ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu adına Şube Başkan Celil Özcan, Nisan 1948’de 41 yaşında Kırklareli’de katledilen Sabahattin Ali’nin vefatının 73’üncü yılında yaptığı açıklama ile andı.
ADD Edirne Şube Başkanı Celi Özcan, “ 25 Şubat 1907 tarihinde Gümülcine Sancağı’na bağlı Eğridere’de doğan Sabahattin Ali, edebi kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttı. Kendisinden sonraki cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir isim haline geldi. 2 Nisan 1948’de 41 yaşında iken Kırklareli’de katledildi. Sabahattin Ali’nin her yazdığı olay olmuş, hayatının en verimli çağlarını hapishane duvarları arasında geçirmiş ve ölümü de bir o kadar acı verici olmuş. Fakat o 41 yıllık kısacık ömrüne kocaman bir hayat sığdırmış. Hepsi birbirinden değerli ve ders alınası eserler bırakmıştır. Defalarca hüküm giymesine, ekonomik sıkıntı çekmesine, yazma özgürlüğü kısıtlanmasına rağmen hayata hep pozitif bakmış. Hücre cezası alıp okumasının bile yasaklandığı bir gün, cama yapıştırılan gazete kağıdını sökerek okuduğu anlatılır. 1947 yılında serbest kaldıktan sonra geçimini sağlamak için nakliyecilik işine başladı. Bu mesleği seçmesinin nedeni sadece ailesini geçindirecek parayı kazanmak değildi. Aynı zamanda yeni yerler, yeni insanlar görerek, yazıları için gerekli hikayeleri toplamayı amaçlıyordu. Yurt dışına çıkmak istiyordu ama pasaport alması imkansızdı. Bir gün Edirne’ye peynir götürme bahanesiyle yola çıkar. Asıl amacı yasal yoldan geçemediği sınırı aşarak, Avrupa’ya ulaşmaktır. Kaçması için ona yardım edecek olan kişi silah çalma suçundan ordudan ihraç edilen, Ali Ertekin adındaki bir subaydır. Birlikte bir kamyonda Kırklareli’ne doğru yola koyulurlar. Ali Ertekin tarafından öldürülen Sabahattin Ali’nin yaşam öyküsü de, bu yolculukta son bulacaktır. Ali Ertekin savcılığa tutarsız ifadeler verir. Daha sonraki yıllarda farklı basın organlarına verdiği röportajlarda da bu tutarsızlık devam eder. Bu nedenle yazarın katli konusunda hala aydınlanmayan noktalar vardır. Ali Ertekin bir ifadesinde “Sabahattin Ali’nin yol boyunca kitap okuduğunu, birinde Türkiye’de komünist hareketler başlatacağını” söylediğini, başka bir açıklamasında ise “milli hislerini tahrik ettiğini” söyler. Yolculuğun devamında ise “elindeki sopayla Sabahattin Ali’nin başına defalarca vurarak öldürdüğünü” belirtir. Teşhis edilmesi neredeyse imkansız olan cesedini 16 Haziran 1948 tarihinde bir çoban bulur ve jandarmaya teslim eder. Katil Ali Ertekin İdam cezasına çarptırılmasına rağmen sadece 4 yıl ceza alarak özgürlüğüne kavuştu. Yazarın ölüm yeri, ne şekilde gerçekleştiği, kimler tarafından kararlaştırıldığına dair çok şey yazıldı. Hatta MİT tarafından işkenceyle öldürüldüğü ve suçun Ali Ertekin üzerine kaldığı da söylenir. Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, "Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun” diyen, 41 yıllık kısa sayılabilecek yaşamına çok önemli roman, şiir ve hikayeleri sığdıran Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli yazarlarından Sabahattin Ali’yi 73. ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.” Dedi. (Haber Merkezi)
ADD Edirne Şube Başkanı Celi Özcan, “ 25 Şubat 1907 tarihinde Gümülcine Sancağı’na bağlı Eğridere’de doğan Sabahattin Ali, edebi kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttı. Kendisinden sonraki cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir isim haline geldi. 2 Nisan 1948’de 41 yaşında iken Kırklareli’de katledildi. Sabahattin Ali’nin her yazdığı olay olmuş, hayatının en verimli çağlarını hapishane duvarları arasında geçirmiş ve ölümü de bir o kadar acı verici olmuş. Fakat o 41 yıllık kısacık ömrüne kocaman bir hayat sığdırmış. Hepsi birbirinden değerli ve ders alınası eserler bırakmıştır. Defalarca hüküm giymesine, ekonomik sıkıntı çekmesine, yazma özgürlüğü kısıtlanmasına rağmen hayata hep pozitif bakmış. Hücre cezası alıp okumasının bile yasaklandığı bir gün, cama yapıştırılan gazete kağıdını sökerek okuduğu anlatılır. 1947 yılında serbest kaldıktan sonra geçimini sağlamak için nakliyecilik işine başladı. Bu mesleği seçmesinin nedeni sadece ailesini geçindirecek parayı kazanmak değildi. Aynı zamanda yeni yerler, yeni insanlar görerek, yazıları için gerekli hikayeleri toplamayı amaçlıyordu. Yurt dışına çıkmak istiyordu ama pasaport alması imkansızdı. Bir gün Edirne’ye peynir götürme bahanesiyle yola çıkar. Asıl amacı yasal yoldan geçemediği sınırı aşarak, Avrupa’ya ulaşmaktır. Kaçması için ona yardım edecek olan kişi silah çalma suçundan ordudan ihraç edilen, Ali Ertekin adındaki bir subaydır. Birlikte bir kamyonda Kırklareli’ne doğru yola koyulurlar. Ali Ertekin tarafından öldürülen Sabahattin Ali’nin yaşam öyküsü de, bu yolculukta son bulacaktır. Ali Ertekin savcılığa tutarsız ifadeler verir. Daha sonraki yıllarda farklı basın organlarına verdiği röportajlarda da bu tutarsızlık devam eder. Bu nedenle yazarın katli konusunda hala aydınlanmayan noktalar vardır. Ali Ertekin bir ifadesinde “Sabahattin Ali’nin yol boyunca kitap okuduğunu, birinde Türkiye’de komünist hareketler başlatacağını” söylediğini, başka bir açıklamasında ise “milli hislerini tahrik ettiğini” söyler. Yolculuğun devamında ise “elindeki sopayla Sabahattin Ali’nin başına defalarca vurarak öldürdüğünü” belirtir. Teşhis edilmesi neredeyse imkansız olan cesedini 16 Haziran 1948 tarihinde bir çoban bulur ve jandarmaya teslim eder. Katil Ali Ertekin İdam cezasına çarptırılmasına rağmen sadece 4 yıl ceza alarak özgürlüğüne kavuştu. Yazarın ölüm yeri, ne şekilde gerçekleştiği, kimler tarafından kararlaştırıldığına dair çok şey yazıldı. Hatta MİT tarafından işkenceyle öldürüldüğü ve suçun Ali Ertekin üzerine kaldığı da söylenir. Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, "Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun” diyen, 41 yıllık kısa sayılabilecek yaşamına çok önemli roman, şiir ve hikayeleri sığdıran Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli yazarlarından Sabahattin Ali’yi 73. ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.” Dedi. (Haber Merkezi)





