Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, 1923 yılında Tokyo’daki depremin Japonlara milat olduğunu ama 1999 yılındaki depremin milat olamadığını belirtti. Afetin her zaman olabileceğini belirten Uludağ, anaokullarından itibaren affet yönetmeliği derslerinin olması gerektiğini vurguladı.
“AFETLERDE NE YAPILMASI GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMELİ”
Avrupa’da rutin olarak afet tatbikatı yapıldığını belirten Uludağ, “Afetlerde ne yapılması gerektiği ana okuldan itibaren öğretilmesi, uygulanması kamu kurumlarında bunun rutin haline getirilmesi. Biz bir şeyi tekrar tekrar yapınca sıkılıyoruz. İngiltere’de rutin olarak tatbikat yapıyorlar olarak yapıyorlar.” Diye konuştu.
Uludağ, afet eğitimlerinin yaşam felsefesi haline getirilmesi gerektiğini belirtti.
“AFETE ÖN HAZIRLIĞIMIZ YOK”
Bizim doğal afete ön hazırlığımız yok. AFAD’ın kuruluş amacı da o afet de riski yönetmek. Bu bölgede ne riski var burada nasıl bir kullanım yapmamız gerekiyor. Japonya’da deprem olmasına rağmen çocukluktan itibaren deprem anında ne yapılması gerektiği konusunda psikolojik eğitim alıyorlar. Bizim eğitim boyutumuz yok. Bizim eğitim fakültelerimize 2018 yılında affet yönetimi dersi kondu. Oda 2 branşa kondu. İşin bir de eğitim boyutu var
Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak toplandıklarını belirten Uludağ, “6 ayda bir neler yaptık neler yapıyoruz neler yapacağımızla ile ilgili ilgi veriyoruz. Dedi.
Meriç’in alt kollarındaki akarsularının suyunu Meriç’e boşaldığını hepsinin ayrı olduğunu belirtti. Bütün akarsuları lokal olarak incelediklerini ifade eden Uludağ, “Meriç’in ana havzada taşkınlarını Meriç’in alt kolları ve Ergene’nin alt kollarında kalan kesimin içerisinde kalan sel karakterli mevsimlik akarsular küçük akarsular bunlara mikro havzalar diyoruz. Bunları tek tek incelemeye çalışıyoruz. Bunların lokal çözümlerini bunlar Meriç’ten bağımsız çalışan dinamiktir. Bunlar Meriç’e boşalıyor ama Uzunköprü’de çok fazla kavak deresi toplu konutları taşkın alanına yapıldığı için ıslah edilmiş olmasına rağmen her sene taşar. Bunu Ergene’yle hiçbir alakası yok. Suyu sadece ergene nehrine boşaltıyor. Bu taşma olayı ergene nehrinin taştığı zamanda meydana gelirse şiddeti artar.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
“AFETLERDE NE YAPILMASI GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMELİ”
Avrupa’da rutin olarak afet tatbikatı yapıldığını belirten Uludağ, “Afetlerde ne yapılması gerektiği ana okuldan itibaren öğretilmesi, uygulanması kamu kurumlarında bunun rutin haline getirilmesi. Biz bir şeyi tekrar tekrar yapınca sıkılıyoruz. İngiltere’de rutin olarak tatbikat yapıyorlar olarak yapıyorlar.” Diye konuştu.
Uludağ, afet eğitimlerinin yaşam felsefesi haline getirilmesi gerektiğini belirtti.
“AFETE ÖN HAZIRLIĞIMIZ YOK”
Bizim doğal afete ön hazırlığımız yok. AFAD’ın kuruluş amacı da o afet de riski yönetmek. Bu bölgede ne riski var burada nasıl bir kullanım yapmamız gerekiyor. Japonya’da deprem olmasına rağmen çocukluktan itibaren deprem anında ne yapılması gerektiği konusunda psikolojik eğitim alıyorlar. Bizim eğitim boyutumuz yok. Bizim eğitim fakültelerimize 2018 yılında affet yönetimi dersi kondu. Oda 2 branşa kondu. İşin bir de eğitim boyutu var
Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak toplandıklarını belirten Uludağ, “6 ayda bir neler yaptık neler yapıyoruz neler yapacağımızla ile ilgili ilgi veriyoruz. Dedi.
Meriç’in alt kollarındaki akarsularının suyunu Meriç’e boşaldığını hepsinin ayrı olduğunu belirtti. Bütün akarsuları lokal olarak incelediklerini ifade eden Uludağ, “Meriç’in ana havzada taşkınlarını Meriç’in alt kolları ve Ergene’nin alt kollarında kalan kesimin içerisinde kalan sel karakterli mevsimlik akarsular küçük akarsular bunlara mikro havzalar diyoruz. Bunları tek tek incelemeye çalışıyoruz. Bunların lokal çözümlerini bunlar Meriç’ten bağımsız çalışan dinamiktir. Bunlar Meriç’e boşalıyor ama Uzunköprü’de çok fazla kavak deresi toplu konutları taşkın alanına yapıldığı için ıslah edilmiş olmasına rağmen her sene taşar. Bunu Ergene’yle hiçbir alakası yok. Suyu sadece ergene nehrine boşaltıyor. Bu taşma olayı ergene nehrinin taştığı zamanda meydana gelirse şiddeti artar.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





