Edirne Kent Konseyi (EKK), Türk Yunan Bulgar Dostluk Derneği (TUYUB), Türk Yunan Bulgar Dostluk Derneği Bisiklet Grubu (TUYUBBİS), Edirne Doğa Sporları Kulübü Derneği (EDOSK), Edirne Bisiklet Doğa Sporları Topluluğu (EBİDOST) temsilcileri Tavuk Ormanı’nda bir araya gelerek yaşanan ağaç kıyımına tepki gösterdi.
Evlerine yakacak olarak götürmek isteyenlerin ağaçları keserek ormanı yok etmeye başladığını belirten sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gazetecilere ormanda kesilen ağaçları göstererek yaşanan ağaç katliamının bir an önce durması gerektiğinin altını çizdi.
STK adına ortak hazırlanan basın açıklamasını okuyan Türk Yunan Dostluk Derneği (TUYUBBİS) Koordinatörü Esra Bursalı, “Yeşilin tek bir sahibi yok. Ben, sen, o değil, biz varız. Güzeli yaratmak zor iken var olanı korumamak yalnızca cehalet ve bilinçsizlik göstergesi değil midir? Edirne'nin nitelikli insanına ise bilinç ve işbirliği yakışır.” Dedi.
4 sivil toplum örgütü adına ortak hazırlanan basın açıklamasını okuyan Türk Yunan Dostluk Derneği (TUYUB) BİS Koordinatörü Esra Bursalı, “Dünyada, ülkede hatta yaşamımızın her alanında küresel ısınma ve bunu takiben yaşanan iklim krizi çoktandır ''ben buradayım, tam ensenizde!'' demeye başladı. Edirne de bu iklim krizinden derin yaralar almakta ne yazık ki. Nitekim 1953 yılından beri Edirne’nin en yoğun yağış aldığı tarih 28 Kasım 2018 idi. Ne yazık ki meydana gelen sel felaketinde dağılan evler barklar yetmezmiş gibi bir tane de vatandaşımız hayatını kaybetti bildiğiniz üzere Oğulpaşa Köyü'nde. Bu yıl ise, tarihinin en kurak senelerinden birini yaşadı Edirne'miz. Bu defa da kentin su kaynağı olan barajlardaki su, tükenmenin eşiğine geldi ve şehir halkı susuz kalma korkusunu ensesinde hissetmekte dolayısıyla. Elbette ki bu yaşananlar tesadüf ya da doğal akışın birer parçası değil, gelecekte yaşanacak felaketlerin de kara habercisidir üstelik. Sebebi mi? Bildiğimiz şeyler; biz insanoğlunun hükümranlık gücünün hakkını vermek şöyle dursun, doğal kaynakları sınırsızmış gibi hunharca tüketmesidir. Bizler bir çiçeği vazoya yakıştıramayıp koparamazken, kimileri yemyeşil ormanlara balta sallıyor hesapsızca.” dedi.
TUYUB BİS Koordinatörü Esra Bursalı, yaptığı basın açıklamasında Edirne’nin orman ve ağaç bakımından zengin bir kent olmadığını söyledi.
Bursalı, “ Ancak Söğütlük Kent Ormanı ve Tavuk Ormanı da azımsanacak güzellik ve nitelikte değil. Şehrin adeta iki ciğeri olan, insanlara nefes aldıklarını hissettiren bu iki küçük orman, Edirne'yi, keyifle yaşanır özel bir şehir kılmakta. Peki, biz bu yaşam kaynaklarını koruyabiliyor muyuz? Bu iki orman, boyuna bakmadan hem kente soluk aldırıyor hem de iklim etkilerini düzenliyor. Böyle iki doğal hazinenin bu kadar yakın mesafede, ulaşılabilir olması Edirne halkı için ne büyük şanstır aslında. Ancak büyü bozuluyor; maalesef son dönemde Tavuk Ormanı’nda, adeta sistemli ve gitgide artan oranda ağaç kesildiğini bağrımız yanarak izlemekteyiz. Orman içinde birçoğu da genç olan bunca ağacın ne için! ve kim tarafından kesildiği sorusu da cevapsız kalmakta... Kendiliğinden devrilmiş ve kurumuş/kurumakta olan onlarca ağaç mevcut iken kesilen canlar ise denetim eksikliğini işaret ediyor. 2017 yılında Edirne Belediyesi, web sitesinde 19 yıllık bir ormanı koruma ve denetleme planı yayınlamıştı oysa. Nam-ı diğer Tavuk Ormanı aynı zamanda “Has Bahçe” adıyla da kültürel bir mirastır Edirnelilere. ''Edirne Sümbülü'' nün yatağı olmakla kalmayıp, birçok endemik bitkinin de bulunduğu çok özel bir alandır. Üstelik ''Gri Balıkçıl, Küçük Ak Balıkçıl ve Gece Balıkçılı'' gibi nadir kuş türlerinin ve hatta 72 türden üreyen yerli ve göçmen 26 türün de ev sahibi olduğunu biliyor muydunuz?” dedi.
TUYUB BİS Koordinatörü Esra Bursalı, Edirne’nin en önemli nefes kaynaklarından biri olan Tavuk Orman’ında yıllardır süregelen, özellikle son dönemde sistematikleşerek, etkisini derinden hissettiren ağaç ziyanına dur denilmesi gerektiğini belirtti.
Bursalı, “Bu vesile ile ağaç, orman dolayısıyla hayvan katliamı ile kentin nefesini daraltan, bilinçli ya da bilinçsiz olarak doğal dengeyi bozanlara ''dur'' demeleri için yetkilileri; Edirne Belediyesi'ni ve Edirne Orman İşletme Müdürlüğü'nü göreve, Edirne Halkını da duyarlı olup bilinçlenmeye ve konuyu takip etmeye çağırıyoruz. Lütfen can damarlarımızı kesmeyelim. Dönüşü olmayan yollara girmeden, rotamızı doğru çizelim. Yeşilin tek bir sahibi yok. ''Ben, sen, o değil ''BİZ'' varız. Güzeli yaratmak zor iken var olanı korumamak yalnızca cehalet ve bilinçsizlik göstergesi değil midir? Edirne'nin nitelikli insanına ise bilinç ve işbirliği yakışır. Özetle bizler soruyoruz; kuş sesleri ile yemyeşil ormanımızda piknik yapmak varken, felaketleri ve kuraklığı çağırmak neden? Sen yürüyebildiysen ormanda doya doya, çocuğunun da torununun da hakkı var o mirastan hakkını almaya! Doğaya dokunmadan önce iki kere düşünelim. Gelin bu yanlış müdahaleyi hep birlikte durduralım.” İfadelerine yer verdi.
Kaçak kesilen ağaçların farkına varılması için düzenlenen basın açıklamasına EDOSK Başkanı Fatih Altun, Edirne Kent Konseyi Başkanı Ziya Gökerküçük, EBİDOST Başkanı Barış Yalçındağ, EBİS Mehmet Karabaşlı, Plastiğe Hayır Grubu Temsilcisi Begona Rodrıguez, TUYUB Başkanı Önder Akdağ, TUYUBBİS Koordinatörü Esra Bursalı katıldı. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
Evlerine yakacak olarak götürmek isteyenlerin ağaçları keserek ormanı yok etmeye başladığını belirten sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gazetecilere ormanda kesilen ağaçları göstererek yaşanan ağaç katliamının bir an önce durması gerektiğinin altını çizdi.
STK adına ortak hazırlanan basın açıklamasını okuyan Türk Yunan Dostluk Derneği (TUYUBBİS) Koordinatörü Esra Bursalı, “Yeşilin tek bir sahibi yok. Ben, sen, o değil, biz varız. Güzeli yaratmak zor iken var olanı korumamak yalnızca cehalet ve bilinçsizlik göstergesi değil midir? Edirne'nin nitelikli insanına ise bilinç ve işbirliği yakışır.” Dedi.
4 sivil toplum örgütü adına ortak hazırlanan basın açıklamasını okuyan Türk Yunan Dostluk Derneği (TUYUB) BİS Koordinatörü Esra Bursalı, “Dünyada, ülkede hatta yaşamımızın her alanında küresel ısınma ve bunu takiben yaşanan iklim krizi çoktandır ''ben buradayım, tam ensenizde!'' demeye başladı. Edirne de bu iklim krizinden derin yaralar almakta ne yazık ki. Nitekim 1953 yılından beri Edirne’nin en yoğun yağış aldığı tarih 28 Kasım 2018 idi. Ne yazık ki meydana gelen sel felaketinde dağılan evler barklar yetmezmiş gibi bir tane de vatandaşımız hayatını kaybetti bildiğiniz üzere Oğulpaşa Köyü'nde. Bu yıl ise, tarihinin en kurak senelerinden birini yaşadı Edirne'miz. Bu defa da kentin su kaynağı olan barajlardaki su, tükenmenin eşiğine geldi ve şehir halkı susuz kalma korkusunu ensesinde hissetmekte dolayısıyla. Elbette ki bu yaşananlar tesadüf ya da doğal akışın birer parçası değil, gelecekte yaşanacak felaketlerin de kara habercisidir üstelik. Sebebi mi? Bildiğimiz şeyler; biz insanoğlunun hükümranlık gücünün hakkını vermek şöyle dursun, doğal kaynakları sınırsızmış gibi hunharca tüketmesidir. Bizler bir çiçeği vazoya yakıştıramayıp koparamazken, kimileri yemyeşil ormanlara balta sallıyor hesapsızca.” dedi.
TUYUB BİS Koordinatörü Esra Bursalı, yaptığı basın açıklamasında Edirne’nin orman ve ağaç bakımından zengin bir kent olmadığını söyledi.
Bursalı, “ Ancak Söğütlük Kent Ormanı ve Tavuk Ormanı da azımsanacak güzellik ve nitelikte değil. Şehrin adeta iki ciğeri olan, insanlara nefes aldıklarını hissettiren bu iki küçük orman, Edirne'yi, keyifle yaşanır özel bir şehir kılmakta. Peki, biz bu yaşam kaynaklarını koruyabiliyor muyuz? Bu iki orman, boyuna bakmadan hem kente soluk aldırıyor hem de iklim etkilerini düzenliyor. Böyle iki doğal hazinenin bu kadar yakın mesafede, ulaşılabilir olması Edirne halkı için ne büyük şanstır aslında. Ancak büyü bozuluyor; maalesef son dönemde Tavuk Ormanı’nda, adeta sistemli ve gitgide artan oranda ağaç kesildiğini bağrımız yanarak izlemekteyiz. Orman içinde birçoğu da genç olan bunca ağacın ne için! ve kim tarafından kesildiği sorusu da cevapsız kalmakta... Kendiliğinden devrilmiş ve kurumuş/kurumakta olan onlarca ağaç mevcut iken kesilen canlar ise denetim eksikliğini işaret ediyor. 2017 yılında Edirne Belediyesi, web sitesinde 19 yıllık bir ormanı koruma ve denetleme planı yayınlamıştı oysa. Nam-ı diğer Tavuk Ormanı aynı zamanda “Has Bahçe” adıyla da kültürel bir mirastır Edirnelilere. ''Edirne Sümbülü'' nün yatağı olmakla kalmayıp, birçok endemik bitkinin de bulunduğu çok özel bir alandır. Üstelik ''Gri Balıkçıl, Küçük Ak Balıkçıl ve Gece Balıkçılı'' gibi nadir kuş türlerinin ve hatta 72 türden üreyen yerli ve göçmen 26 türün de ev sahibi olduğunu biliyor muydunuz?” dedi.
TUYUB BİS Koordinatörü Esra Bursalı, Edirne’nin en önemli nefes kaynaklarından biri olan Tavuk Orman’ında yıllardır süregelen, özellikle son dönemde sistematikleşerek, etkisini derinden hissettiren ağaç ziyanına dur denilmesi gerektiğini belirtti.
Bursalı, “Bu vesile ile ağaç, orman dolayısıyla hayvan katliamı ile kentin nefesini daraltan, bilinçli ya da bilinçsiz olarak doğal dengeyi bozanlara ''dur'' demeleri için yetkilileri; Edirne Belediyesi'ni ve Edirne Orman İşletme Müdürlüğü'nü göreve, Edirne Halkını da duyarlı olup bilinçlenmeye ve konuyu takip etmeye çağırıyoruz. Lütfen can damarlarımızı kesmeyelim. Dönüşü olmayan yollara girmeden, rotamızı doğru çizelim. Yeşilin tek bir sahibi yok. ''Ben, sen, o değil ''BİZ'' varız. Güzeli yaratmak zor iken var olanı korumamak yalnızca cehalet ve bilinçsizlik göstergesi değil midir? Edirne'nin nitelikli insanına ise bilinç ve işbirliği yakışır. Özetle bizler soruyoruz; kuş sesleri ile yemyeşil ormanımızda piknik yapmak varken, felaketleri ve kuraklığı çağırmak neden? Sen yürüyebildiysen ormanda doya doya, çocuğunun da torununun da hakkı var o mirastan hakkını almaya! Doğaya dokunmadan önce iki kere düşünelim. Gelin bu yanlış müdahaleyi hep birlikte durduralım.” İfadelerine yer verdi.
Kaçak kesilen ağaçların farkına varılması için düzenlenen basın açıklamasına EDOSK Başkanı Fatih Altun, Edirne Kent Konseyi Başkanı Ziya Gökerküçük, EBİDOST Başkanı Barış Yalçındağ, EBİS Mehmet Karabaşlı, Plastiğe Hayır Grubu Temsilcisi Begona Rodrıguez, TUYUB Başkanı Önder Akdağ, TUYUBBİS Koordinatörü Esra Bursalı katıldı. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)





