ADD Edirne Şu besi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Özcan, ADD’nin Yeniden Atatürk Cumhuriyeti manifestosunu yayımladı. Emperyalizmin düşülmemesi gerektiğini ifade etti. Özcan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
Atatürk Cumhuriyeti, Aydınlanma Devrimleri ile toplumu tepeden tırnağa değiştirmiş, çağ atlatmış, özünde bir Kültür ve Kadın Devrimi, Sanat ve Bilim Özgürleşmesi, bir Türk Rönesansı’dır ve Dünya Düzeni yeniden çok kutupluluğa evrilirken barış, huzur ve topyekûn kalkınma için bugün de uygulanacak en doğru reçetedir. Anadolu’nun on binlerce yıllık kültürü ile bütünleşen Laik Cumhuriyet Kültürü en değerli kazanımımızdır. Ulusumuzu Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne kavuşturmak siyaset kurumunun ertelenemez görevi olarak görülmelidir. Ulus olma bilincimiz, ulusal birlik duygumuz Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımı doğrultusunda korunmalı, savunulmalıdır. Emperyalizmin “Böl Yönet” taktiği güdümlü Mikro Milliyetçilik ve Mezhepçilik tuzaklarına düşülmemeli, emperyal güçlerle işbirlikçilerinin kadim federasyon özlemlerine güç veren arayışlara itibar edilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı mezada düşürülmemeli, siyasi beklentilerle dağıtılmamalı, Üniter Ulus Devletimiz gözümüz gibi korunmalıdır. TBMM’ye neden ‘Gazi Meclis’ denildiği, ‘Milli iradenin tecelligâhı’ deyişinin anlamı, Devletimizin Büyük Millet Meclisi Hükümeti esası ile kurulduğu dikkate alınarak merkeze Meclis’i alan bir yönetim sistemi kurulmalıdır. Yürütme erki, asla Tek Adama teslim edilmemeli, Yasama ve Yargı erkleri üzerinde vesayet kurmasına izin verilmemelidir.
Türkiye’den yönetilmelidir
Kadının, insan olarak eşitliği temelinde, çalışma hayatının ve sosyal yaşamın içinde olması ile toplumsal özgürleşmenin mümkün olacağı bilinciyle, sadece ailenin değil, uygarlaşmanın da taşıyıcı kolonu olduğunu içselleştiren bir yönetim anlayışı geçerli olmalıdır. Eğitim müfredatından başlanarak, medyadan sokağa ve eve kadar şiddetin, istismarın her türü sözlüklerimizden çıkarılmalıdır. İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe sokulmalı, ‘çocuk’ ve ‘gelin’ sözcüklerinin birlikte kullanılması ayıbı tarihe gömülmelidir.
Ordumuz, siyasetin etkisinden arındırılmalı, komuta bütünlüğü yeniden sağlanmalı, kendi sağlık, eğitim, yargı ve terfi sitemlerine sahip kılınmalıdır. Parti Ordusu arayışları nafile, sonu hüsrandır. Bütün paramiliter yapılanmalar dağıtılmalı, bireysel silahlanma önlenmeli, halkımızın güvenlik güçlerimize tereddütsüz güvenmesi sağlanmalıdır.
Basın, Atatürk’ün “Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.” sözü ışığında özgür olmalı, Türkiye dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ülke olma utancından kurtarılmalıdır. Basın organları sahiplerinin tek işlerinin basın olması sağlanmalı, Yandaş Medya yaratma çabalarının kimseye yarar getirmeyeceği görülmelidir.
Ulusumuz bütün bunları 100 yıl önce yaptı, doğru önderlik, doğru kadrolar, doğru yol haritası ile bugün de yapacak güçtedir. Dünyanın en bereketli topraklarında, dünyanın en özverili, en çalışkan, en vatansever halkını açlığa mahkûm eden bu düzen değişmelidir. Ulusumuza güveniyoruz. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.” (Haber Merkezi)





