Trakya’da tarımsal üretimde yerli ve milli tohum kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla geliştirilen hibrit ayçiçeği çeşitlerinde önemli bir aşamaya gelindi. Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda Trakya Tohum A.Ş. tarafından geliştirilen yüzde 100 yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumlarının hasadı, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Karamusul köyünde düzenlenen tarla günü etkinliğiyle gerçekleştirildi.
Kırklareli Valisi Uğur Turan’ın katılımıyla düzenlenen programa; Lüleburgaz Kaymakamı Ayhan Işık, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Lüleburgaz Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Var, Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Trakya Tohum A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar, sektör temsilcileri ve çok sayıda üretici katıldı.
Programda yerli tohumculuk çalışmalarının bölge tarımı açısından önemi anlatılırken, geliştirilen hibrit ayçiçeği çeşitlerinin üreticilerle buluşturulması ve tarımsal üretimde dışa bağımlılığın azaltılması hedefi öne çıktı.
Etkinliğin açılışında konuşan Trakya Tohum A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar, bölge çiftçilerine çağrıda bulundu. Tarar, üreticilerin küresel pazarda faaliyet gösteren yabancı firmaların tohumları yerine yüzde 100 yerli ve milli olarak geliştirilen hibrit ayçiçeği tohumlarını tercih etmelerini beklediklerini ifade etti.
Tarımda yerli tohum kullanımının artırılmasının hem üretici hem de ülke ekonomisi açısından önemli olduğuna dikkat çekildi.
Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ise yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumu projesinin yaklaşık 8 yıl önce başlayan çalışmaların sonucu olduğunu belirtti.
Şahin, projenin başlangıç sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, TBMM Bakanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’un himayelerinde başlayan çalışmanın bugün önemli bir noktaya geldiğini söyledi.
Yerli hibrit ayçiçeği tohumu üretiminde yalnızca bir kurumun değil, mühendislerden Ar-Ge çalışanlarına, üreticilerden pazarlama sürecinde görev alanlara kadar geniş bir yapının katkı sunduğunu belirten Şahin, Trakya Tohum A.Ş.’nin de bu anlayışla kurulduğunu ifade etti.
Şahin, yaklaşık 5 yıl devam eden Ar-Ge çalışmalarının ardından 2021 ve 2022 yıllarında Trakya’da deneme ve üretim faaliyetlerine geçildiğini belirterek, Tarım Bakanlığı, tarım teşkilatı ve çiftçilerin proje boyunca destek verdiğini söyledi.
İlk aşamada 500 kilogram üretimle yola çıkılan yerli tohumun üretim miktarının yıllar içerisinde önemli ölçüde artırıldığını aktaran Şahin, bu yıl 115 ton üretim gerçekleştirildiğini ve tohumların 20’den fazla ilde satışa sunulduğunu kaydetti.
Şahin, 2026 yılında ise yaklaşık 100 bin dönümlük alanda 4 bin paket yerli hibrit ayçiçeği tohumunun ekiminin gerçekleştirildiğini açıkladı.
Kırklareli Valisi Uğur Turan da programda yaptığı konuşmada yerli tohum çalışmalarının stratejik önemine vurgu yaptı.
Türkiye’nin tarımsal geleceği açısından yerli tohumculuğun büyük önem taşıdığını belirten Turan, tohumun yalnızca üretimde kullanılan bir girdi olmadığını ifade etti.
Vali Turan, “Bugün, ülkemiz tarımı ve geleceğimiz açısından stratejik öneme sahip yerli ve millî tohumculuk çalışmalarımızın somut bir neticesi olan Yerli Hibrit Ayçiçeği Hasat Etkinliği’nde sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum” dedi.
Kendi tohumunu geliştirebilen ülkelerin tarımsal alanda dışa bağımlılığını azaltabileceğine dikkat çeken Turan, iklim değişikliği, kuraklık ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sorunlara karşı da yerli üretimin ülkeleri daha güçlü hale getirdiğini söyledi.
Türkiye’nin son yıllarda tohumculuk alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Turan, üniversiteler, araştırma kuruluşları ve özel sektörün Ar-Ge çalışmalarının yerli çeşit geliştirme kapasitesini artırdığını ifade etti.
Özellikle hibrit tohumlarda yüksek katma değerli ve rekabetçi çeşitlerin geliştirilmesinin tarımsal bağımsızlık açısından önemli olduğunu vurgulayan Turan, Trakya Tohum A.Ş.’nin de bu alandaki çalışmalara örnek teşkil ettiğini söyledi.
Trakya Tohum A.Ş.’nin 2019 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın destekleriyle, Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda kurulduğunu hatırlatan Turan, yapının Namık Kemal Üniversitesi Teknoparkı, 32 tohumculuk şirketi ve 10 ticaret borsasının katılımıyla toplam 43 ortaklı bir güç birliği girişimi olarak oluşturulduğunu belirtti.
Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin önemine dikkat çeken Turan, bu çalışmaların kamu tarafından geliştirilen Ar-Ge ürünlerinin ticarileştirilerek üreticilerle buluşturulmasına katkı sağladığını ifade etti.(Haber Merkezi)





