Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, 20. Milli Eğitim Şurası ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı. Akçay, “ ‘Cumhurbaşkanı himayesinde’ Saray’da yapılan 20. Milli Eğitim Şurası tamamlandı. Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu’nda, özel ihtisas komisyonlarında görüşülen 124 madde ile genel kurula sunulan 4 yeni öneri oylandı. Söz konusu 128 madde tavsiye kararına dönüştü. Şûra, Saray'da düzenlendiği için, katılımcılar görüş almak için değil dolgu malzemesi olarak kullanmak amacıyla çağrıldığı için, böyle bir şuradan eğitimin bilimsel, laik, kamusal niteliğini güçlendirecek kararlar çıkmasını beklemediğimiz için Eğitim-İş olarak Şura’ya katılmadık ve sürecin sonunda haklı çıktık.” Dedi.
Şurada, Eğitimin temel sorunlarına yönelik çözüm önerilerinin konuşulmadığını ifade eden Akçay, “Yalnızca sorunların çözülmesine yönelik temenni dile getirilmiştir. Bu da şuranın ne kadar hazırlıksız ve baştan savma gerçekleştirildiğinin bir göstergesi olarak kayda geçirilmelidir. Örneğin 99. Madde “öğretmenlerin teknoloji, uzaktan eğitim, harmanlanmış eğitim, çevrim içi psikolojik danışmanlık, özel eğitim ve kaynaştırma eğitimi, yabancı dil, bağımlılıkla mücadele, temel sağlık bilgisi, afet yönetimi ve acil durum eğitimleri almasından” bahsedilmiş ancak bunun planlamasına, yeri-zamanına ve hepsinden önemlisi maddi kaynağına değinilmemiştir. Oysa öğretmenlerin hem bir taraftan çalışıp hem ilgili maddede bahsedilen eğitimleri alabilmeleri mümkün değildir. Şura kararlarında benzer ciddiyetsizlikler bolca göze çarpmaktadır.” Açıklamasında bulundu.
Görüşülen 128 maddeyi değerlendiren Akçay, Kovid-19 tedbirleriyle ilgili “Hiçbir maddede teneffüs sürelerinin uzatılması, ödevlerin temel eğitimde ortadan kaldırılması ve ortaöğretimde de azaltılması, yarışmacı eğitim sisteminin sonlandırılması ve öğrencilerin başarılarına göre değil yeterlilik alanlarına yönelik bir eğitim almaları, sınıf mevcutlarının azaltılması, ikili eğitimin sonlandırılması gerekliliği vurgulanmamıştır.” Diyerek bu konuların ele alınmamasına tepki gösterdi.
Akçay, “37. maddede “Tüm eğitim kademelerinde, coğrafyaya uygun, eğitimi destekleyici oyun alanı ile okul bahçeleri oluşturulmalıdır. Fiziksel aktiviteyi artırmak amacıyla tüm çocukları kapsayıcı spor alanları oluşturulmalı ve bu alanda kullanılacak malzemeler sağlanmalıdır.” denilmektedir. Bu son derece doğru kararın ardında bazı imkânsızlıklar gizlidir. Özellikle büyük kentlerin merkezlerinde okul yapılacak arsa bulunamamaktadır. Bu yüzden birçok okul ikili eğitime devam etmektedir. Bu sorunun giderilebilmesi için de örneğin 34. Maddede “… şehir imar planları, kentsel dönüşüm ve toplu konut planlamalarında öncelikle okul öncesi eğitim ve ilkokul olmak üzere eğitim kurumları tesis edilmelidir.” denilmektedir. Oysa zaten planları yapılmış yerlerde arsa bulunamamaktadır. İkili eğitimin sonlandırılması ve spor alanlarının yapılabilmesi için tek yok kamulaştırmadır. Ancak AKP’nin politikaları kamulaştırma değil özelleştirme üzerinedir ve rant temelli daha çok yapılaşma öncelenmektedir.
42. maddede “Çocuk işçiliği, mevsimlik tarım işçiliği, göçmenlik gibi nedenlerle yaşanan devamsızlık ve okul terki sorunlarının çözümüne yönelik tedbirler geliştirilmelidir” denilmekte ancak bu tedbirlerin ne olduğu dile getirilmemektedir. Türkiye’de mevsimlik işçilerin yanında bulunan öğrencilerin okullaşma süreçleri on yıllardır çözüm bekleyen en büyük eğitsel sorunlardan biridir. Madde bu haliyle çocuk işçiliği meşrulaştırmaktadır. Bir taraftan 46. Maddede “Öğrencileri bilim ve teknoloji ile deneyim yoluyla tanıştırmak, ilgi alanlarını çeşitlendirmek, bilimsel bakış açısı kazandırmak amacıyla bölgesel ve yerel bilim ve doğa merkezleri yaygınlaştırılmalı ve ilgili deneyim programları geliştirilerek uygulanmalıdır.” vurgusu yapılmakta ancak öte tarafta bilimsel eğitimle ilişkili olmayan din eğitiminin okul öncesine kadar yaygınlaştırılması kararı alınabilmektedir.
Ya da örneğin 47. maddede “Kırsal alandaki çocuklar başta olmak üzere öğrencilerin kültürel gelişimleri için tiyatro, sergi, müze gezisi ve benzeri kültürel faaliyetler kapsamında etkinlikler yapılmalı, gezici tiyatro, sergi vb. ücretsiz olarak düzenlenmelidir” denilmekte ancak çocuklara başta sanat özelde de tiyatro eğitimi verilmesiyle ilgili her hangi bir karara rastlanmamaktadır.” İfadelerini kullandı. (Haber Merkezi)





