2022 yılında planlamaya göre Türkiye ormanlarında azami kesilecek ağaç miktarının 13 milyon metreküpken, bugün itibariyle 50 milyon metreküp ağacın kesildiğini ifade eden Durmuş, “Birileri orman yangıları çıktığında sevindi. Yanan alanlarda ağaçlar yanmadı, ağaçlar öldü sadece oradaki ahşaplar tam bir ranta devşirildi. Yangın sonrası büyük vurgunlar yaşandı ki tarihin en büyük vurgununu yaşadılar.” Dedi.
Eğitim-İş Edirne Şube binasında basın açıklaması düzenleyen Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı Tarım Orman İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş, kamudaki yemek ücretleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
“DEVLET MEMURLARI ÜVEY EVLAT MI?”
Bir günlük yemek ücretinin devlet tarafından katkı payı olarak değil tamamının karşılanmasını talep ettiklerini dile getiren Durmuş, “Uşak'ta yaptığımız görüşmelerde çok acı bir tabloyla karşılaştık. Yemeği pişiren kamu emekçisi olmasına rağmen, yemeğe günlük yaklaşık 20 lira katkı payı vermeyi kabul etmediklerini, karşılayamayacağını beyan ederek evlerinden sefer tasıyla kuruma yemek getirmeye başlamıştır. Yani yemeği pişiren memur o yemekten yiyemez duruma gelmiştir. Bir başka sıkıntı; artık kamu görevlileri, mühendisler, öğretmenler hafta sonları amele pazarlarında ek iş aramak durumunda kalmıştır. Bu anlamıyla bugün işçilerin yemek ücretlerinin düşüklüğünü dile getirip buna ek katkı verilmesi gerektiğini söyleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na buradan sormak isteriz; devlet memurları üvey evlat mı? Oysa bu ülkenin öğretmeni, tarımcısı, ormancısı, milli eğitimde çalışanı, maliyede çalışanı, sağlıkçısı bu insanlar kamu hizmetini yürütüyor. Bu insanlar kamu hizmetini yürütürken sağlıklı olması gerekiyor. Bu insanlara bir günlük yemek ücretini hor gören anlayışı buradan bir kez daha kınıyoruz. Anayasa'nın eşitlik ilkesini hatırlatarak bir an önce siyasal iktidar öncelikle kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını düzenleyen yeni bir sözleşme yapmak durumundadır. İmzalanan toplu sözleşmede oynanan oyunları hep birlikte gördük, maalesef buradan en zararlı çıkan kamu emekçileri oldu. Sözde yandaş sendikaların bu konuda hiçbir faaliyet yürütmediklerine de şahit olduk. Son kez uyarıyoruz; bir an önce ücretlerin yeniden düzenlenmesi ve en doğal hakkımız olan bir günlük yemek ücretinin devlet tarafından katkı payı diye değil tamamının karşılanmasını talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE ORMANCILIĞI DÜNYADA ÖRNEK BİR ORMANCILIKTI
Türkiye ormancılığı ile ilgili de konuşan Durmuş, “Ben 44 yıllık ormancıyım, bir orman emekçisiyim. Aslında AK Parti'ye kadar Türkiye ormancılığı dünyada örnek bir ormancılıktı. Uluslararası bir çok konferanslara katılıyoruz, bu yıl da Birleşmiş Milletler'in çağrısıyla konferanslara katılacağız. Bu alanda maalesef AK Parti hepimizin ortak alanı olan yaşamsal alanları sermayenin ve çok uluslu şirketlerin lehine pazarlamaktadır. Ormanda üretim işleri planlama ile yapılır, biz buna amanejman planı deriz. 2022 yılında planlamaya göre Türkiye ormanlarında azami kesilecek ağaç miktarı 13 milyon metreküpken ne yazık ki şu gün itibariyle 50 milyon metreküp ağaç katledilmiş durumdadır. Özellikle geçen yıl Akdeniz kuşağında çıkan orman yangılarından sonra belki bu ülke halkı çok duyarlı davrandı, hepimizin içi parçalandı ama bu kurumu yönetenler, siyasi iktidar ve o yandaş 'çete' dediğimiz müteahhitler ellerini ovuşturdu. Birileri orman yangıları çıktığında sevindi. Yanan alanlarda ağaçlar yanmadı, ağaçlar öldü sadece oradaki ahşaplar tam bir ranta devşirildi. Yangın sonrası büyük vurgunlar yaşandı ki tarihin en büyük vurgununu yaşadılar. Bugün piyasada 1 metreküp çam ağacı tomruğunun piyasa fiyatı 4 lira ama 60 liradan çok uluslu şirketlere satıldı. Yangınlarda yaklaşık 20 milyon metreküp ürün elde edildi ama kayıtlara 13 milyon metreküp geçti.” İddiasında bulundu.
“MİLLET BAHÇESİ BİR ALGI YARATMADIR”
Bir gazetecinin sorusu üzerine Söğütlük Kent Ormanı’nın millet bahçesine dönüştürülmesi ile ilgili soruyu cevaplayan Durmuş, “Millet bahçesi bir algı yaratmadır. Özellikle ormanı orman mülkiyetinden çıkartıp birilerine rant oluşturulacak. Çünkü biliyorsunuz bu millet bahçesi birilerine işletilmesi için verilecek. Özellikle son dönemde mesire yeri yönetmeliği de maalesef amacı dışına taşırılmıştır, birilerine rant kapısı olarak veriliyor. Edirne'de bir başka şey var, önümüzdeki basına bunu çok ayrıntılı bildireceğiz. Özel ağaçlandırma adı altında bir takım uygulamalar yapıldı. Özel ağaçlandırma yapılacak yerler bellidir. Bunu da bilim kurulları, uzman arkadaşlar gider yasaya uygunsa izin verilir. Yani orman boşluklarına gelir getirici, çiftçiyi desteleyen ürünler yetiştirilmesi için. Bize sorarsanız ormancı gözüyle ormancı gözüyle, ormandaki ağaç meyve ağacı olmamalı, orman ağacı olmalı. Eğer orman ağacı değilse bu ormanın dışına çıkacak anlamı taşır.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Eğitim-İş Edirne Şube binasında basın açıklaması düzenleyen Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı Tarım Orman İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş, kamudaki yemek ücretleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
“DEVLET MEMURLARI ÜVEY EVLAT MI?”
Bir günlük yemek ücretinin devlet tarafından katkı payı olarak değil tamamının karşılanmasını talep ettiklerini dile getiren Durmuş, “Uşak'ta yaptığımız görüşmelerde çok acı bir tabloyla karşılaştık. Yemeği pişiren kamu emekçisi olmasına rağmen, yemeğe günlük yaklaşık 20 lira katkı payı vermeyi kabul etmediklerini, karşılayamayacağını beyan ederek evlerinden sefer tasıyla kuruma yemek getirmeye başlamıştır. Yani yemeği pişiren memur o yemekten yiyemez duruma gelmiştir. Bir başka sıkıntı; artık kamu görevlileri, mühendisler, öğretmenler hafta sonları amele pazarlarında ek iş aramak durumunda kalmıştır. Bu anlamıyla bugün işçilerin yemek ücretlerinin düşüklüğünü dile getirip buna ek katkı verilmesi gerektiğini söyleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na buradan sormak isteriz; devlet memurları üvey evlat mı? Oysa bu ülkenin öğretmeni, tarımcısı, ormancısı, milli eğitimde çalışanı, maliyede çalışanı, sağlıkçısı bu insanlar kamu hizmetini yürütüyor. Bu insanlar kamu hizmetini yürütürken sağlıklı olması gerekiyor. Bu insanlara bir günlük yemek ücretini hor gören anlayışı buradan bir kez daha kınıyoruz. Anayasa'nın eşitlik ilkesini hatırlatarak bir an önce siyasal iktidar öncelikle kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını düzenleyen yeni bir sözleşme yapmak durumundadır. İmzalanan toplu sözleşmede oynanan oyunları hep birlikte gördük, maalesef buradan en zararlı çıkan kamu emekçileri oldu. Sözde yandaş sendikaların bu konuda hiçbir faaliyet yürütmediklerine de şahit olduk. Son kez uyarıyoruz; bir an önce ücretlerin yeniden düzenlenmesi ve en doğal hakkımız olan bir günlük yemek ücretinin devlet tarafından katkı payı diye değil tamamının karşılanmasını talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE ORMANCILIĞI DÜNYADA ÖRNEK BİR ORMANCILIKTI
Türkiye ormancılığı ile ilgili de konuşan Durmuş, “Ben 44 yıllık ormancıyım, bir orman emekçisiyim. Aslında AK Parti'ye kadar Türkiye ormancılığı dünyada örnek bir ormancılıktı. Uluslararası bir çok konferanslara katılıyoruz, bu yıl da Birleşmiş Milletler'in çağrısıyla konferanslara katılacağız. Bu alanda maalesef AK Parti hepimizin ortak alanı olan yaşamsal alanları sermayenin ve çok uluslu şirketlerin lehine pazarlamaktadır. Ormanda üretim işleri planlama ile yapılır, biz buna amanejman planı deriz. 2022 yılında planlamaya göre Türkiye ormanlarında azami kesilecek ağaç miktarı 13 milyon metreküpken ne yazık ki şu gün itibariyle 50 milyon metreküp ağaç katledilmiş durumdadır. Özellikle geçen yıl Akdeniz kuşağında çıkan orman yangılarından sonra belki bu ülke halkı çok duyarlı davrandı, hepimizin içi parçalandı ama bu kurumu yönetenler, siyasi iktidar ve o yandaş 'çete' dediğimiz müteahhitler ellerini ovuşturdu. Birileri orman yangıları çıktığında sevindi. Yanan alanlarda ağaçlar yanmadı, ağaçlar öldü sadece oradaki ahşaplar tam bir ranta devşirildi. Yangın sonrası büyük vurgunlar yaşandı ki tarihin en büyük vurgununu yaşadılar. Bugün piyasada 1 metreküp çam ağacı tomruğunun piyasa fiyatı 4 lira ama 60 liradan çok uluslu şirketlere satıldı. Yangınlarda yaklaşık 20 milyon metreküp ürün elde edildi ama kayıtlara 13 milyon metreküp geçti.” İddiasında bulundu.
“MİLLET BAHÇESİ BİR ALGI YARATMADIR”
Bir gazetecinin sorusu üzerine Söğütlük Kent Ormanı’nın millet bahçesine dönüştürülmesi ile ilgili soruyu cevaplayan Durmuş, “Millet bahçesi bir algı yaratmadır. Özellikle ormanı orman mülkiyetinden çıkartıp birilerine rant oluşturulacak. Çünkü biliyorsunuz bu millet bahçesi birilerine işletilmesi için verilecek. Özellikle son dönemde mesire yeri yönetmeliği de maalesef amacı dışına taşırılmıştır, birilerine rant kapısı olarak veriliyor. Edirne'de bir başka şey var, önümüzdeki basına bunu çok ayrıntılı bildireceğiz. Özel ağaçlandırma adı altında bir takım uygulamalar yapıldı. Özel ağaçlandırma yapılacak yerler bellidir. Bunu da bilim kurulları, uzman arkadaşlar gider yasaya uygunsa izin verilir. Yani orman boşluklarına gelir getirici, çiftçiyi desteleyen ürünler yetiştirilmesi için. Bize sorarsanız ormancı gözüyle ormancı gözüyle, ormandaki ağaç meyve ağacı olmamalı, orman ağacı olmalı. Eğer orman ağacı değilse bu ormanın dışına çıkacak anlamı taşır.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





