Boynun her iki yanında yer alan ve beynin kanlanmasında kritik rol oynayan şah damarlarının kontrolü, bazı durumlarda yaşam kurtarıcı olabiliyor. Felcin önlenebilir nedenlerinden biri olan bu damar daralmalarına dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Okyay, özellikle 50 yaş üstü bireylere uyarılarda bulundu.
Okyay, şah damarlarındaki daralmaların vücuttaki damar sertliğinin bir göstergesi olduğunu belirterek, 50 yaş üstü, kronik rahatsızlığı olan ve aile öyküsünde damar hastalığı bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Toplumda ciddi endişe yaratan felç hakkında konuşan Okyay, “Felç, beyin damarlarının tıkanması ya da kanaması sonucu ortaya çıkar ve sadece hasta değil, yakın çevresini de etkiler. Felç geçiren birey, yemek yemekten yürümeye hatta konuşmaya kadar temel aktivitelerini tek başına gerçekleştiremez hale gelebilir. Oysa felç riski önceden tespit edilebilir. Özellikle şah damarındaki daralmalar, gelecekte felç olasılığı için önemli bir uyarıcıdır” dedi.
Felci önlemenin, felçle yaşamaktan çok daha kolay olduğunu vurgulayan Okyay, 50 yaş üstü ve risk faktörleri taşıyan kişilerin düzenli şah damarı kontrolü yaptırmalarını önerdi.
“Erken tanı hayat kurtarır”
Basit bir doppler ultrason muayenesinin felç riskini gösterebileceğini aktaran Okyay, “Biz sık sık şunu deriz: ‘Felci belirlemek kolay, felçle yaşamak zordur.’ Şah damarındaki daralmalar uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilir. Hasta herhangi bir rahatsızlık hissetmeyebilir, ancak bir gün pıhtı atması felçle sonuçlanabilir. Rutin bir ultrason ile riskli kişileri erken tespit ediyor ve önlemlerimizi alıyoruz. Bu, hem hastanın hayatını kurtarıyor hem de yaşam kalitesini koruyor” ifadelerini kullandı.
Okyay, sadece felç riskinin değil, tüm damar sağlığının da şah damarı ultrasonuyla değerlendirilebileceğini belirterek, “Vücuttaki damarlar birbirine bağlıdır. Şah damarındaki darlık, kalp ve bacak damarları da dahil olmak üzere tüm damar sisteminin durumu hakkında ipuçları verir. Bu yüzden şah damarı ultrasonu, vücudun damar yapısını anlamak için bir pencere niteliğindedir” dedi.
“Kimler risk altında?”
Özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerin bu kontrolleri yaptırması gerektiğini vurgulayan Okyay, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara kullanımı ve ailede kalp-damar öyküsü bulunan kişilerin felç riskinin normal bireylere göre oldukça yüksek olduğunu belirtti.
“Muayene ağrısız ve kolay”
Şah damarı ultrasonunun kısa süren ve ağrısız bir işlem olduğunu dile getiren Okyay, “Endişe edilecek bir durum yok. İşlem sadece birkaç dakika sürer, radyasyon içermez. Basit bir boyun ultrasonu gibi düşünebilirsiniz. Sonuçlar anında çıkar ve risk varsa hemen önlem alınabilir. Birkaç dakikanızı ayırarak hem kendinizi hem de ailenizi büyük bir felç tehlikesinden koruyabilirsiniz” diyerek risk grubundaki vatandaşlara uyarıda bulundu.
HASAN YİĞİT KONAKLILAR





