Ahşabı yakarak sanata dönüştüren Edirneli Feray Çekver, küçük yaştan beri yaptığı eserlerini sergilemek istiyor.
Edirne’de yaşayan 65 yaşındaki Feray Çekver, küçük yaşlarda merakla başladığı ahşap yakma sanatında zamanla ustalaştı. Yıllar içinde büyük emekle hazırladığı eserlerini sanatseverlerle buluşturmayı hedefliyor.
Sanata olan ilgisi ortaokul yıllarında ortaya çıkan Çekver, çivilerin ucunu ısıtarak tahtalara desenler çizmeye başladı. Babasının hediye ettiği ilk yakma cihazıyla bu ilgisini daha da pekiştirdi.
Uzun bir süre çalışmalarına ara veren Çekver, yaklaşık 10 yıl önce yeniden sanatına döndü. Usta sanatçılardan aldığı eğitimle tekniğini geliştirerek, daha profesyonel eserler üretmeye başladı.
Feray Çekver şimdi ise, yıllar içinde biriktirdiği özgün çalışmalarını sergileyerek daha geniş kitlelere ulaşmak ve ahşap yakma sanatına ilgiyi artırmak istiyor.
Çocukluğunda merakla başladığı sanatta ustalaşma sürecini anlatan Cekver, “Çocukluğumdan itibaren bir merakım var bu sanata karşı. Kendimi yıllarca geliştirerek sonra cihazlarla tanıştım. Sonra sağ olsun Haldun Nedim Tanrıyar hocamla tanıştım. Bana teknik bilgiler verdi. Hani birebir çalışma kursum hiç olmadı tamamen kendi yeteneğimle. Tekniğini öğrendim. Dedi ki çok ısı olmayacak bu sanatta. 13-14 yaşları gibi. O zamanlar çıktı yok, bilgisayar yok. İlk önce bir tahta parçasına büyük başlı bir çivi çaktım. Onu tüpte ısıtarak ama tabi ki ısı kesiliyor hani sürekli gelen bir şey değil kesik kesik. Güzel bir sanat değil ama bana çok eğlenceli geliyordu, çok zevkli geliyordu.” Dedi.
Zamanla ilgisinin arttığını ve çeşitli cihazları almak için babasından ricacı olduğunu ifade eden Cekver, ilk eserlerinin kendisi için çok değerli olduğunu vurguladı.
Ustalaştıkça maddi gelir de elde ettiğini dile getiren Cekver, “Sonra öğrendikten sonra da kendimce böyle maddiyat acısından kapılara süs hat, besmele gibi çalışmalar yaptım onları sattım. Kendime göre bir gelir elde ettim. Daha sonra 2015 yılında eşimi kaybettim. Bu sanata daha çok düştüm acılarımı, acı dindirilmiyor ama belki unutulur falan. 4 ay sonra babamı kaybettim kendimi daha çok sanata verdim. O arada Haldun hocamla tanıştım. İnternetlerden teknik öğretti bana birebir çalışmam yok. Sonra biraz çalıştıktan sonra evet Feray hanım oluyor böyle devam edin dedi. Bende bir daha kendi kendime yeteneğimle, el becerimle elimden geldiği kadar çok çeşitli arkadaşlarla tanıştım.” Diye konuştu.
Eserlerini sergilemeyi 4-5 yıl önce düşündüğünü ancak çeşitli sebeplerden hayalini gerçekleştiremediğini söyleyen Cekver, tablolarının çoğaldığını ve kendisini geliştirdiğini belirtti.
Cekver, eserlerinde fotoğrafçı ve ressam arkadaşlarının çalışmalarını ahşaba işlediğinden bahsetti.
Kullandığı ahşabın kavak veya huş olduğunu ifade eden Cekver, zımpara işlemi sonrası karbon kağıt yardımıyla kalemle karama yaptığını aktardı.
Cekver, ahşap yakarken dış dünyayla bağını kopardığını kaydetti ve şöyle devam etti:
“Yemeği içmeyi unutuyorum resmen. İnanın çok zevkli geliyor bana. Hobi olduğu için de bilmiyorum. Kendimi bu sanata adadım. Çocukluğumdan beri bir hayalim vardı bunu gerçekleştirmek istedim. Sergi olarak düşünüyorum inşallah açabilirim. Tablo yakması bittikten sonra vernik atılıyor. Ben hocamdan öğrendiğime göre bebek yağı kullanıyorum tablolarıma. Artık verniklemiyorum.”(Haber: Gülşah AK)
