Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAMEDER) Başkanı Şahide Ağaoğlu, Afganistan ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Afgan halkı için harekete geçilmesi gerektiğini belirten Ağaoğlu yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Başta ABD olmak üzere gelişmiş, medeni, demokratik olduğunu iddia eden devletler, çeşitli bahanelerle yıllarca işgal ettikleri Afganistan’da yönetimi neredeyse anahtar teslim Taliban’a bıraktılar. Afganistan’ın, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere tüm Afgan halkının kâbusu olan Taliban yönetimine terk edilmesini, Taliban yöntemleri kadar acımasız buluyoruz.
Taliban’ın yeniden yönetimde olmasının, özellikle Afgan kadınları ve kız çocukları için ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. 1990’larda ABD’nin el altından desteklediği Taliban, şeriat ilan ederek kadınları ve kız çocuklarını burkaya hapsetti, kadınların ve kız çocuklarının eğitim alması ve siyasete katılması engellendi, kadınların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdı, kamusal alanda konuşmasını, gülmesini cezalandırdı… Afganistan oje sürdüğü için parmağı kesilen, recm edilen, şeriata uygun davranmadığı için idam edilen, okula gitmek istediği için kezzapla yakılan kadınların ve kız çocuklarının ülkesi haline getirildi.
Taliban’ın 2001'de iktidardan uzaklaştırılmasından sonra, sınırlı da olsa bir değişim yaşanmaya başladı. Burka zorunluluğunun kalkması, kız çocukların eğitim hakkına kavuşması, kadın erkek eşitliği kapsamında Anayasa’da yapılan değişiklik, kadına yönelik şiddetle mücadele yasası, kadınların çalışma yasağının kaldırılması gibi Afgan kadınları yıllardır sadece erkek egemen sisteme ve eşitsizliğe karşı değil, köktendinciliğe ve işgale karşı da mücadele ediyor. Bir cinsi, fizikken ya da sosyal, ekonomik, cinsel, psikolojik olarak yok eden, hayata dair en ufak bir eylemi suç sayan, baskı, sömürü ve eziyet üzerine kurulu köktendinci erkek devletlerini, çıkarları için onlara destek verenleri, yalnız bırakıp arkasını dönenleri, oturup seyredenleri lanetliyoruz.
Taliban eskisi gibi olmadığını göstermeye, kadınlara burkalı ama yalnız sokağa çıkma izni vereceğini açıklayarak sempati toplamaya çalışıyor. Yeryüzünün hiçbir yerinde, hemcinslerimizin seslerini ya da diplomalarını saklamasına, artık fahiş fiyatla satılan burka satın alma telaşına düşmesine, işlerinden bir gecede atılmasına, okuldan, iş dünyasından, sokaktan ve siyasetten uzaklaştırılmasına, 15 yaşından büyük, bekar ya da dulsa bir erkeğe verilmesine, evde oturup öldürülmeyi beklemesine neden olacak bir yönetime mahkum edilmelerini kabul etmiyoruz.
Eşik bileşenlerinden EKAMEDER kadınları olarak, Afganistanlı kadınlarla beraber verilecek mücadelenin, İstanbul Sözleşmesi’ni yok sayanlara, etek boyuna laf edenlere, toplumsal cinsiyet eşitliğini reddeden kadın düşmanlarına karşı verilen mücadelenin bir parçası olduğunun farkındayız. Afgan kadınlarının yaşadıklarının aynasında ortak geleceğimize bakıyoruz. Tüm kadınları ve muhalefet güçlerini bir an önce mücadeleyi ortaklaştırmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz.” (Haber Merkezi)
“Başta ABD olmak üzere gelişmiş, medeni, demokratik olduğunu iddia eden devletler, çeşitli bahanelerle yıllarca işgal ettikleri Afganistan’da yönetimi neredeyse anahtar teslim Taliban’a bıraktılar. Afganistan’ın, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere tüm Afgan halkının kâbusu olan Taliban yönetimine terk edilmesini, Taliban yöntemleri kadar acımasız buluyoruz.
Taliban’ın yeniden yönetimde olmasının, özellikle Afgan kadınları ve kız çocukları için ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. 1990’larda ABD’nin el altından desteklediği Taliban, şeriat ilan ederek kadınları ve kız çocuklarını burkaya hapsetti, kadınların ve kız çocuklarının eğitim alması ve siyasete katılması engellendi, kadınların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdı, kamusal alanda konuşmasını, gülmesini cezalandırdı… Afganistan oje sürdüğü için parmağı kesilen, recm edilen, şeriata uygun davranmadığı için idam edilen, okula gitmek istediği için kezzapla yakılan kadınların ve kız çocuklarının ülkesi haline getirildi.
Taliban’ın 2001'de iktidardan uzaklaştırılmasından sonra, sınırlı da olsa bir değişim yaşanmaya başladı. Burka zorunluluğunun kalkması, kız çocukların eğitim hakkına kavuşması, kadın erkek eşitliği kapsamında Anayasa’da yapılan değişiklik, kadına yönelik şiddetle mücadele yasası, kadınların çalışma yasağının kaldırılması gibi Afgan kadınları yıllardır sadece erkek egemen sisteme ve eşitsizliğe karşı değil, köktendinciliğe ve işgale karşı da mücadele ediyor. Bir cinsi, fizikken ya da sosyal, ekonomik, cinsel, psikolojik olarak yok eden, hayata dair en ufak bir eylemi suç sayan, baskı, sömürü ve eziyet üzerine kurulu köktendinci erkek devletlerini, çıkarları için onlara destek verenleri, yalnız bırakıp arkasını dönenleri, oturup seyredenleri lanetliyoruz.
Taliban eskisi gibi olmadığını göstermeye, kadınlara burkalı ama yalnız sokağa çıkma izni vereceğini açıklayarak sempati toplamaya çalışıyor. Yeryüzünün hiçbir yerinde, hemcinslerimizin seslerini ya da diplomalarını saklamasına, artık fahiş fiyatla satılan burka satın alma telaşına düşmesine, işlerinden bir gecede atılmasına, okuldan, iş dünyasından, sokaktan ve siyasetten uzaklaştırılmasına, 15 yaşından büyük, bekar ya da dulsa bir erkeğe verilmesine, evde oturup öldürülmeyi beklemesine neden olacak bir yönetime mahkum edilmelerini kabul etmiyoruz.
Eşik bileşenlerinden EKAMEDER kadınları olarak, Afganistanlı kadınlarla beraber verilecek mücadelenin, İstanbul Sözleşmesi’ni yok sayanlara, etek boyuna laf edenlere, toplumsal cinsiyet eşitliğini reddeden kadın düşmanlarına karşı verilen mücadelenin bir parçası olduğunun farkındayız. Afgan kadınlarının yaşadıklarının aynasında ortak geleceğimize bakıyoruz. Tüm kadınları ve muhalefet güçlerini bir an önce mücadeleyi ortaklaştırmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz.” (Haber Merkezi)





