#Emine Bulut


Geçtiğimiz hafta Kırıkkale’de eşi Emine Bulut'u vahşice öldüren Fedai Varan'ın işlediği cinayete toplumun her kesiminden tepkiler yağdı. Türkiye’de sosyal medya adeta yıkıldı. İlgili bakanlıklar harekete geçerek, eski koca olan caninin en ağır cezayı almasını sağlamak için davaya müdahil olunacakları açıklandı. Aslında Türkiye’de bu gibi cinayetler hergün yaşanırken, o görüntüler sosyal medyada paylaşılması büyük yankı uyandırdı. Kırıkkale'de eski eşi tarafından boğazından bıçaklanan Emine Bulut'un "Ben ölmek istemiyorum" demesi ve yanında bulunan 10 yaşındaki kızının "Anne lütfen ölme" diyerek ağladığı anlara tüm ülke şahit oldu. Yürekler parçalandı.
Tüm Türkiye’nin şahit olduğu bu üzücü olayla ilgili olarak Yeni Şafak Gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak’ın bir paylaşımı dikkatimi çekti. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum; “Son kadın cinayetini gözümüze çok yaklaştırırsak arkasındaki ormanı göremeyiz. Hepimiz suçluyuz. Bu cinayeti bireysel değil, mevcut aile, okul, toplum hep birlikte sorumluyuz. Tek başına eski kocayı suçlamak gerçeğin bütününü görmemize engel. Din, ahlak, akıl, gelenek, aile terbiyesi, hepsi.”
Evet Türkiye’nin acı gerçeği, kanayan yarası, ardı arkası kesilmeyen kadın ve namus cinayetlerinin toplum olarak yaşananları ve çözüm olabilecek mercileri kısaca özetlemiş. Yani burada önce herkes aile içi eğitime bakacak. Ailede alınacak terbiye ile okul ve din eğitimiyle perçinlenmesi gerekir. Aksi takdirde bu gibi cinayetlerin önüne geçemeyiz. 2019 yılı içinde toplam 223 kadın cinayeti işlenmiş Türkiye’nin başı sağ olsun.