygulamayı düşünmeye başlamalarının iyi bir gelişme olduğunu ifade etti.
Eren, yeni uygulama ile ilgili görüşlerini şu şekilde bildirdi:
“Biz Çevre Gönüllüleri Derneği olarak yıllardır poşetlerin yasaklanmasını istedik. Fakat ücretli olması da gereksiz kullanımı azaltacağı için iyi bir gelişme oldu. Yasa gereği bu konularda biraz daha iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Mesele ilk olarak geçenlerde 10 kuruşa mal edilen poşetlerin büyük marketlerde 25 kuruşa halka para ile satılmaya başlayacak olması aslında bu işin yükünün halka yansıtılması demektir.”
“FON AYRILABİLMELİ”
’’Gelişmiş ülkelerde maliyet ile satış arasındaki farkı çevreyi korumaya ve plastik ürünlerden vazgeçmeye yönelik projelere fon olarak ayırıyorlar’’ diyen Eren, bu sistemin Türkiye’de de çevre fonu olarak ayrılabilmesini istediğini söyledi. Ardından sözlerine d7evam eden Eren, ’’Poşet konusuna değinecek olursam küçük bakkallara ve marketlere bir artısı olmaz ama söz konusu büyük zincirler olduğunda aradaki 15 kuruş fark ciddi bir kar marjına dönüşecek. Mesela marketlere yeni bir uygulama getirilebilir. Plastik ürünlerle ilgili bir uygulama geleceği söylendi evet bu yasaklama mı olacak yoksa farklı bir sistem mi kurulacak orasını bende bilemiyorum eğer ki yasaklama getirilecekse alternatifinin de yerine koyulmuş olması gerekiyor. Plastik şişeleri, karton tabakları, pipetleri, cam ve metal şişeleri yasaklayacaksanız eğer, piyasada herkesin ekonomik olarak kolayca ulaşabileceği bir alternatif sunmaları lazım. Bunun yaygınlaştırılmasını sağlamak lazım. Eğer ki plastiklerin önüne geçmek için cam şişelere önem verilecekse pozitif ayrımcılık yapmak lazım. Belki ücretlerini daha çok aşağı çekerek işletmelere kolaylıkla ulaşmasını sağlamak lazım. Sonra bu atıkların geri dönüşümü için bir mekanizma kurmak gerekiyor. Bunların yapılması için de dediğim gibi fon ayrılması gerekiyor.”
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un plastik ürünlerle ilgili gelecek uygulamaya yönelik “Bu ürünleri piyasaya süren firmalar bakanlığımıza bir bedel ödemesi gerekiyor. Bu bedel ile de atıkların toplanıp sıfır atık sisteminde geri dönüştürülmesi için bir sistem kuracağız’’ demesi üzerine Eren, ’’Tabi uygulamayı düşünmeye başlamaları bile iyi bir gelişme diye düşünüyorum’’ şeklinde yorumladı.
“ÇEVRE DOSTU İŞLETME”
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak 2 yıldır çevre dostu işletme projeleri olan Edirne Belediyesi, Edirne Esnaf Odası ve Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olmak üzere bir proje yazdıklarını dile getirerek, bu projede plastik ürün kullanımını en aza düşüren işletmeye ’’Çevre Dostu Logo’’ verdiklerinin bilgisini paylaşan Eren, projeyle ilgili şu bilgilere yer verdi:
“Pet su şişesi sunmayan, pipetlerde sınırlama getiren, her müşteriye değil de sadece istek üzerine sunan bir işletmeye biz ’’Çevre Dostu Logo’’ takıyoruz. Bu logo insan sağlığına ve çevreye saygılı bir işletme modeli demek. Biz Edirne çapında hemen hemen bütün kafe ve restoranları gezdik. Hiç plastik tüketmeyen birçok işletme var. Ve onların ön plana çıkarılarak topluma örnek ve rol model bir işletme olmasını istiyoruz. Plastik su şişelerinin artık tüketilmemesini istiyoruz. Bir bakıma aslında kaynağında azaltma projesi bu, kullandıktan sonra alıp geri dönüşüme döndürmek değil de kaynağında kullanmamak.”
“HAVAYI KİRLETİYOR”
Pet şişe, cam şişe, karton ve plastik kaplara yönelik gelecek olan uygulamanın içeriği hakkında bir bilgi olmadığı için görmeden fikir yürütmenin zor olduğunu söyleyen Eren, ’’Eğer bir şey yasaklanacaksa yerine konulacak şey ekonomik, sürdürülebilir ve geri dönüşüme uygun olmalı’’ diyerek üretimden daha çok geri dönüşümün pahalı olmasına dikkat çekti. Yakılan atıkların birçoğunun kalitesiz olarak üretildiğinden dolayı geri dönüşüm esnasında gazların atmosfere karışarak havayı kirlettiğinin bilgisini paylaşan Eren, ’’ Hükümetin bunu iyi bir şekilde düşünmesi lazım. Bu tip projelerin ve çalışmaların yükünü de kirleten öder mantığı yerine caydırıcı bir uygulama yapılabilir” dedi.
“EVDEN AYRIŞTIRILMA YAPILMALI”
Söz konusu sıfır atık olduğunda kaynaktan ayrıştırılma yapılmasının önemli olduğunu söyleyen Eren konuyla ilgili şu bilgilere yer verdi:
“Sıfır atık denildiğinde bu konuda evsel atıklarımızın da değerlendirilmesini anlıyoruz. Her ev bir çöp fabrikası. Alınan her şey ambalajlı onun için sıfır atık isteniyorsa eğer evden ayrıştırmayı yerel yönetimlerin yapması lazım. Sıfır atık ancak böyle mümkün olabilir. Sıfır atık projesi teknolojik cihazlarda da çok önemli. Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki evdeki eski teknolojik cihazların piyasadan toplatılması gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, belediyeler kadınlara yeni bir iş alanı açarak bu teknolojik cihazların toplatılması konusunda destek verilebilir. Kadınlar evde diktikleri eşyaları Pazar alanlarında bez poşetler dikerek satıyorlar hatta kurşun içermeyen kese kâğıtları da yapabilirler. Haftanın 3 veya 4 günü Pazar kuruluyor. Üstelik Pazar yenlerindeki özellikle kırmızı ve mavi renkteki poşetler hem kötü kokusuyla hem de geri dönüşüm konusunda zor geri dönüştürüldüğünden dolayı kullanılmaması hatta yasaklanması bile gerekiyor.”
“KADINLARA İSTİHDAM ÇALIŞMALARI BAŞLADI”
Kadınlara istihdam sağlamak adına bir proje üzerinde çalışmaya başladıklarını anlatan Eren, çalışmalarla ilgili şunları kaydetti:
“Biz Çevre Gönüllüleri Derneği olarak yerel yönetimlere yeni bir proje hazırlıyoruz. Edirne Bakkallar ve Tekel Bayileri Odası ile bir görüşme yaptık. Kadınlara istihdam sağlamak adına bez torba dikimi, file yapımı konusunda bir proje yazacağız. Valiliğin Kadın Toplum Merkezleri, belediyenin kadın evleri var, belirli ihtiyaç olan mahallelerde buna hizmet satın alma şeklinde buna fon ayrılabilir. Bunu yapmalılar. Alternatifini koymadan hiçbir şey başarılı olmaz. Biz bu projeyi yapabilirsek eğer kadınlara istihdam yaratmakla kalmamış çevreyi, doğayı da korumuş olacağız. Yerel yönetimlerle birlikte iş yapmaya biz hazırız. Bize yerel yönetim gelip ’’proje yapalım’’ desin biz buna hazır olduğumuzun bilincindeyiz. Projeyle ilgili bilinçlendirme ayağını yaparız, projede kullanılacak materyallerin hazırlanması işini üstleniriz. Sonuç olarak kaynak merkezi yönetimler olduğu için bizleri desteklemeleri gerekiyor. Biz sivil toplum kuruluşu olduğumuz için bir ekonomimiz yok. Bütün dünyada bu böyledir, sivil toplum kuruluşlarını hükümet destekler. Fikrimiz, çalışmamız var en önemlisi de halkla ilişkimiz var. Mesela 15 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde yaklaşık 350 kişi olarak Kaleiçi’ne dağılıp temizledik. Gönüllü arkadaşlarımız her yeri didik didik temizledi. Bu kadar insanı bir araya getirme konusunda sivil toplum örgütleri büyük bir rol oynuyor.”





