Edirne'nin merkeze bağlı Üyüklütatar köyünde yaşayan emekli fizik öğretmeni Mehmet Demircan, "hayalim" diyerek hobi olarak başladığı arıcılıkta kısa sürede ilerleyip, yılda yarım ton bal üretmeyi başladı. Emekli olduktan sonra merkeze bağlı Üyüklütatar köyünde 2 dönüm bahçe alarak yaklaşık 50 kovan ile arıcılıkla uğraşmaya başlayan Demircan (57), başarılı denemelerinin ardından hobisini ticarete dönüştürdü.
“GİZEMLİ HAYVANLAR”
Arıcılık yapmaya başlamadan önce arıcılık kursuna giderek gizemli hayvanlar olarak nitelendirdiği arıların bakımları ve üretimler hakkında bilgi edinen Demircan, zamanının büyük bölümünü "gizemli hayvanlar" diye tanımladığı arılarının yanında geçiriyor. Demircan, yaptığı açıklamada, birkaç kovanla başladığı arıcılıkta başarıyı elde etmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Şehrin stresinden uzaklaşarak doğayla iç içe yaşamaya başladığını dile getiren Demircan, "Buradayken tamamen başka bir dünyada gibiyim. Arılarla ilgilenirken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Hayalim olan bir uğraşla zaman geçirdiğim için çok mutlu oluyorum" şeklinde konuştu.
“EN ÇOK YARDIMCI OLAN KIZIM”
Arıcılığa ilk olarak birkaç kovanla başladığını şu anda yaklaşık 50 kovanı olduğunu söyleyen Demircan, “ Yarım ton bal üretiyoruz. Aslında bu işi ailecek yapıyoruz diyebiliriz. En çok yardımcı olan kızım. Boş zamanları az olmasına rağmen özellikle arıların sağım zamanı çok yardımcı oluyor. Arılar çok gizemli hayvanlar. Onları tanıdıkça daha çok yaklaşıyorum. İşin tek olumsuz tarafı, aşırı sıcaklar ve arıların zaman zaman saldırgan olmaları" ifadelerini kullandı. Demircan, “Trakya'nın bal üretimi açısından zengin doğal yapıya sahip olduğunu söyledi.
“AİLECEK HAYALİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Babasının çocukluk hayalini devam ettirmek istediğini söyleyen Mimarlık 4’ncü sınıf öğrencisi Esranur Demircan, “ aslında bizim ailemizin arılar ile tanışması dedemin hatta onunda babası ile başlamış. Ancak benim arıları tam olarak tanımam babam ile birlikte başladı. Özellikle bal hasadı döneminde yardımcı oluyorum. Oda bana arılar ile ilgili bildiklerini anlatıyor. Bu şekilde ailecek hayalimizi gerçekleştiriyoruz. Hem de burada kendi doğal yiyeceklerimizi meyve, sebzemizi yetiştiriyoruz. Arıcılığın oldukça zor bir uğraş olduğunu söyleyen Esranur Demircan, “mimarlığın zor olduğunu düşünürdüm. Babamdan arıcılık ile ilgili ne kadar çok emek harcadığını gördüğümde üretilen balların değerinin çok çok altında olduğunu gördüm” dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
“GİZEMLİ HAYVANLAR”
Arıcılık yapmaya başlamadan önce arıcılık kursuna giderek gizemli hayvanlar olarak nitelendirdiği arıların bakımları ve üretimler hakkında bilgi edinen Demircan, zamanının büyük bölümünü "gizemli hayvanlar" diye tanımladığı arılarının yanında geçiriyor. Demircan, yaptığı açıklamada, birkaç kovanla başladığı arıcılıkta başarıyı elde etmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Şehrin stresinden uzaklaşarak doğayla iç içe yaşamaya başladığını dile getiren Demircan, "Buradayken tamamen başka bir dünyada gibiyim. Arılarla ilgilenirken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Hayalim olan bir uğraşla zaman geçirdiğim için çok mutlu oluyorum" şeklinde konuştu.
“EN ÇOK YARDIMCI OLAN KIZIM”
Arıcılığa ilk olarak birkaç kovanla başladığını şu anda yaklaşık 50 kovanı olduğunu söyleyen Demircan, “ Yarım ton bal üretiyoruz. Aslında bu işi ailecek yapıyoruz diyebiliriz. En çok yardımcı olan kızım. Boş zamanları az olmasına rağmen özellikle arıların sağım zamanı çok yardımcı oluyor. Arılar çok gizemli hayvanlar. Onları tanıdıkça daha çok yaklaşıyorum. İşin tek olumsuz tarafı, aşırı sıcaklar ve arıların zaman zaman saldırgan olmaları" ifadelerini kullandı. Demircan, “Trakya'nın bal üretimi açısından zengin doğal yapıya sahip olduğunu söyledi.
“AİLECEK HAYALİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Babasının çocukluk hayalini devam ettirmek istediğini söyleyen Mimarlık 4’ncü sınıf öğrencisi Esranur Demircan, “ aslında bizim ailemizin arılar ile tanışması dedemin hatta onunda babası ile başlamış. Ancak benim arıları tam olarak tanımam babam ile birlikte başladı. Özellikle bal hasadı döneminde yardımcı oluyorum. Oda bana arılar ile ilgili bildiklerini anlatıyor. Bu şekilde ailecek hayalimizi gerçekleştiriyoruz. Hem de burada kendi doğal yiyeceklerimizi meyve, sebzemizi yetiştiriyoruz. Arıcılığın oldukça zor bir uğraş olduğunu söyleyen Esranur Demircan, “mimarlığın zor olduğunu düşünürdüm. Babamdan arıcılık ile ilgili ne kadar çok emek harcadığını gördüğümde üretilen balların değerinin çok çok altında olduğunu gördüm” dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)





